Boşanma İle İlgili Ayetler

0

Kur’an-ı Kerim’de Boşanma ile ilgili olan ayetler hangileridir? Boşanma hakkındaki ayetler ve anlamları.

2/227-237,241 – Bakara
227- Eğer boşamaya karar vermişlerse, şüphesiz ki Allah söylediklerini işitir, kurulanları bilir.
228- Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç aybaşı hali süresi beklerler, eğer Allah’a ve ahiretgününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal değildir. Kocaları bu arada barışmak isterlerse, karılarını geri almakta daha çok hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Ancak erkeklerinki onlarınkinden bir derece fazladır. Allah güçlüdür, hakimdir.
229- Boşama iki defadır. (Bundan sonra kadını) ya iyilikle tutmak, ya güzellikle salmak vardır. Onlara verdiğinizden bir şeyi geri almanız sizlere helal değildir. Meğer erkek ve kadın, Allah’ın yasalarını koruyamamaktan korkmuş olalar. Eğer siz de onların, Allah’ın yasalarını koruyamayacaklarından korkarsanız, o zaman kadının ayrılmak için verdiği fidyede ikisine de bir günah yoktur. Bunlar Allah’ın yasalarıdır, onları bozmayın. Allah’ın yasalarını bozanlar ancak zalimlerdir.
230- Bundan sonra karısını üçüncü kez boşarsa, kadın başka birisiyle evlenmedikçe bir daha kendisine helal olmaz. Eğer ikinci koca da onu boşarsa, Allah’ın yasalarını koruyacaklarını sanırlarsa, eski karı kocanın birbirlerine dönmelerinde bir engel yoktur. Bunlar, bilenler için Allah’ın açıkladığı yasalardır.
231- Kadınları boşadığınız zaman ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri vakit ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Fakat haksızlık ederek ve zarar vermek için onları nikah altında tutmayın. Kim bunu yaparsa kendine kötülük etmiş olur. Allah’ın ayetlerini alaya almayın. Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini, (başta size verdiği hidayet olmak üzere) size öğüt vermek üzere indirdiği Kitab’ı ve hikmeti hatırlayın. Allah’tan korkun. Bilesiniz ki Allah her şeyi bilir.
232- Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetini bitirdikleri vakit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde onların eski kocaları ile evlenmelerine engel olmayın. İşte bununla içinizden Allah’a ve ahiret gününe inananlara öğüt verilmektedir. Bu öğüdü tutmanız kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir ve siz bilmezsiniz.

236- Eğer kadınları, kendilerine dokunmadan veya onlara bir mehir takdir etmeden boşarsanız, bunda size bir vebal yoktur. Şu kadar ki, onlara mal verip faydalandırın. Eli geniş olan haline göre, eli dar olan da haline göre ve güzellikle faydalandırmalıdır. Bu, iyilik sahiplerinin üzerine bir borçtur.
237- Eğer onları kendilerine dokunmadan önce boşar ve mehri de kesmiş bulunursanız, o zaman borç, o kestiğiniz miktarın yarısıdır. Ancak kadınlar veya nikah akdini elinde bulunduran kimse bağışlarsa başka. Ey erkekler! Sizin bağışlamanız ise takvaya daha yakındır. Aranızdaki iyiliği unutmayın. Şüphesiz ki Allah, her ne yaparsanız onu hakkıyla görür.

241- Boşanan kadınların da uygun bir biçimde faydalandırılmaları gerekir. Bu, Allah’tan korkanlar için bir görevdir.

4/20,21,35 – Nisa
20- Bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, onlardan birine, yüklerle mehir vermiş olsanız bile, verdiğinizden hiçbir şeyi geri almayın. İftira ederek ve apaçık günaha girerek ona verdiğinizi geri mi alacaksınız?
21- Nasıl alırsınız ki siz birbirinize karışıp katılmışsınız ve onlar sizden sağlam güvence almışlardı.

35- Eğer karı-koca arasının açılmasından endişe edecekseniz erkeğin ve kadının ailesinden bir hakemi
kendilerine gönderin. Bu arabulucu hakemler gerçekten barıştırmak isterlerse, Allah karı-koca arasındaki dargınlık yerine geçim verir. Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilen, her şeyin aslından haberdardır.

33/28,29,49,52 – Ahzab
28- Ey Peygamber! Eşlerine de ki: “Eğer siz, dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedeli vereyim ve sizi güzellikle salayım.”
29- “Yok eğer siz, Allah’ı ve ahiret yurdunu istiyorsanız, bilin ki Allah, sizden, iyi davrananlara büyük bir mükafat hazırlamıştır.”

49- Ey inananlar! Mü’min kadınları nikahlayıp da, henüz dokunmadan onları boşarsanız, onları sayacağınız bir iddet süresince bekletme hakkınız yoktur. O halde onları memnun edin ve onları güzel bir şekilde serbest bırakın.

52-Ey Muhammedi (Sahip olduğun dokuz zevceden sonra) artık başka kadınlarla evlenmen, bunları başka hanımlarla değiştirmen, güzellikleri hoşuna gitse bile helal değildir. Ancak elinin altında bulunan cariyeler hariç, başka kadınlar alamazsın. Allah her şeyi gözetmektedir.

65/1-7 – Talak
1- Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları iddetleri içinde boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz* Allah’tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları (iddetleri bitinceye kadar) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendisine zulmetmiş olur. Bilmezsin ki Allah, bunun ardından bir durum ortaya çıkarır.
2- Sürelerinin sonuna vardıklarında onları ya güzelce nikahınız altında tutun, ya da güzellikle onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için yapın. İşte bu, Allah’a ve ahiret gününe iman etmekte olanlara verilen öğüttür. Kim, Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu yaratır.
3- Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a güvenip dayanırsa, O, kendisine yeter. Şüphesiz ki Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şey için bir ölçü koymuştur.
4- Kadınlarınızdan adet görmekten kesilenler ile henüz adet görmemiş olanların iddetlerinde eğer şüphe ederseniz, bilin ki, onların iddet beklemesi üç aydır. Gebe olanların iddeti doğurmaları ile tamamlanır. Allah, emrine karşı gelmekten sakınan kimseye işinde kolaylık ihsan eder.
5- Bu, Allah’ın size indirmiş olduğu emridir. Kim, Allah’ın emrine karşı gelmekten sakınırsa, O, onun kötülüklerini örter, ücretini ise artırır.
6- Boşadığınız o kadınları, gücünüzün yettiği kadar, oturduğunuz yerin bir bölümünde barındırın. Onları sıkıştırıp evden çıkarmak için zarar vermeye kalkışmayın. Eğer gebe iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Çocuğu sizin hesabınıza emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin. Aranızda uygun bir biçimde anlaşın. Eğer güçlükle karşılaşırsanız çocuğu başka bir kadın emzirebilir.
7- Varlıklı olan kimse, nafakayı varlığına göre versin. Rızkı kendisine daraltılmış bulunan kimse de, nafakayı, Allah’ın kendisine verdiğinden versin. Allah kimseyi, kendisine verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, güçlükten sonra bir kolaylık ihsan eder.

66/5 – Tahrim
5- Ey Peygamber’in eşleri! Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha iyi olan, kendini Allah’a veren, inanan, boyun eğen, tevbe eden, kulluk eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verebilir.


Leave A Reply