Camın Tarihçesi – Camın Bulunuşu, Tarihsel Gelişimi ve Türklerde Cam

0

Camın bulunuşu, ilk zamanlardaki yapılışı, tarihi gelişimi, camın tarihçesi, Türklerde cam hakkında bilgi.

Camın Tarihçesi - Camın Bulunuşu, Tarihsel Gelişimi ve Türklerde Cam

Advertisement
Camın Tarihi;

Cam ilk kez İÖ yaklaşık 4000′ lerde taş parçaları ve kil eşya üzerinde sırlama biçiminde süs eşyası olarak kullanıldı. 2500’lerde Mısır’da küçük parça cam üretiliyordu. 18. sülale döneminde (1580-1350) küçük parfüm ve yağ şişeleri yapıldı. Bu işlemde cam, kireçtaşı ya da kile katman biçiminde uygulanıyor ve sonra iç bölüm yontularak çıkartılıyordu. Camı üfleyerek üretme yönteminin İÖ 1. yüzyılda Suriye’den çıktığı varsayılır. Bu buluş kolaylığı, her tür ince camın yapılması yönünden, camcılıkta devrim sayılır.

İlk saydam camın çıkışı da aynı yıllara rastlar. Bunu izleyen iki bin yıl içinde cam yapımı artistik bir yöntem kazanarak, süs eşyası yönünden büyük aşamalar geliştirdi. Önceleri genellikle Mısır ile sınırlanmış olan cam sanatı, tüm dünyaya yayıldı. 1676’da İngiltere’de George Ravenscroft, kurşun-alkali camı buldu. Kolayca işlenebilirliği ve kristale benzer parlaklığı nedeniyle bu cama kristal adı verildi. 1790’da Fransa’da bir İsviçreli (Peerre-Louis Guinard), optik lens ve prizmaların yapımında kullanılan erimiş ve kalıplanmış cam tekniğini geliştirdi. 1944’te onun buluşu, nitelik yönünden en yetkin duruma getirildi.

1827’de başlayan el presiyle sıkıştırılarak yapılan cam eşya, 1928’de yerini otomatik baskı makinelerine bıraktı. 1913’te levha cam yapımı geliştirildi. Merkezkaç kuvvetinden yararlanarak cam eşya üretimine 1947’de başlandı ve huni biçimi konik eşya ile televizyon resim tüpleri yapıldı. 20. yüzyılda camcılıktaki birçok yeni tekniğe ve gelişmeye koşut olarak çok çeşitli cam eşya da üretildi. Borosilikat (silis) ısıya dayanıklı cam 1912’de ortaya çıktı, bu tür cam içten sıcak aleve ve dıştan kara karşı dayanıklıdır. 1933’te ilk kez cam elyafı kullanıldı. 1938’de alüminosilikat (silis) ve % 96 silis cam piyasaya çıkarıldı. 1957’de güdümlü mermi başlıklarında kullanılan cam-seramik yapıldı. 1962’de kırılmadan sürekli bükülebilen kimyasal yönden güçlendirilmiş cam üretildi.

Advertisement

Camın Tarihçesi - Camın Bulunuşu, Tarihsel Gelişimi ve Türklerde Cam

Türklerde Cam:

Artukoğulları ve Selçuklular dönemlerinde yapılan birçok medrese, kümbet özellikle camilerde cam kullanıldığı Beyşehir Kuba-dabad Sarayı (1219-1239) çevresinde yapılan kazılardan anlaşıldı. Konya Alaattin (Alaeddin) Sarayı’nda da bu kazılarda bulunan camların benzerlerinin kullanıldığı bilinir. Venedik, Bohemya, Saksonya’nın cam örneklerinin etkisinde 16. yüzyılda Bostancı Ocağı’na bağlı bir camcılar ocağı kuruldu. 17. yüzyılda Eğrikapı çevresinde cam üretim atölyeleri kuruldu.

18. yüzyılda Edirnekapı’da Tekfur Sarayı yakınlarında kurulan atölye ile Bakırköy çevresindeki güherçile ocakları camcılıkta tek bölge oldu. 1975’te Beykoz’da bir Mevlevi dervişi Beykoz işi denen ışığa tutulduğunda ışığı yansıtan, billûr kâseler, gülabdanlar, şişeler, bardaklar yaptı. 19. yüzyılın başında, Abdülmecit’in isteğiyle Çubuklu’da yeni bir cam ve billur atölyesi kurulunca cam işçiliğinde ağılık bu bölgede yoğunlaştı. Burada yapılan çeşmibülbül türü cam çok ünlendi. Ayrıca ayaklı ayaksız kandil, kapalı bardak, kâse, laledan, sürahi, karlık, kahve fincan ve tabağı da ünlüydü. 1899’da Paşabahçe’de Paul Modiano adlı bir Musevi 900 işçi çalıştıran büyük bir fabrika daha kurduysa da bu fabrika dış rekabete dayanamayıp 1902’de kapanınca cam işçiliği İstanbul ve Anadolu’da küçük atölye çalışmalarıyla sınırlı kaldı. 1933’te Edirne civarında Bulgaristan göçmeni yurttaşlar lamba camı ve su bardağı üreten küçük bir fabrika kurdular.

Camın Tarihçesi - Camın Bulunuşu, Tarihsel Gelişimi ve Türklerde Cam

İş Bankası

Cumhuriyetten sonra Birinci Beş Yıllık Plan’da (1930-1935) bir cam endüstrisi kurulması programlanarak 1934’te bu görev İş Bankası’na verildi.

Advertisement

İş Bankası’nın girişimiyle 3000 ton/yıl kapasiteli Paşabahçe Cam Fabrikası 1935’te işletmeye açıldı. İlk yıl 369 ton züccaciye üretilerek gereksinim büyük ölçüde karşılandı. Fabrika 1936’da kurulan Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.’ye devredildi. 1952’de yabancı sermayenin katkısıyla (General Electric) İstanbul’da ampul fabrikasının kurulması, 1954’te yapı endüstrisinde kullanılan cam mozaik üretimi, bu alana yeni katkılar getirdi. 1961’de Çayırova’da ilk düz cam fabrikasının açılması, gelişmeyi hızlandırdı.

1965’te Çayırova’da oto camı yapımı başladı. 1966’da Antalya’da Yaman Cam Sanayi, 1967’de cam tülü denen fibrocam işletmesi devreye alındı. Aynı yıl yalıtımda kullanılan cam yünü türleri İzocam tarafından kuruldu. 1968’de teknik cam üretimi ayrıca Paşabahçe’de kristal cam işlemeye başladı, 1969’da beyaz ve renkli şişe yapmak üzere Topkapı Şişe Sanayi kuruldu. 1971’de Çayırova’da buzlucam yapımı gerçekleşti. 1973’te yabancı sermaye katkısıyla Mersin’de Anadolu Cam Sanayii pencere camı ve şişe üretmeye başladı. 1974’te cam elyafı, 1975’te camın ana maddelerinden soda üretimi gerçekleştirildi.

1977-1978’de Bura’da Otocam tesisleri kuruldu. 1980’de Sinop’ta soda, kristal cam ve şişeye yönelik tesisler kuruldu. 1981’de teknolojinin son gelişmesini yansıtan floa yöntemiyle cam üretimi için Trakya Cam Sanayii kuruldu. Böylece ülkemizin düz cam üretimi iki katına çıktı. 1984’te Kırklareli Cam Fabrikası otomatik ev eşyası üretmeye başladı.


Leave A Reply