Cennet Balığı Özellikleri ve Bakımı

0

Cennet Balığı nasıl bir balıktır? Cennet Balığı türleri, üretimi, yaşam koşulları, beslenmesi, bakımı ve özellikleri hakkında bilgi.


CENNET BALIĞI (MACROPODUS OPERCULARİS)

Cennet kuşunun renk güzelliği ve armonisini anımsatması yönünden Latince isminden çok Cennet Balığı adıyla tanınır. Boyu sekiz-dokuz santimdir. Koyu portakal rengi bir fon üzerine, mavi dikey renk bantlarıyla bezenmiştir. Sivri bir uçla sonuçlanan ve kuyruk yüzgecine kadar ulaşan sırt ve karın yüzgeçleri kırmızı renkli olup, üzerinde mavi çizgileri vardır. Kuyruk yüzgecinin her iki lobu, uzun tül şekliyle kırlangıç kuyruğunu hatırlatır. Erkeğinin solungaç kapağı üstünde parlak mavi leke vardır. Dişisinin rengi, erkeğininkine oranla daha soluk ve yüzgeçleri daha kısadır. Çin ve Formoza menşeli olan bu balıklar, her türlü yiyecekle beslenebilir. Güzel olduğu kadar dayanıklı bir balıktır. Tuzlu suda yaşayabilir. Düşük ve yüksek ısıya tahammüllüdür. Fakat ani ısı değişikliklerinden korunması gereklidir. Fazla bir havalandırmaya da ihtiyaç göstermez, havadan aldıkları serbest oksijenle yaşayabilirler. Karakter bakımından. Beta Splendens’ten daha sakin olmakla birlikte, karma akvaryumlarda diğer balıkları rahatsız edebilirler. Fazla ışıktan hoşlanmazlar.

Cennet Balığının üretilmesi oldukça kolaydır. Dikkat edilmesi gereken çok önemli bir husus akvaryumda eşleri bir kez teşekkül ettikten sonra bir daha onları birbirinden ayırmamaktır. Bu şekilde bir çift Cennet Balığı, yumurta dökme mevsimi gelince, bekletilmiş yağmur suyuyla doldurulmuş, ısısı 26°C çıkartılmış bol bitki örtüsüne sahip bir akvaryuma alınır. Önce erkek su yüzeyinde köpükten bir yuva yapar. Bu yuva çürümeye yüz tutmuş bitki artıkları ve diğer yüzen su üstü bitkileriyle kuvvetlendirilir. Balığın ağzından çıkardığı tükürüklü hava kabarcığı yapışıdır. Gerek bitki parçalarını ve gerekse yuvanın yapımından sonra yerleştirilecek yumurtaları gayet güzel tutar. Kuvvetli bir su akımı olmadıkça yuva kolay kolay dağılmaz ve yumurtalar düşmez. Bu köpük yuva genellikle bir desimetrekare yer kaplar. Kalınlığı 2 ila 3 cm. arasındadır. Bazen dişinin de yuva yapımına yardımcı olduğu görülür. Ancak çoğunlukla yuvanın yapımını izlemekle yetinir. Dişi eğer yuvayla pek ilgilenmiyor veya gizlenmeye, kaçmaya çalışıyorsa yumurta dökmeye hazır değil demektir. Bu durumda döl almaktan vazgeçmelidir aksi halde erkek dişiyi yumurta dökmeye zorlar ve oldukça da hırpalar.

Eğer dişi yumurta dökmeye hazırsa, dişi ve erkek karşısındakinin boşluğunu arayan iki güreşçi gibi birbirlerinin çevresinde dolanır dururlar. Erkek dişinin arkasına dolanmak ister. Dişi ise ona fırsat vermek istemez. Nihayet erkek fırsatını bulur bir at nalı şeklinde dişiyi sarar. Dişi bu kucaklaşma sırasında on ila yirmi arasında yumurta döker ve sırtüstü dönerek bekler. Bu anda yumurtalar erkek tarafından döllenir. Yumurtalar hafiftir. Dibe hemen çökmezler. Bu yumurtalar erkek tarafından yapışıcı tükürükle sarılarak süratle köpükten yuvanın içine yerleştirilir ve yeniden, yumurta dökümü için aşk kucaklaşmaları başlar. Bu işlem böylece bir, birbuçuk saat kadar sürer. Bu aşk öyküsünü resimlerle tüm canlılığıyla izliyorsunuz. Erkek dişiye, görüldüğü gibi yuvanın tam altında sarılmıştır.

Yumurtaların dökülmesi ve yerleştirilmesi bitince dişinin yumurtaları yememesi için başka bir akvaryuma alınması gerekir. Üreme akvaryumunda bırakılan erkek, yuvadan düşebilecek yumurtaları yeniden yapışkan tükürükle sararak köpük yuvaya yerleştirme görevini yüklenecektir.


Yavrular ortalama otuz saat sonra yumurtadan çıkarak akvaryum ailesine katılırlar. Ancak babaları akvaryumdaysa doğmalarıyla yem olmaları pek fazla zaman almayacaktır. Yumurtadan ilk çıkan yavru babanın akvaryumdan alınması gerektiğini hatırlatan bir alarmdır. Unutmayınız.





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?