Çekirdekçik Nedir?

0

Çekirdekçik nedir? Çekirdekçik kimyasal yapısı ve görevleri hakkında bilgi.

ÇekirdekçikÇekirdekçik hücrede çekirdeğin içinde toparlağımsı, yoğun, sınırları belirgin, parlak noktacıklar biçiminde görülen cisimcikler Nukleolus adını alır. İlk kez Fontana tarafından (1781) yılanbalığı hücrelerinde tanımlandı. Canlıların çoğunda çekirdekçik bulunmakla birlikte bakterilerde farklılaşmamış embriyolaşmamış embriyo hücrelerinde, spermatozoonda çekirdekçik bulunmaz.

Advertisement

Çekirdekçikler genellikle çekirdeğin (nukleus) ortasında yer alır. Çekirdekçiğin çekirdek içinde zaman zaman yer değiştirdiği incelenmiştir. Etrafında çekirdeğin öteki bölümlerine karşı kendisini ayıran bir zar yoktur. Çekirdekçiğin büyüklüğü ile hücrenin sentez etkinlikleri arasında doğru orantı vardır. Örneğin sperm hücreleri ve kas hücreleri gibi çok az protein sentezi yapılan hücrelerde çekirdekçik ya çok küçüktür ya da hiç bulunmaz. Tersine sinir hücreleri, iç salgı bezi (endokrin) hücreleri gibi fazla protein sentezi yapan hücrelerde çekirdekçik iri ya da sayıca fazladır. Çekirdekçik bazik boyalarla kuvvetle boyanır.

Kimyasal içeriği incelendiğinde % 5 oranında RNA (Ribonükleik asit) olduğu görülür. Bitki hücrelerinin çekirdekçiklerinde RNA oranı daha fazladır, yaklaşık % 10-20 kadar. Çekirdekçikte en fazla bulunan madde proteindir. Proteinler çekirdekçiğin kuru ağırlığının % 70-% 92’sini oluştururlar. Başlıca proteinleri fosfoprotein tipindedir. Ayrıca, günümüzde çekirdekçiğin içinde DNA’nın (Deoksiribonükleik asit) varlığı da kanıtlanmıştır. Canlılarda çekirdekçik sayısı değişkendir. Genellikle hücrelerde bir ya da iki, seyrek olarak da çok sayıda çekirdekçik bulunur. îkiyaşayışlıların yumurtalarının gelişmesi sırasında çekirdekte 1.000’e yakın çekirdekçiğe rastlanır.

Hücrelerde çekirdekçiğin görevlerinden birinin sitoplazmadaki protein sentez merkezleri olan ribozomların yapımı olduğu ileri sürülür. Özellikle ribozomların yapısındaki ribosomal RNA’yı yaptığı bilinmektedir. Çekirdekçikler hücre bölünmesinin başlangıcında yavaş yavaş küçülüp kaybolur. Bölünmenin sonunda yani telofaz evresinde yeniden belirgin duruma gelirler.

Advertisement


Leave A Reply