Cemo Kitap Özeti – Kemal Bilbaşar

1

Kemal Bilbaşar’ın Cemo adlı kitabı konusu, yorumlar, kısa özeti, tanıtımı. Cemo kitabı ile ilgili bilgi.

Cemo Kitap Özeti – Kemal Bilbaşar


Kitabın Adı:Cemo
Kitabın Yazarı:Kemal Bilbaşar

Kitabın Özeti:

Cemo, Orta Anadolu köylerindeki ağalık düzenini anlatır. Köylü, hükümeti, kanunları bilmez. Köyün beyine bağlıdır. Beyin her isteği kabul edilir. Hükümetle olan ilişkileri de bey düzenler. Bey, köylünün bir çeşit yarı tanrısıdır.

Değirmenci Cano da Bey’e bağlıdır. Cesur, güçlü, yiğit bir savaşçıdır. Karısı ölmüş, kızı Cemo yetim kalmıştır. Onun için Cano eşinin sevgisini kızına vermiştir. Cemo kara saçlı, ceylan gözlü, hünerli bir güzeldir. Babası bildiklerini ona da öğretir. Cemo’yu hem kadın, hem de erkek gibi yetiştirir. Büyüyünce kimse onun bileğini bükemez.


Bir gün, Bey Cano’yu çağırtır. Bey düşüncelidir. Çünkü, bir kaç ay önce tanınmış (…) bey’ine armağanlar göndererek, kızını istetmiştir. Fakat armağanlar azımsanmış, babası kızını başka bir beyin oğluna vermiştir.

İşte Cano bunun için çağırılmıştır. Gelin, bir hafta sonra topal damadın evine götürülürken, yolu kesilecek ve ne pahasına olursa olsun kaçırılacaktır. Cano bu tehlikeli görevi kabul eder.

Günü gelince, Cano ile adamları Kamorit dağında pusuya yatarlar. Gelin alayı yaklaşınca, iki yönden saldırırlar, tabancalar patlar. Gelinin atı ürkerek dağa doğru koşar. Cano hemen önünü keser. Kızı terkisine alır. Günlerce süren maceralı bir kovalamacadan sonra, görevini yerine getirir.

Cemo gittikçe büyür, güzelliği dillerde dolaşır. Onu istemeyen kalmamıştır. Aralarında ünlü Sorikoğlu bile vardır. Cano, gelenlere, «kızım satılık değildir. Onu yiğit olan, bileğine güvenen alacak» der.


Beklenen gün gelir. Kargadüzü’nde yarışma düzenlenir. Cemo’yu isteyenler önce birbirleriyle güreşir, türlü hüner gösterirler. Sona kalan, Cemo’yla güreşecektir. Ne var ki, oyun ilerledikçe, güreşenler de bir bir yere serilirler. Cemo’yla güreşecek yiğit kalmamıştır meydanda. Bu sırada uzaktan zil sesleri duyulur. Gelen Çancı Memo’dur. Köylüler Memo’yu tanır, ne yiğit olduğunu bilirler. Memo’nun gelişiyle yarışmanın en zorlusu başlar. Cemo hem dövüşür, hem de sevgiyle bakar Memo’ya. Oyunu Memo kazanır. Köylülerin hayran bakışları arasında Cemo’yu terkisine alarak yola koyulur. Tepedeki çiçeklerle bezenmiş düzlüğe inerler.

Zengin Sorikoğlu toprakları köyün beyinden satın alır. Köylülere cefa etmeye başlar. Onlardan para ister, uydurma borç senetleri düzenler. Halk dayanamaz. Erkekler toplanarak şehre giderler. Memo orada bir tanıdık bulur, dertlerini anlatırlar. Ardından Vali’ye çıkarlar. Vali yapılan işlerin dosyasını inceler. Her şey kanuna uygundur. «Bundan sonra Sorikoğlu size kötü davranırsa doğru bana gelin, o zaman haddini bildireyim» der. Fakat köylüler Sorikoğlu’na «Bey»demeye yanaşmazlar. Memo, bir kez de askerlikteki komutanına yazar, ondan yardım ister.Bir gün köye jandarmalar gelir. Memo’ya beklediği cevabı getirirler. Komutan Fahri Bey duruma el koymuştur. Vakti gelince onlara yardım edecektir. Nitekim, merkeze dört saat uzakta Çatalgediği denilen, terkedilmiş bir köyü askerler onarırlar. Köylünün yarısı Sorikoğlu’nda kalır, öbürleri oraya göçerler.

Köylüler, ağasız, beysiz düzeni ilkin yadırgarlar. Sonra yavaş yavaş alışırlar. Elbirliğiyle işleri yürütürler. Gelgelelim, Sorikoğlu yine ortaya çıkar. Köye baskın verir. Döver, kırar geçirir herkesi. Cemo yediği tekmeden çocuğunu düşürür, hastaneye kaldırılır. Memo daha önce yaptığı çanları satmak için Dersim’e gitmiştir. Giderken Sorikoğlu’nun adamları onu da öldüresiye döverek yol ortasında bırakırlar. Yakın göylerden gelip Memo’yu kurtarırlar.

Sorikoğlu kaymakamla işbirliği yapar. Çeşitli iftiralarla Cono’yu ve köyün işe yarar öbür erkeklerini hapse attırır. Memo ile arkadaşı Cemşido öç almak üzere sözleşirler.

Bir gün Sorikoğlu ile kaymakam hastaneden taburcu edilen Cemo’yu da yanlarına alarak, yayla evine giderler. Orada Cemo içki meclisinde oynatılacaktır. Memo bunu duyunca arkadaşlarıyla harekete geçer. Sorikoğlu’nun çobanı Memo’ya yardım eder, önce köpekleri öldürür. Sonra ona evin yolunu gösterir. Baskın yapılır. Cemo Sorikoğlu’nu sopa ile döverek öldürür. Ardından evini ateşe verir. Artık köyde kalamazlar. Atlarına binerek kaçarlar.

Kitap Hakkında Yorumlar ve Yargı


«Sözlü geleneğin halk arasında yaygın eski kaynaklarına, temaları ve motifleriyle sahip çıkan K. Bilbaşar’ın, dil ve anlatımında da o eski hikayecilik geleneklerinden hayli şey aldığı görülüyor. Son yılların edebiyatında sürekli olarak yalnız batıyı örnek alanların karşısına, bu eserindeki tutumu ile karşı çıkan K. Bilbaşar’ın yeni bir yol açma, hikaye ve romanımızı bu halk kaynağından yenileme amacında olup olmadığını önümüzdeki yıllarda herhalde daha yakından anlama fırsatını bulabileceğiz. Kemal Bilbaşar, bu romanında Doğu Anadolu insanının sorunlarını pek fazla eşelemeden, yüzeyden sergilemiş. Şiirli destan havası, romanın yarısından sonra gittikçe hızlanan bir tempoyla, Doğu Anadolu toplum düzenindeki ağalık-kulluk sorunlarına, devlet-ağa-topraksız kullar arasındaki çatışmalara doğru yöneliyor. Halk kaynağından alınan malzemeyi çağdaş sorunları belirlemede kullanması ilgi çekici bir deneme (Tahir Alangu)





1 Yorum

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?