Bitkilerde İletim ve İletim Sistemi İle İlgili Bilgi

0

Bitkilerde besin ve su iletimi nasıl gerçekleşir? Odundoku ne işe yarar? Bitkilerdeki iletim sistemlerinin yapısı ve görevleri.

Bitkilerde İletim ve İletim Sistemi İle İlgili Bilgi

Bitkilerde İletim

İletim, bitkilerde suyun ve besinlerin iletim sisteminde taşınmasıdır. Kara bitkilerinin büyük bir bölümünde topraktan kökler aracılığıyla alınan su ve mineraller odundoku (ksilem) adı verilen bir sistemden geçerek yapraklara (aşağıdan yukarıya) taşınır; yapraklarda bireşimlenen besin maddeleri (fotosentez ürünleri) ise soymukdoku (floem) sistemi aracılığıyla bitkinin öbür organlarına yani çeşitli yönlere iletilir.

Odundoku.

Fotosentez sırasında yapraklardaki suyun terlemeyle uzaklaşması sonucu ortaya çıkan alçak basınç alanı, yüksek basınçlı komşu hücrelerden alçak basınçlı bu hücrelere daha fazla besisuyu akışına yol açar ve böylece komşu hücrelerde basınç azalır. Bu basınç değişimi yapraklardan odundoku sistemi yoluyla köklere kadar zincirleme bir biçimde yayılır. Böylece açığa çıkan basınç farklılaşmalarıyla köklerdeki su yapraklara çekilir. Terlemenin azaldığı nemli havalarda suyu yukarı çekecek bir basınç farklılaşması olmadığı için besisuyu akışı durur.

Odundoku

Odundoku

Odundoku çeşitli elementlerin bir araya gelmesiyle oluşmuş heterojen bir dokudur. İğneyapraklıların odundokusu yalnızca trakeit adı verilen ölü hücreleri içerir, başka bir deyişle bu bitkilerde su trakeitler içinde taşınır. Bir trakeit hücresi gelişimini tamamladığında, protoplazması parçalanır, çeperleri odunlaşarak kalınlaşır ve içinden sıvıların geçebildiği bir geçit haline dönüşür. Bitki gövdesinin eksenine hemen hemen koşut olarak uzanan trakeitler birbirlerine uç uca bağlıdır. Sıvıların kolaylıkla geçebildiği bağlanma bölümlerinden hava geçemez (böylece, ağacın bazı bölümlerinde oluşabilecek yaralanmaların yol açabileceği zararın odundoku yoluyla bitkinin öbür bölümlerine yayılması önlenir).

İğneyapraklılarda trakeitlerin sert hücre çeperlerinin bitkinin dik durmasına yardımcı olmak gibi yapısal bir işlevi de vardır. Daha gelişmiş bitkilerde ise trakeitler, taşıma işlevi yapısal işlevinden ayrılacak biçimde evrimleşmiştir; yapısal işlevi lifler, taşıma işlevini ise trakeitler üstlenmiştir. Bir bitkinin odundokusunun gelişme derecesi, bitkinin yaşadığı ortamın nemliliğiyle ve evrimsel gelişmesiyle yakından ilişkilidir. Daha önceleri kara bitkisi olduğu halde sonradan suda yaşamaya uyum sağlamış bazı bitkilerde odundoku sistemleri indirgenmiştir; çünkü artık suyla çevrili oldukları ve su içinde yüzdükleri için odundokunun taşıma ve yapısal işlevine gereksinimleri kalmamıştır. Bitkilerin kökleri aracılığıyla topraktan aldıkları mineraller, kaspari şeridi adı verilen hücre katmanlarında süzüldükten ve besi suyunu oluşturan kimyasal bileşiklere dönüştürüldükten sonra odundokuya geçirilir.


Soymukdoku.

Yapraklarda oluşan fotosentez ürünü organik bileşikler soymukdoku sistemine girerek depolanmak ya da dokuların büyümesinde kullanılmak üzere bitkinin öbür bölümlerine taşınır. Odundokunun aksine, büyütkendoku hücrelerinin içe değil dışa doğru bölünmesiyle oluşan soymukdokunun en önemli elementi kalburlu borulardır. Soymukdokunun içinden geçen çözeltinin akış oranı, bazı moleküllerin öbürlerinden daha hızlı hareket etmeleri nedeniyle tam olarak ölçülemeyebilir; terlemenin en yoğun olduğu koşullarda en hızlı molekül hareketi saatte 1-3 m arasında değişir.

Soymukdokudaki taşınma mekanizmasına ilişkin olarak basit yayınım, aktif taşınma, kütle akımı ve sitoplazma akımı gibi çeşitli kuramlar ileri sürülmüşse de bu kuramların hiçbiri mekanizmayı tam olarak açıklayamamıştır.

Günümüzde, soymuk ve odun dokulardaki taşınma olayları, bitkiye verilen radyoaktif işaretli maddelerin izlenmesi yoluyla araştırılır.

İletim Sistemi

İletim sistemi,

İletimdoku sistemi olarak da bilinir, bitkilerde, iletimdoku ile buna destek sağlayan liflerin birlikte oluşturdukları yapıdır. Bu sistem çeşitli bitki gruplarında değişik özellikler gösterir: Soymuk ve odun dokuların bir araya gelmesiyle oluşan iletimdoku demetleri birçeneklilerde gövdeye dağılmış olarak bulunmalarına karşılık, ikiçeneklilerde ortadaki öz bölümünün çevresinde bir halka oluşturacak biçimde düzenli olarak dizilmiştir. İletim ve destek dokular birlikte bitkinin kök ve gövdesinin orta silindirini oluşturur.


Soymuk ve odun dokuların arasında büyütken dokunun yer aldığı demetlere “açık demetler”, büyütken dokunun bulunmadığı demetlere ise “kapalı demetler” denir. Kapalı demetler buğdaygiller, zambaklar ve palmiyeler gibi birçeneklilerde bulunur. İletimdoku demetleri soymuk ve odun dokuların yerleşme biçimine göre çeşitlere ayrılır. Soymuk ve odun dokuların bir yanlarından birbirlerine değecek biçimde yerleştiği demetlere eşyanlı (kolateral) demetler denir; özellikle ikiçenekli bitkilerde rastlanan bu demetlerde genellikle odundoku gövdenin iç tarafında, soymukdoku dış tarafında bulunur. Odundokunun hem dış, hem iç yanında soymukdoku bulunuyorsa, başka bir deyişle odundoku iki soymukdoku arasında yer alıyorsa buna iki eşyanlı (bikolateral) demet denir. Eşmerkezli (konsentrik) demetlerde ise ya odundoku soymukdokuyla ya da soymukdoku odundokuyla çepeçevre sarılmış olarak bulunur.




Bir Yorum Yazmak İster misiniz?