Bulgaristan Tarihçesi

0
Advertisement

Balkanlarda ki komşularımızdan biris olan ve halen çok sayıda soydaşımızın yaşamış olduğu Bulgaristan’ın tarihçesi ile ilgili bilgiler.

Bulgaristan BayrağıVaktiyle Traklar’ın yerleştikleri şimdiki Bulgaristan, M.Ö. I. yüzyıl sonlarında Roma tarafından İmparatorluğa katıldı, 395’de bölge, Bizans’ın (Doğu Roma’nın) hissesine düştü. VI. yüzyıl başlarında göçebe ve barbar Slav kavimleri Bulgaristan’a yerleşmeye başladılar. Fakat ülkeye adını veren Bulgar Türkleri, bu kabileleri derhal hakimiyeti altına aldılar.

Bulgaristan’da ikinci Bizans hakimiyetinden sonra yeniden bir Bulgar devleti kuruldu. Bu devletin iç bakımdan karmakarışık olduğu bir devirde Osmanlı Türkleri Avrupa’ya geçtiler. 1362’de Edirne’yi alan I. Murat, Makedonya ve Rumeli’ye girdi. 1389’a kadar hemen bütün Bulgaristan, Tuna’ya kadar, alındı. Yıldırım Bayezit devrinde (13.89 – 1402) Bulgaristan’ın iç muhtariyeti kaldırıldı, memlekete Türkler’in yerleştirilmesine başlandı.

Sonradan Bulgaristan, Rumeli Beylerbeyiliği denen muazzam Türk eyaletinin bir parçası halinde idare edildi. Beylerbeyi Sofya’da otururdu. Türkler, Bulgarlar’ı memleketin hemen her bölgesinde azınlığa düşürecek derecede ülkeyi sevdiler, yerleştiler. Hatta birçok bölgeleri tamamen Türk nüfusu kapladı. Denebilir ki Türkler, Trakya dışında, hiçbir Balkan ülkesinden bu kadar hoşlanmamışlardır. XIX. yüzyılın sonlarına kadar Bulgaristan’daki Türk nüfusu Bulgar nüfusundan az değildi.

Tanzimat’tan sonra Rumeli Eyaleti parçalandı. 1864’te de Tuna Eyaleti denilen umumi valilik kuruldu ki, Rusçuk, Varna, Vidin, Tırnova, Tulça (Dobruca) sancaklarını (vilayetlerini) kaplıyordu. Vali Paşa Rusçuk’ta otururdu. Sofya kaza mertebesine indirilmişti. Bu eyalete Mithat Paşa tayin edildi. Paşa eyaleti çok büyük bir iktidarla idare etti, sayılamayacak kadar çok kültür ve bayındırlık eserleri meydana getirdi. Fakat 1875’te Rusya’nın bitmek tükenmek bilmez kışkırtmaları ile, Bulgarlar ayaklanmaya başladılar. Rusların silahlandırdıkları Bulgar köylüleri Türk köylerini basıp halkı öldürmeye başlayınca Babıali isyanın derhal bastırılmasını emretti. Birkaç haftada isyan şiddetle bastırılıp yok edildi. Fakat bu sırada Rusya, maksadını açığa vurarak, tekliflerini tamamen reddeden Osmanlı’ya savaş açtı (24 Nisan 1877)

Advertisement

Bulgar Prensliği

Rusya’nın, Osmanlı’ya bağlı korkunç büyüklükte bir muhtar Bulgar devleti kurmak projeleri Berlin Antlaşması ile suya düştü. 62.776 kilometrekare büyüklüğünde bir Bulgar Prensliği kuruldu. Prenslik, Osmanlı’ya bağlı idi. Önce Aleksandr Battenberg, sonra Saxe-Cobourg-Gotha Alman hanedanından Ferdinand, Prensliğe seçildi. Berlin Antlaşması ile merkezi Filibe olmak üzere kurulan ve birtakım iç idare hakları verilen Doğu Rumeli (Rumeli-i Şarkî-i Şâhâne) Bulgarlar’ın en büyük emeli halindeydi. 18 eylül 1885’te bir hükümet darbesiyle bu eyalet de Bulgaristan Prensliği’ne bağlandı.

Sırbistan, bu büyüyen Bulgaristan’dan ürkmüştü; Bulgarlar’ın üzerine yürüdüyse de yenildi, 3 Mart 1886 Bükreş Antlaşması ile sulha razı oldu. Bu olay, Bulgaristan’ın Balkanlar’daki itibarını olağanüstü artırdı.

Prens Ferdinand Devri

Advertisement

Prens Ferdinand müşir (mareşal) rütbesini taşıyordu. Padişah’a arzlarını “Kulunuz” imzası ile gönderirdi. 1887’de tahta geçen Prens Ferdinand, II. Sultan Abdülhamit’in fahri yaveriydi, Türk protokolünde yükseltmek yoluna gitti. Bir yandan Osmanlı’dan ayrılıp bağımsızlığa kavuşmak öte yandan Osmanlı’ya ait Makedonya’yı ilk fırsatta alıp Arnavutluk’a kadar genişlemek, Ege ye de çıkmak Bulgarlar için milli bir ülkü haline geldi. Makedonya Bulgar hükümetinin yetiştirip silahlandırdığı Bulgar çeteleri, III. Türk Ordusu ile Sırp ve Yunan azınlıkları ile devamlı bir gerilla savaşına başladı.

Abdülhamit, dış politikası ile, Bulgar emellerinin gerçekleşmesine fırsat vermedi. Fakat Meşrutiyet’in ilanından az sonra durumu elverişli gören Bulgaristan, bağımsız bir krallık haline geldiğini ve Osmanlı’dan ayrılıp bağımsızlığını ilan ettiğini bildirdi (5 Ekim 1908)

Osmanlı İmparatorluğu bu hareketi savaşla karşılıyamadı. İç siyaset kavgaları son haddindeydi. Halbuki Bulgarlar, korkunç bir şekilde silahlanma ve ordu kurma yolundaydılar. Sonunda Rusya’nın planlaması ile Balkan Birliği meydana geldi ve 4 küçük Balkan devleti, en kuvvetlileri Bulgaristan olmak üzere Osmanlı’ya savaş açtılar. Balkan Savaşı başlamış oldu.

Balkan Savaşından Sonra

Advertisement

Savaş sonunda önce Bulgaristan pek çok büyüyecek gibi göründüyse de, bundan korkan Romanya, Sırbistan ve Yunanistan, onu fetihlerinin en önemli kısmından yoksun bıraktılar. Dobruca’yı da Romanya’ya bırakmak zorunda kalan Bulgaristan ancak Ege’ye çıkabildi ve Batı Trakya’yı aldı. Makedonya’nın en büyük bölümünün Sırbistan’a katılmasından dolayı, Bulgaristan’da görülmemiş derecede müthiş bir Sırp düşmanlığı başladı. Ayrıca, Rusya Sırbistan’ı, Avusturya-Macaristan’a karşı himaye ettiği için de, Bulgaristan, Almanya-Avusturya mihverine yaklaşmaya başladı. Birinci Dünya Savaşı’nda 14 Ekim 1915’te Almanya, Avusturya ve Osmanlı’nın yanında savaşa katıldı.

Sırbistan ortadan kaldırılınca, Makedonya, Bulgaristan’ın eline geçti gibi göründüyse de, savaşın kaybı üzerine, 17 Kasım 1919 Neuilly Antlaşması ile Batı Trakya’yı Yunanistan’a, Güney Dobruca’yı da Romanya’ya vermek zorunda kaldı. Kral Ferdinand, 1918’de tahttan feragat etti, yerine oğlu Boris geçti.

İkinci Dünya Savaşında

İki dünya savaşı arasında Bulgaristan, büyük bir küskünlükle kabuğuna çekildi. Sırp, Yunan ve Türk düşmanlığı çok canlıydı. İkinci Dünya Savaşı’nda Mihver Devletleri yanında yer aldı. Makedonya ve Dobruca’yı ele geçirir gibi olduysa da, 9 Eylül 1944’te Ruslar Bulgaristan’a girdiler. Boris’in 1943’ten beri kral olan 7 yaşında ki oğlu Simeon memleketten ayrılmak zorunda kaldı. Komünist halk cumhuriyeti kuruldu, Müttefikler’in Tahran’da yaptıkları büyük siyasi gaf yüzünden Bulgaristan da Rusya’nın etki altındaki doğu bloku ülkeleri arasına girdi. 14 Aralık 1955’te Birleşmiş Milletler’e dahil oldu.

Advertisement

Leave A Reply