Bitkilerde Taşıma Sistemi Konu Anlatımı

0

Bitkilerde taşıma sistemini oluşturan yapılar nelerdir, görevleri, yapıları, özellikleri, yapraklar, stomalar, taşıma sistemi konu anlatımı.

BİTKİLERDE TAŞIMA SİSTEMİ

Alg gibi suda yaşan bitkilerde, hücrelerin ihtiyacı olan su , mineral ve çözünmüş \displaystyle C{{O}_{2}} gibi maddeler çevreden difüzyonla alınır. Kara bitkilerinde ise su kaybı önemli bir sorundur. Bu nedenle, bunlarda suyun buharlaşmasını önleyen adaptasyonlar gelişmiştir. Dış yüzeylerinin kütin (mumsu madde) ve süberin (mantarözü) denilen su geçirmeyen maddelerle örtülü olması, adaptasyonlara örnektir.

Aynı zamanda topraktaki suyun ve fotosentez ürünlerinin bitkinin çeşitli kısımlarına taşınmasını sağlayan özel sistemler gelişmiştir. Bugün damarlı bitkiler olarak bilinen kara bitkilerinde su ve besini taşıyan boru sistemi mevcuttur. Bunlara da iletim demetleri denir.

FOTOSENTEZ İÇİN GEREKLİ YAPILAR = YAPRAKLAR

Fotosentez olayı yapraklarda meydana gelir. Yaprak ayası geniş bir yüzeye sahip olmak için yassılaşmış böylece daha fazla ışık ve \displaystyle C{{O}_{2}}‘den yararlanma imkanı sağlamıştır. Yapraklar şekil ve büyüklük bakımından farklı olmalarına rağmen, mikroskobik yapıları benzerdir.

Yaprağın alt ve üst yüzeyi “epidermis” denilen genellikle tek katlı hücrelerle örtülüdür. Hücreler kloroplastsız olup, salgıladıkları mumsu bir kütikula tabakasıyla bitkinin su kaybını önler.

İki epidermis arasındaki çok hücreli kısma mezofil denir. Kloroplastı bol ve çok sıralı parankima hücrelerinden meydana gelen bu kısım, fotosentezin yapıldığı dokudur. İkiye ayrılır;

1) Palizat parankiması,
Üst epidermisin altında sıkı bir şekilde dizilmiş bol kloroplastlı uzun hücrelerdir.

2) Sünger parankiması,
Alt epidermisin üstünde, palizat parankimasının altında yer alır. Hücreler arasında geniş boşluklar bulunur. Bunlar gaz alışverişini kolaylaştırır.

Yaprak damarları yaprağın mezofil tabakasında yer alan iletim demetlerini taşır.

Fotosentez için gerekli gaz alışverişi epidermis hücreleri arasında bulunan gözenekler (stoma) ile sağlanır. 1 mm2’lik yaprak yüzeyinde 50-500 kadar stoma bulunur.

yapragin-yapisi

STOMALARIN YAPISI VE AÇILIP KAPANMA MEKANİZMASI

Her bir stoma kloroplastlı iki stoma (kapatma) hücresinden meydana gelir. Stoma hücreleri fasülye biçiminde olup, yanyana gelerek aralarında stoma açıklığım oluştururlar. Hücrelerin bu açıklığa bakan çeperleri diğer çeperlere göre daha kalındır.

Stoma hücrelerinde, gündüz fotosentez sonucu glikoz konsantrasyonu artar. Bu yüzden stoma hücrelerine difüzyonla su geçişi olur. Böylece hücrelerdeki turgor basıncı artar. Bu basınç stoma hücrelerinin ince çeperli kısımlarına daha fazla etkili olacağından stoma açılır. Stomaların açılmasıyla \displaystyle C{{O}_{2}} girişi, 02 ve su buharı çıkışı gerçekleşir.

Karanlıkta fotosentez gerçekleşemeyeceğinden hücrelerdeki glikoz sentezi azalır ve dolayısıyla turgor basıncı düşer. Böylece stoma kapanır.

stoma

BİTKİLERDE TAŞIMA SİSTEMİNİN YAPISI

Odun boruları: (ksilem)

Bitkilerde su ve suda çözülmüş minerallerin taşınmasını sağlayan iletim sistemidir. Trake ve trakeit denilen ölü hücrelerden meydana gelmiştir. Hücreler ucuca gelerek aralarındaki enine çeperlerin erimesi ile ince uzun boru şeklini almıştır. Hücre çeperlerinde lignin birikmesiyle noktalı, ağsı, spiral kalınlaşmalar görülür.

Soymuk boruları: (floem)

Bitkide sentezlenen organik bileşiklerin taşınmasını sağlar. Sitoplazması bol, çekirdekli canlı hücreler olan arkadaş hücreleri ile destek hücrelerinden oluşmuştur. Soymuk borularını oluşturan hücreler, aralarındaki çeper tamamen erimediğinden delikler meydana gelmiştir. Bu nedenle bunlara kalburlu borular da denir.

Dikotiledon bitkilerde kökten başlayarak gövde, dal, yaprak, çiçek ve meyveye kadar birlikte uzanan odun boruları kambiyumun iç kısımda, soymuk boruları ise, kambiyumun dış kısmında yer alır.

Monokotiledonlarda ise iletim demetleri dağınıktır.

tasima-sistemi

BİTKİLERDE SUYUN TAŞINMASI

Suyun taşınmasında odun borularının etkili olduğu ve soymuk borularının ise bu işte fonksiyonu olmadığı bir deneyle gösterilmiştir. Bu deneyde bitkiden soymuk boruları çıkarıldığı halde yaprakların canlı kaldığı, odun boruları çıkarıldığında ise yaprakların solduğu görülmüştür.

Suyun kökten alınarak yapraklara kadar iletilmesi için yaklaşık 30 atmosferlik bir basınç gereklidir. Suyun taşınmasında etkili olan kuvvetleri şu şekilde özetleyebiliriz.

1) Kök basıncı:

Kök hücrelerindeki su konsatrasyonu, toprak suyuna göre daha az olduğu için bu farktan doğan osmotik basınç kök basıncını doğurur. Kök basıncı yaklaşık 10 Atmosfer kadardır. Bu nedenle suyun taşınmasında fazla etkili olmadığı, yardımcı bir kuvvet olduğu düşünülür.

2) Kılcallık olayı:

Kılcal borularda, boru çeperlerinin su yüzeyini çekmesinden dolayı sıvının yükselmesi olayıdır. Bunda suyun yükselişi hem fazla değil, hem de yavaştır. Bu olay suyun taşınmasında çok az etkilidir.

3) Terleme-Kohezyon Teorisi:

Günümüzde suyun taşımasını açıklayan en önemli görüştür. Bu teoriye göre. yapraklardan terleme ile su kaybedildikçe bir emme (çekme) kuvveti doğar. Bu kuvvet hava basıncının 30 katı kadardır. Bu kuvvet suyun topraktan emici tüylerle alınıp, yapraklara iletilmesinde etkili olur.

Aynı zamanda su molekülleri Hidrojen bağları ile birbirlerini çekerek odun boruları içinde bir su sütunu oluşturur. Su moleküllerini bir arada tutan, bu kuvvete kohezyon kuvveti denir. Böylece yapraklarda suyun buharlaşması ile oluşan çekme kuvveti kohezyon kuvveti ile birlikte odun boruları içindeki su sütununun kökten yapraklara kadar taşınmasını sağlar.

BİTKİLERDE ORGANİK MADDELERİN TAŞINMASI

Fotosentez sonucu meydana gelen organik bileşikler, yapraklardan kök ve gövdeye doğru soymuk boruları ile taşınırken köklerdeki azotlu organik bileşikler de yukarıya doğru taşınır. Böylece soymuk borularında iki yönlü madde taşınması gerçekleşir. Soymuk borularının hücreleri canlı olduğundan taşınma hızı odun borularınınkine göre daha yavaştır. Organik maddeler soymuk borusu hücreleri arasında difüzyonla taşınır. Ayrıca aktif taşıma da etkili olur.


Leave A Reply