Çene İle İlgili Deyimler ve Anlamları

0
Advertisement

İçinde çene kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları. Çene hakkında deyimler ve anlamları

ağzını tutmak.
gevezelik etmek, yerli yersiz, sürekli konuşmak: “Çenesinin bağı çözülmüştü, cıvıldıyor, annesinden, babasından söz açıyordu.” -O. Kemal.
rüşvet alıp yemek.
söz fırsatı vermek: “Büyük hanım gece erken yatıp kocasının çenesini açtırmamak için şimdi öğle yemeklerinden sonra biraz kestiriyormuş.” -M. Ş. Esendal.
sıkıntı ve üzüntüden konuşamamak: “Hiçbirimizin çenesini bıçak açmıyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
çok yaşlanmak: “Bu kez gelen, burnu çenesine değmiş bir acuzeydi.” -İ. O. Anar.
gevezelik etmek: “Komşu kadınlar akşam yemeğinden sonra onun etrafında toplanırlar, geç vakitlere kadar çene çalarlardı.” -R. N. Güntekin.
karşı tarafa anlatabilmek veya kabul etmesini sağlamak için bir konu üzerinde uzun uzun konuşmak: “Feti Bey’in boşu boşuna çene patlatmayacağı herkesçe bilinirdi.” -K. Korcan.
birbirinin sözünü keserek susmamacasına konuşmak: “Arif gibi bir adamla çene yarışına girmek istememekle beraber susup oturamazdı.” -M. Ş. Esendal.
karşılıklı gevezelik etmek, çok konuşmak: “Çene yarıştırmak gelmiyordu içimden.” -O. Kemal.
konuşmayı sürdürmek: “Şu bitkin hâliyle dayısına çene yetiştirecek gücü yoktu.” -A. Kulin.
boşuna söyleyip durmak.
durmadan konuşmak, gevezelik etmek: “Sabahtan akşama kadar uyukluyorsun, gece olunca çenen açılıyor.” -M. Ş. Esendal.
can çekişirken çenesi titremek: “Hasta aksırır gibi bir ses çıkardı. Döndü, baktı; -Ne istiyor?… dedi, ağa cevap vermedi. Çenesi atıyordu.” -Ö. Seyfettin.
gereksiz yere sürekli konuşmak.
yerli yersiz konuşup gevezelik etmek.
alt ve üst çene sımsıkı bir durumda bir araya gelmek.
1) bir şey yemek: “Yavrum gelinim! Kapının önünden yemiş mi aldın? Ölmüşlerinin canı için biraz da bana tattır; canım sıkılıyor, azıcık çenem oynarsa sevinirim.” -H. R. Gürpınar. 2) çok konuşmak.
aşırı derecede konuşmak, gevezelik etmek.
1) çok konuşmasına sebep olmak: “Fakat bu inat, Emine’nin çenesini açmış; kızın ne kadar kusuru varsa babasından geldiğini söylerken Tevfik’e ağzını açmış, gözünü yummuştu.” -H. E. Adıvar. 2) çok konuşmak, gevezelik etmek.
1) ölen bir kimsenin çenesi altından geçirilen tülbendi başının üstünde düğümlemek; 2) mec. bir kimsenin ölümünü istemek.
iyice dövmek.


Yorum yapılmamış

Reply To özlemmmmm Cancel Reply