Çankırı Tarihçesi – Tarihi Yerleri

0

Çankırı ilinin tarihi, tarihçesi. Çankırı ilinde bulunan tarihi mekanlar, yerler ile ilgili bilgi.

cankiri-tarihiÇANKIRI TARİHİ Çankırı, tarih çağlarında Hitit egemenliği altında kaldı. Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra (İÖ 1195) yöre, Friglerin istilasına uğradı. İÖ 700’lerde Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya gelen Kimmerler, Frig Krallığı’nın egemenliğine son verdiler. Pers Kralı Büyük Kyros, İÖ 546’da bütün Anadolu’yu ülkesine kattı. Pers egemenliği, Büyük İskender’in, İÖ 334’teki Asya Seferi ile son buldu. İskender’ in ölümüyle imparatorluk parçalanınca, Çankırı yöresi önceleri Seleukosların payına düştü. Bölge, Hellenistik krallıklar arasındaki çekişmede sık sık el değiştirdi. Bir süre Pontos Krallığı’na bağlandıysa da İÖ 2. yüzyılın sonlarında Galatia Krallığı’nın egemenliğine geçti. İÖ 41’de Roma İmparatorluğu’na bağlandı. Çankırı Kenti’nin ne zaman kurulduğu bilinmemektedir. Ancak, Galatia Krallığı’nın başkenti olacak kadar önemli olması, kuruluş tarihini daha eskilere götürür. Eski kaynaklarda adı Gangaris, Hancara ve Cancara biçiminde geçen kent, büyük olasılıkla eski Gangra Kalesi’nin yerini almıştır. Çankırı, Bizans döneminde de önemini korudu. Emevilerin Anadolu’ya yaptıkları akınlar sırasında ele geçirilmesi zor kalesiyle ün kazandı. 711, 727 ve 731’de, İslâm Orduları, Çankırı’ya kadar geldilerse de kenti ele geçiremediler. İslâm kaynaklarında kentin adı Hısn et-Hadid (Demir Kale) olarak geçer. Malazgirt Zaferi’nden (1071) sonra Çankırı, Danişmendoğulları tarafından fethedildi. 1134’te kenti almayı başaran Bizans İmparatoru II. İoannes Komnenos’un, İstanbul’a dönmesinin ardından yeniden Danişmendlilerin eline geçti. I. Mesut döneminde, Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılması sonucu ortaya çıkan beyliklerden Candaroğullarının topraklarına katıldı. Bazı kaynaklar, Çankırı’yı 1292-1295 arasında Yıldırım Bayezit’in aldığını belirtmesine karşın, yörenin daha önce, I. Murat döneminde Osmanlı topraklarına katıldı. 1402 Ankara Savaşı’ ndan sonra Timur, Çankırı’ya yeniden Candaroğulları’na verdi. Çelebi Sultan Mehmet, 1419’da, Çankırı ve çevresini kendisine bağlı Kasım Bey’e bıraktı. II. Murat’ın tahta geçtiği sıralarda çıkan karışıklıklardan yararlanan İsfendiyar Bey, oğlu Kasım Bey’in egemenliğindeki toprakları ele geçirdi. Ayaklanmaları bastırarak Candaroğullannın üzerine yürüyen II. Murat, Çankırı’yı Osmanlı topraklarına kattı (1423). Celali Ayaklanmaları sırasında, kent, güçlü kalesi sayesinde ele geçirilemedi. Osmanlı yönetiminde büyük bir gelişme gösteremeyen Çankırı, Tanzimata kadar Anadolu Eyaleti’nin sancaklarından biriydi. Bu tarihten Cumhuriyetin kuruluşuna kadar Kastamonu’ya bağlı bir sancak merkezi olarak kalan Çankırı, Cumhuriyetle birlikte il merkezi oldu.

Advertisement

TARİHSEL ESERLER: Çankırı il merkezinde Antik Çağ’a ait sözü edilmeye değer bir tek kale vardır. Günümüze çok yıkık durumdadır. İl merkezinde bulunan Türk dönemi anıtlarının en çok tanınanı Çankırı Ulu Camisi’ dir; 1522-1558 arasında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Klasik Osmanlı cami mimarlığında önemli bir yere sahiptir. Tek şerefeli bir minaresi vardır. Kent merkezinde, Candaroğulları’nın 1397’de yaptırdığı İmaret Camisi günümüzde özgün niteliklerini yitirmiştir. Aynı adla anılan mahalledeki Ali Bey Camisi 1609’da yaptırılmıştır. 1720’de yaptırılan Yeni Cami ile 1797’de yaptırılan Mirahor Camisi de, mimarlık açısından fazla özellik taşımayan mescit nitelikli yalın yapılardır.

Çankırı il merkezinde Türk dönemine ait en eski eser Taş Mescid adıyla anılan Cemaleddin Ferruh Şifahanesi’dir. Anadolu Selçuklu Sultanı Alaattin Keykubat’ın lalası ve emiri Cemalettin Ferruh tarafından 1235’te yaptırılmıştır. Ancak bir bölümü günümüze ulaşabilen yapı, Anadolu Selçuklularının eyvanlı medrese türündeki önemli eserlerindendi. Bugünkü tanımıyla bir hastane olarak yapılmıştır. Yanında bulunan ve yine Anadolu Selçuklu dönemine ait olduğu saptanan 1243 tarihli darülhadis ve türbe oldukça sağlam durumdadır. Türbede Cemalettin Ferruh gümülüdür. Yine Anadolu Selçuklu dönemine ait ancak mimarlık açısından fazla ilginç olmayan mezar anıtları olarak Çankırı Kalesi nin içindeki Karatekin Türbesi ile Dizdar Mahallesindeki 1272 tarihli Şeyh Mehdi Türbesi sözü edilmeye değerdir. Danişmentliler döneminde yapılan Karatekin Türbesi’nde Çankırı fatihi Karatekin gömülüdür. Osmanlı dönemine ait eserler arasında ise 17. yüzyılda yapılan Çivitçioğlu Medresesi ile yine ‘aynı yüzyıla ait Karataş Hamamı ve Buğday Pazarı Hamamı sayılabilir.


Leave A Reply