Çevre Koruma Haftası İle İlgili Yazı (5 Haziran Dünya Çevre Günü)

0
Advertisement

Çevre Koruma haftası ne zamandır, anlamı ve önemi ile ilgili bilgi, Çevre Koruma Haftası konulu yazı örneği.

Çevresel Faktörlerden Korunma

Çevre Koruma Haftası İle İlgili Yazı

Biz insanlar doğduktan sonra tüm yaşamımızı bir çevre içinde sürdürürüz. Bu çevre yakından uzağa doğru tüm canlılar, toprak, su ve havanın temelini oluşturduğu yaşayan bir ortamdır. Biz buna “doğa” diyoruz. Doğanın emelini oluşturan canlılar, toprak, su ve havanın yeteri kadar olmadığını veya hiç olmadığını düşünsek, acaba ne olurdu?

Bugün dünyamız artık yaşlanmıştır. Üzerinde milyonlarca yıldır insanlar, gereksinmeleri olan canlıları, toprağı, suyu ve havayı istedikleri gibi ve istedikleri ölçüde, geleceği de hiç düşünmeden kullanmışlar ve harcamışlardır. Üstelik dünyada yaşayan insan sayısı her yıl büyük bir hızla artmaktadır. Dünyadaki hızlı nüfus artışı, bilim ve teknolojideki gelişmeler, insanların en çok gereksinmesi olan kaynakları da azaltıp tüketmekte ya da kirletmekte, kullanılmaz duruma sokmaktadır. İşte biz bu duruma “çevre kirlenmesi” diyoruz. Görüldüğü gibi çevre kirliliğinin de yine baş sorumluları insanlardır. Bu nedenle tüm dünyada ve yurdumuzda “Çevre Koruma Haftası”nı değerlendirip, kutlamaktayız.

Çevre ve İnsan - Çevre Kirliliğini Önlemek İçin Ne Yapmalıyız

Advertisement

5 Haziran Dünya Çevre Günü

Ayrıca, Birleşmiş Milletler‘in önerisi üzerine her yıl 5 Haziran tarihi tüm ülkelerde kutlanmak üzere Dünya Çevre Günü olarak benimsendi ve ilk Çevre Konferansı 5 Haziran 1972’de Stockholm’de toplandı. Bu tarihten sonra her yıl 5 Haziran gününde Birleşmiş Milletler Çevre Programı Dairesi’nce bir ülkede çevre konferansı düzenlemede ve bu konferanslara yurdumuzun da uzmanlar katılmaktadır. Ayrıca Çevre Günü nedeniyle ülkemizde de toplantılar, seminer ve konferanslar düzenlenerek çevremizle ilgili sorunlar ve bunların çözüm yolları tartışılıyor. Bu etkinlikler, bizde bir hafta boyunca sürdürülmektedir.

Yurdumuzda yaşayan insanların daha sağlıklı ve mutlu olabilmesi için, içinde yaşadığı çevre de güzel, sağlıklı ve uyumlu olmalıdır. Örneğin nüfusumuzun büyük bir bölümü kentlerde yaşamaktadır. Bu insanlara dinlendirici yeşil alanlar, (parklar, bahçeler vb.), iyi nitelikli bol içme ve kullanma suyu, teneffüs ödebilecekleri temiz bir hava olmalı ki, kent insanımız sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürdürebilsin. Yurdumuzdaki büyük kentlerde temiz su ve hava, yeşil alan özlemi ve isteği gün geçtikçe artmaktadır. Ayrıca, kırsal alanlarımıza kadar yayılma eğilimi gösteren sanayi kuruluşlarının bu bölgelerdeki temiz havayı kirletmemesi için şimdiden önlem alınması bir ulusal görev olarak karşımızdadır.

Sağlıklı bir çevrenin yaratılması ve korunması konusunda bizlere büyük görevler düşmektedir. Yakından uzağa içinde yaşadığımız, bize sağlık ve mutluluk veren çevremizi en iyi şekilde korumalı, gerekli düzenlemeleri yapıp daha güzel yaşanır bir çevre durumuna getirmeliyiz. Her şeyden önce çevremizi kirletmemeliyiz, kirletenleri de uyarıp, engellemeliyiz. Bize yaşam veren su ve havayı, mutluluk kaynağımızı teşkil eden çevreyi (toprak ve yeşil alanlar) çok dikkatli ve iyi değerlendirmeliyiz. Bunda başarılı olursak yaşamımız mutlu ve sağlıklı olacaktır.


Yazı – 2


Tüm canlı ve cansız varlıkların oluşturduğu doğal ortama çevre denir.

Advertisement

Doğada bulunan tüm varlıklar birbiriyle etkileşim içinde yaşarlar. Nasıl ki toprak bitkiye muhtaçtır, bitki de güneşe, suya muhtaçtır. İnsanlarda bitkilere, hayvanlara muhtaçtır. Bazı hayvanlar diğerlerine, tozlara, bakterilere muhtaçtır. Bu örnekler canlıların varlıklarını devam ettirebilmeleri için birbirlerine gereksinim duyduklarını göstermektedir. Doğada yer alan tüm canlılar ve cansız varlıklar uyum içerisinde yaşarlar. Buna doğal denge denir.

Doğal Dengenin Bozulması

İnsanların gereksinimlerinin çoğalması, sanayinin gelişmesi, nufüsun hızla artması, yerleşme sorunları doğal dengenin bozulmasına neden oldu.

Doğal dengeyi bozan bu olumsuzluklar iki türlü kirlilik ortaya çıkarmaktadır. Petrol atıkları, pet şişeler ve deterjanların yarattığı kirliliklere kalıcı kirlilikler diyoruz. Bunlar doğada parçalanmadan uzun süre varlıklarını devam ettirmekteler.

Yemek artıkları, kağıtlar, baca dumanları geçici kirliliğe neden olmaktadır. Çüokii bu atıklar uzun süre varlıklarını devam ettirmezler.

Advertisement

Sağlığı Etkileyen Çevresel Etmenler

Çevre Kirliliğini Oluşturan Etkenler

  • – Sanayi kuruluşlarının bacalarından çıkan gazlar ve fabrika atıkları.
  • – Motorlu taşıtların eksozlarından çıkan gazlar.
  • – Denizlere ve akarsulara bırakılan çeşitli atıklar.
  • – Tarım ilaçlarının uzun süre bozulmayan kimyasal bileşikleri.
  • – Kömür kullanımında bilinçsizce yakılması sonucu çıkan gazlar.
  • – Çöplerin uygun biçimde depolanmayışı.
  • – Gürültü
  • – Radyoaktif maddeler.
Çevre Kirliliği

Doğanın canlılığının, dünyanın yaşamlırlığının, insanın varoluşunun temel k< lu doğayı korumaktan geçer. Doğayı korumadığımız zaman aşağıda belirttiğimiz k liklerin oluştuğuna tanık oluruz.

  • a. Hava kirliliği
  • b. Suların kirlenmesi
  • c. Toprağın kirlenmesi.

Çevre Sorunlarıyla İlgilenen Kuruluşlar

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra çevre sorunları tüm dünyanın gündemine ut muştur. 1972 İsviçre’de “Dünya Çevre Sorunları Konferansı” düzenlenmiştir. I’) M.ı 1972’de Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince Toprak Anlaşması” im/.,ıl,muştu anlaşma ile suyun ve toprağın kirliliğinin önlenmesine yönelik çalışm.ıl.ır v.ıptl 1972’den beri Haziran ayının ikinci pazartesi günü bütün dünyada çevrenin korum sı için değerlendirilmektedir.

Ülkemizde Çevre Korunması İle İlgilenen Kuruluşlar

  1. 1 Şubat 1978’de Türkiye Çevre Sorunları Vakfı kuruldu. 1984’de Çevre t.eı Müdürlüğü adını aldı.
  2. Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlığı
  3. Sağlık Bakanlığına bağlı Hıfzısıhha Enstitüsü
  4. Tübitak
  5. Üniversitelerin çevreyle ilgili bölümleri.
  6. Doğal Hayatı Koruma Derneği
  7. Türkiye Doğayı Koruma Vakfı
  8. Türkiye Erezyonla Mücadele ve Ağaçlandırma Vakfı
  9. Türkiye Hava Kirliliğiyle Savaş Derneği, Çevre Kanunu ve Kültür ve Tat Varlıklarını Koruma Kanunu’da yürürlüğe girmiştir.

Advertisement

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?