Buzullar Hakkında Bilgi – Çeşitleri, Oluşumu ve Yapıları

0
Advertisement

Buzul nedir? Buzul çeşitleri nelerdir? Buzulların oluşumu, yapıları ve özellikleri ile dünyadaki buzullar hakkında bilgiler.

Alp Buzulu

Buzullar; sürekli karla kaplı alanlarda yağan karın eriyememesiyle oluşan kaim buz örtülere verilen isimdir.

Çeşitleri:

Görünüş, beslenme, yayılma şekillerine bağlı olarak buzkar alanı olmayan dik yamaçlarda çığlarla beslenerek yuvarlanan Himalaya tipi; bir ya da birkaç bölgede birleşerek ırmak halinde vadiler boyunca akan vadi tipi; dağlardan ve vadilerden inerek dağ eteklerinde birleşip yayılan Alaska tipi; düz ya da dalgalı arazide oluşan buz tabakalarının çok yavaş hareketle kaydığı Norveç tipi ve Antartika. Grönland gibi geniş kütleli iç buzul ya da örtü buzul tipi. Kutup bölgelerinde ve yüksek dağ başlarında üst üste yığılıp birikip erimeyen kalın buz örtüleri, dağların eğimlerinden gözle görülmeyecek bir hızda (yılda 40-150 cm) yavaş yavaş aşağı kayarlar.

Dünyada Avrupa’nın bir buçuk katı bir alan (16 milyon km2) buzla kaplıdır. Bu alanların en büyük bölümü 14 milyon km2 ile Antartika ve 1.8 milyon km2 ile Grönland’dadır (Buzun kalınlığı Antartika’da 2.200 m, Grönland’da 1.500 m kadardır). Geri kalan alanlar ise Alpler’de (1.300 buzul vardır), İskandinavya ve Pireneler’de, İzlanda’da, Novaya Zemlya’da, Kanada’nın kuzeybatı kesimlerinde, Alaska’da, ABD’de Kayalık Dağlarda, Güney Amerika’da Andlar’da, Himalayalar’da, Tien Şan Tağları’nda, Yeni Gine’de, Kenya ve Kilimanjaro dağlarında çeşitli büyüklükte yer alan vadi ve buzyalağı buzullarıdır.

Advertisement
Aletsch Buzulu

Aletsch Buzulu

Oluşumu:

Sürekli kar yağan, kar yağışı miktarını erime ve buharlaşmayı artırdığı bölgelerde görülür. Hava sıcaklığına bağlı olarak değişen kar sınırı Alpler’de 2.600 m, Ekvator yakınlarındaysa 5.000 m’den yüksek yerlerdedir. Sürekli kar sınırının üzerinde içbükey biçimli buzkar çanağı denen yeniden dolmaya da birikim, bölgesiyle, dışbükey biçimli buzul dili denen aşınma ve erime bölgesine ayrılır. Gevşek bir yapısı ve 0.505 g/cm3’lük yoğunluğu bulunan yeni yağmış kar taneleri dağ eteklerinde aşınma sonucu oyulan havuzlarda (buzkar çanağı) zamanla sıkışarak yoğunlaşırlar. Yaz aylarında gündüz buzun üst tabakası erir, gece yeniden donar.

Böylece kar yavaş yavaş taneli ve havadaki tozun etkisiyle kirli beyaz renkte buzkar adı verilen 0.4-0.8 gr/m3 yoğunlukta bir kütleye dönüşür. Buzkar yoğunluğu 0.9 gr/cm-olan ve yüksek basınç altında yoğrulabilme özelliği gösteren köşeli buzul buzuna dönüşür. Yerçekiminin ve buzkar çanağındaki aşırı birikimin, buzul dilindeki aşınma arasındaki dengenin bozulmasının etkisiyle buzul buzu yavaş yavaş buzkar çanaklarından buzul dili boyunca aşağıya doğru kayar (Himalayalar’da ayrıca buzulçanağı yoktur, buzullar doğrudan dik dağ eteklerinde çığlarla beslenirler). Çıplak gözle izlenemeyecek kadar yavaş olan bu kayma ancak pireneler’de yılda 20 x 100 m Alpler’de 30 m, Himalayalar’da 500-1500 m, Grönland buzulunda ise 5 km’dir. Buzulun tümünün hareketine ek olarak farklı yıllarda oluşan tabakalar arasında da hareketlilik vardır. Vadi buzulları vadi genişledikçe yavaşlar, daraldıkça hızlanır.

Buzul Vadileri

Buzul vadileri buz, kayalar ve taş parçalan tarafından oyulmuştur. Çok dik kenarları ve düz tabanıyla U şeklindedir.

Yapıları:

Buzullar, birbirine kenetlenmiş düzgün yapıdaki buzul kristallerinden oluşmasına karşın pürüzsüz, düz bir yüzeyden ve beyaz bir renkten yoksundur. Jeoloji dönemlerinde donma bölgelerine yine buzulların sürükleyip getirdiği toprak, kaya parçaları, tozlar, buzulun iç bölgelerinde birikerek buzulun rengini matlaştırır. Buzul, ağırlığı nedeniyle üstünden geçtiği arazide büyük yarıklar, hörgüç kayalar, buzul taşlar ve buz yalaklarının oluşumunu sağlarlar (Alp Dağları’nın eteklerinde sıra göller, Norveç fiyortları birikim ve akış halindeyken eriyen buz kitlelerinin içi, dolan sularla ortaya çıkmışlardır). Bir buzulun yüzeyinde de buzul yarığı denen 50-100 m (Rhone buzulunda) derinlikte çatlaklar vardır.

Buzdağı

Bir buzdağının en büyük bölümü (% 60- % 70) suyun altında yüzer. Biçimi su aşındırmasının sonucunda oluşmuştur. Su yüzeyinin hemen altında bir aşınma platformu gelişmektedir (1); Su yüzeyinin üzerindeki buzun parçalanması nedeniyle buzdağı giderek daha az derinliğe dalmaktadır. Bunun bir örneği eski dalga
aşındırması düzlüğünün kalan parçalarında görülebilir (2); Eriyen su buzun üzerinde küçük düzlükler oluşturur (3); Buzdağının tabanında buzul tarafından götürülen (4) ve. erime süreci sırasında denizin dibine düşen buzultaşları bulunur.

14. yüzyılda İzlanda’nın 5-6 ay buz kütleleri arasında sıkıştığı bilinmektedir. Günümüzde ise 1-3 hafta boyunca İzlanda buzla kaplıdır. Amerika’da 1700-1850, İskandinavya’da 1750, Alpler’de 1650’de yeni buzul yayılmaları gözlenmiştir. 1920’lere kadar süren bu soğuk dönem daha sonra son bulmuştur. 1960’lardan sonra buzulların yok olmasıyla yeni topraklar ortaya çıktı ve İsveç bu topraklarının dağıtımıyla ilgili olarak yeni yasalar hazırladı. 1900’de Alaska fiyortlarını dolduran 52 buzuldan günümüzde yalnız 70 km uzunluğundaki Colombia kaldı. Colombia da yaz ve sonbahar aylarında 3-4 m geri çekilmektedir. 1981’de 500 m kayba uğrayan buzul 1984’te 3.5-4 km geri çekildi.

Advertisement

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?