Birleşmiş Milletler Günü

0

Birleşmiş Milletler Günü ile ilgili yazı. Birleşmiş Milletler ne zaman ve neden kuruldu. Birleşmiş Milletlerin işleyişi nasıldır.

Birleşmiş Milletler Günü İle İlgili Güzel Sözler

Birleşmiş Milletler Günü

(United Nations Organization UNO; Organisation Des Nations Unies ONU). İkinci Dünya Savaşı’ndan galibiyetle çıkan ülkeler tarafından (50 ülke) 24 Ekim 1945’te yapılan San Francisco Konferansı ile kurulan örgüt. Merkezi New York’tadır. Uluslararası barışı ve güvenliği korumak amacıyla dünyadaki ulusların katılımıyla kurulan bir örgüttür. Daha 14 Ağustos 1941’de ABD savaşa girmeden önce Başkan Roosevelt ve Büyük Britanya Başbakanı Churchill, Atlantik Bildirisi’ni yayımlayarak yeni bir ortak güvenlik sistemine girmeye hazır olduklarını gösterdiler. Bu konuda ikinci adım, 1 Ocak 1942’de atıldı.

ABD’nin öncülüğüyle Büyük Britanya, SSCB ve Çin, Birleşmiş Milletler Beyannamesi’ni imzaladılar. 31 Ekim 1943’te ABD, SSCB, Büyük Britanya dışişleri bakanlarıyla Çin büyükelçisi Moskova’da bir araya gelerek Moskova Konferansı Bildirisi ya da Dört Ülke Bildirisi’ni 1 Kasım 1943’te yayımladılar. 1 Aralık 1943’te Roosevelt, Churchill ve Stalin arasında yapılan Tahran Konferansında, örgütün kurulması istendi.

Örgütü kurmak için ilk çalışmalar Washington dolaylarındaki Dumbarton Oaks’ta başladı. ABD, Büyük Britanya, SSCB temsilcilerinin 21 Ağustos 1944’te sürdürdükleri görüşmelerin 28 Eylül’de başlayan ikinci aşamasına Çin temsilcisi de katıldı. 7 Ekim’e kadar süren bu görüşmeler sonunda dört ülke “Dumbarton Oaks Önerileri” diye adlandırılan bir metin ortaya koydular. Üzerinde anlaşmaya varılamayan Güvenlik Konseyi’nde oy verme yöntemi 3-11 Şubat 1945’te Roosevelt, Churchill ve Stalin arasında yapılan Yalta Konferansında da ele alındı ve kimi zaman Yalta formülü diye anılan “Veto” sistemi üzerinde anlaşmaya varıldı. Örgüt anayasasını hazırlayacak konferansın Nisan 1945’te ABD’nin San Francisco Kenti’nde toplanması ortak düşmana karşı 1 Mart 1945’e kadar savaşacağını duyurmuş ya da duyuracak olan ve Birleşmiş Milletler Bildirisi’ni kabul eden ülkelerle öteki ortak ülkelerin çağrılması kararlaştırıldı. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 46 devlet örgütün kuruluş çalışmalarına katılacaklarını duyurdular.

San Francisco Konferansı resmi adıyla Uluslararası Örgütlenme Hakkında Birleşmiş Milletler Konferansı, dört ülke adına ABD’nin yaptığı çağrı üzerine 25 Nisan 1945’te başladı. SSCB’nin önerisiyle Ukrayna ve Beyaz Rusya, SSCB’nin karşı çıkmasına karşın Arjantin ve konferans sırasında Alman işgalinden kurtulan Danimarka’nın da katılmasıyla ülke sayısı 50’ye ulaştı. Konferansta genel olarak Dumbarton Oaks Önerileri’nin ışığı altında çağrılı ülkelerin değiştirme önerileri ele alındı ve 26 Haziran 1945’te hazırlanan Birleşmiş Milletler Antlaşması oybirliğiyle kabul edildi. Antlaşma gerekli sayıda onama belgesinin sunulmasıyla 24 Ekim 1945’te 111 maddeden oluşan BM Antlaşması olarak yürürlüğe girdi.


Birleşmiş Milletler Örgütün Amaçları ve ilkeleri

Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın amaç ve ilkeleri 1. ve 2. maddelerde ele alınmıştır. Buna göre:

1)Uluslararası barış ve güvenliği korumak, barışın uğrayacağı tehditleri önlemek ve uzaklaştırmak, her türlü saldın eylemi (ya da barışın başka yolla bozulması durumunda) ortadan kaldırılmak üzere etkin ortak önlemler almak,barışın bozulmasına yönelik uluslararası uyuşmazlıkları adalet ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun olarak barışçı biçimde çözümlemek.

2)Her alanda (ekonomi, toplumsal, kültürel) ırk, dil, din ayırımı gözetmeksizin işbirliğini geliştirmek.

3)Uluslararası hak eşitliğini ve kendi yazgılarını kendilerinin saptama hakkına saygı göstererek barış için gerekli öteki önlemleri almak.


4)Üyelerin dış siyasetlerini uyumlaştırıcı bir merkez olmak.

Birleşmiş Milletler Örgütünde Üyelik

BM’nin iki tür üyesi vardır:

1)Asil üyeler: BM Antlaşması’nın imzalanmasına katılan aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 50 ülke arasında Beyaz Rusya, Ukrayna, Hindistan, Lübnan, Suriye ve Filipinler o dönemde konum olarak devletler hukukunda tanımları devlet tanımına uymamakla birlikte davetçi ülkelerce çağrıldıklarından asıl üyedirler. (Bu arada konferansta yer almamakla birlikte Polonya 51. kurucu üye kabul edilmiştir).

2)Yeni üyeler: Bunlarda aranan koşullar: a- Barışçı bir ülke olmak; b- Antlaşmanın yükümlülüklerini kabul etmek; c- Bu yükümleri yerine getirecek yetenekte olmak.

Birleşmiş Milletler Örgütüne Üyeliğe Kabul

Aday ülke Güvenlik Konseyi’nin salık vermesi üzerine Genel Kurul kararıyla üye kabul edilir. Güvenlik Konseyi bu konuda karar verirken veto işleyebilir. Gerçekten 1955 sonlarına kadar yeni birçok ülke başvurmasına karşın SSCB ya da ABD’ nin vetolarıyla çok az sayıda üye kabul edilmiştir: Afganistan, İsveç, İzlanda, Siyam (1946), Pakistan ve Yemen (1947), Birmanya (1948),İsrail (1949), Endonezya (1950).

Üyelik konusundaki bu çıkmaz ancak Doğu Bloku ve Batı Bloku arasında 1953’ten sonra başlayan yumuşamayla çözülmeye başladı ve Genel Kurul 1955’te aldığı bir kararla Güvenlik Konseyi’ne üyelik sorununu örgütün evrensel bir içerik kazanması için gereğinin yapılması biçiminde bir öneri olarak götürdü. Böylece daha önce başvuran 16 ülke (Arnavutluk, Avusturya, Bulgaristan, Finlandiya, İrlanda, İspanya, İtalya, Kamboçya, Laos, Libya, Macaristan, Nepal, Portekiz, Romanya, Seylan (Sri Lanka), Ürdün) üyeliğe kabul edildi. Günümüzde bağımsızlığını yeni kazanan ülkeler doğrudan kabul edilirler. SSCB ve Yugoslavya’nın dağılması, Çekoslovakya’nın ikiye bölünmesi ve Eritre’nin bağımsızlığını kazanmasıyla günümüzde üye ülke sayısı oldukça yüksek rakamlara ulaşmıştır.


Üyelik halkının durdurulması, üyelikten çıkarılma ve çekilme.

BM Antlaşması’na göre (madde 5) kendisine karşı zorlayıcı önlemler alınan üye ülke, Güvenlik Konseyi’nin salık vermesi üzerine Genel Kurul kararıyla üyelik haklarını kullanmaktan yasaklanabilir. Böyle bir ülke örgüt organlarının toplantılarına katılamaz ve öneride bulunamaz, oy kullanamaz. Üyelik hakkının yeniden kullanılmasına işleri çabuklaştırmak için yalnız Güvenlik Konseyi’nin karar vermesi yeterlidir. Öte yandan antlaşma hükümlerine sürekli olarak aykırı davranan bir üye ülke Güvenlik Meclisi’nin önerisiyle Genel Kurul’un 2/3 çoğunluk kararıyla örgüt üyeliğinden çıkarılabilir (1974’te Güney Afrika’nın Genel Kurul’da temsili askıya alındı, 1978’de ise üyelikten çıkarıldı). Antlaşmada bir ülkenin üyelikten çekilmesi öngörülmemekle birlikte uygulamada yalnız Endonezya bir anlaşmazlıktan ötürü 1965’te üyelikten çekildiyse de 1966’da yeniden döndü.

24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü

Dünya var olalı insanlar ve uluslar arasında anlaşmazlıklar ve çekişmeler sürüp gitmiştir. Bu çekişmeler ve ardından gelen savaşlar en çok insanları etkilemiştir. Her ne kadar savaşlar sona erdirilemese de insanlar bu çabalarını sürdürmektedir.

Birleşmiş Milletler San Fransisco Konferansı

Birleşmiş Milletler San Fransisco Konferansı

Dört yıl süren Birinci Dünya Savaşı’nın acıları henüz dinmişken, 1940 yılında başlayan İkinci Dünya Savaşı özellikle Avrupa ve Japonya’da korkunç yıkımlar yaptı. İnsanlara dayanılmaz acılar yaşatmıştır.

Dünyadaki barışın yeniden sağlanması amacıyla 24 Ekim 1945’te 50 ülkenin katılımı ile “Birleşmiş Milletler Örgütü” kuruldu. Şu anda örgüte 170’i geçkin ülke üye olmuştur.

Örgütün Amaçları:

1. Silahlanmayı durdurmak ya da azaltmak,

2. Saldırıya uğrayan devletlere yardım etmek,

3. Anlaşmazlıkları banş yoluyla çözmek,


4. Savaş çıkaran devletlere engel olmak.

ÖZLÜ SÖZ VE ATASÖZLERİ

Yurtta barış, dünyada barış. (Atatürk)

Barışa ulusun ve ülkenin ihtiyacı olduğu kadar, bütün dünyanın da kesin ihtiyacı vardır. (Atatürk)

Ulusun yaşamı tehlikeye düşmedikçe, savaş bir felakettir. (Atatürk)

Banş, umulan zaferden daha iyidir. (Fransız)

Kötü bir barış, iyi bir savaştan daha iyidir. (Tacitus)

Savaş ölümün şölenidir. (İngiliz)

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

Birlikte kuvvet vardır,
Dermiş bize atalar,
Dostlar hep birleşirsek,
Güçlükler bizden yılar.

Geçinmek ve anlaşmak,
En güzel şeydir yavrum,
Birleşmiş milletlerdir,
Barış isteyen kurum.

Bize her kim saldırsa,
Dostlarımız bir olur.
Kötü kalpli düşmanlar,
Yurdumuzdan kovulur.


F. TAYLAN.




Bir Yorum Yazmak İster misiniz?