Çizmeli Kedi Masalının Özeti – Charles Perrault’tan Çizmeli Kedi

0
Advertisement

Charles Perrault’un Çizmeli Kedi isimli masalının özeti, konusu. Çizmeli Kedi masalı oku, hikayenin geniş özeti.

Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

Bir Zamanlar . . . bir değirmenci ölmeden önce, en büyük oğluna değirmenini, ortanca oğluna eşeğini bırakmış. . . en küçük oğluna ise bir kedi bırakmış. “Şimdi bu biraz haksızlık!” diyebilirsiniz; ama işte değirmenci böyle bir kişilikmiş! En büyük oğul değirmeni almış, ikinci oğul eşeği alıp para kazanmak yola çıkmış. . . üçüncüsü oğlan ise bir taşa oturup, “Bir kedi! Bununla ne yapacağım?” diye hayıflanmış.

Ama kedi sahibinin sözlerini duymuş ve “Endişelenme Sahip. Ne düşünüyorsun? Yarı harap bir değirmenden ya da uyuz bir eşekten daha az değerliyim? Bana bir pelerin, tüylü bir şapka, bir çanta, bir çift bot ve ne yapabileceğimi göreceksin. ” demiş.

Genç adam, hiç şaşırmamış, çünkü o günlerde kedilerin konuşması oldukça yaygınmış. Kediye istediklerini vermiş. Kedi uzaklaşırken kendinden emin ve neşeliymiş. “Yakında görüşürüz!” demiş.

Advertisement

Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi’nin Planı

Kedi hemencik şişman bir yabani tavşan yakalamış, çantasına atarak, kale kapısını çalmış. Kralın karşısına çıkmış ve şapkasını çıkartarak, “Majesteleri, ünlü Efendim Marki bu tombul tavşanı hediye olarak gönderdi. ” demiş.

“Ah,” demiş Kral, “Çok teşekkürler.”

Ertesi gün, çantasına doldurduğu kekliklerle birlikte kedi tekrar gelmiş. “Cesur Efendim Maki’den bir hediye daha” demiş, keklikleri takdim etmiş.

Advertisement

Kraliçe, “Efendin Marki gerçekten çok saygılı bir beyefendi.” demiş.

Sonraki günlerde, Çizmeli Kedi, tavşan, keklikleri ve tarlakuşları taşıyarak kaleyi düzenli olarak ziyaret etmiş ve hepsini Efendisi Marki adına Kral’a sunmuş. Saraydaki halk bu asil beyefendi hakkında konuşmaya başlamış.

“Büyük bir avcı olmalı,” demiş biri.

“Krala çok sadık olmalı,” demiş bir başkası.

Advertisement

Ve bir diğeri, “Acaba o kim? Onu hiç duymadım.” demiş.

İnsanlara ne kadar çok şey bildiğini göstermek isteyen biri ise, “Ah, evet, ismini daha önce duydum. Aslında babasını tanıyordum” diye cevaplamış.

Kraliçe, bu hediyeleri gönderen bu cömert adamla çok ilgilenmiş. “Efendin genç ve yakışıklı mı?” diye sormuş kediye.

“Oh evet. Ve çok da zengin,” diye yanıtlamış Çizmeli Kedi. “Aslında, siz ve Kral onu kalesinde ziyaret ederseniz çok onur duyarız.” demiş.

Advertisement

Kedi eve döndüğünde efendisine Kral ve Kraliçe’nin onu ziyaret edeceklerini söyleyince, adam dehşete kapılmış. “Şimdi ne yapacağız” diye hayıflanmış. “Beni görür görmez ne kadar fakir olduğumu anlayacaklarf.”

“Her şeyi bana bırak,” demiş Çizmeli Kedi. “Bir planım var.”

Birkaç gün boyunca kurnaz kedi Kral ve Kraliçe’ye hediye götürmeye devam etmiş ve bir gün Prensesin her gün öğleden sonra at arabasıyla dolaşmaya çıktığını keşfetmiş. Kedi büyük bir heyecanla eve koşmuş.

Çizmeli Kedi

Advertisement

Prensesle Tanışma

“Efendim, gel,” diye bağırmış. “Planımı uygulamanın zamanı geldi. Nehirde yüzmeye gitmelisin.”

“Ama ben yüzme bilmem,” diye yanıtlamış genç adam.

“Tamam,” demiş Çizmeli Kedi. “Sadece bana güven.”

Böylece nehre gitmişler ve Kral’ın arabası göründüğünde kedi efendisini suya itmiş.

Advertisement

“Yardım!” diye bağırmış kedi. “Efendi Marki boğuluyor.”

Kral çığlıklarını duymuş ve adamlarını kurtarmaya göndermiş. Gerçekten de boğulan fakir adamı kurtarmak için tam zamanında yetişmişler. Kral, Kraliçe ve Prenses etrafta dolaşmış ve Efendi Marki’ye yeni kıyafetler getirilmesini emretmişler.

“Böyle yakışıklı bir adamla evlenmek istemez misin?” diye sormuş Kraliçe kızına.

“Ah, evet,” diye yanıtlamış Prenses.

Advertisement

Ancak, kedi adamların konuşmalarına kulak misafiri olduğunda, Efendisinin ne kadar zengin olduğunu araştıracaklarını öğrenmiş.

“Gerçekten çok zengin,” demiş Çizmeli Kedi. “Kalenin ve tüm bu toprakların sahibi. Gelin ve kendiniz görün. Kalede buluşalım.” demiş ve ayrılmış.

Ve bu sözlerle kedi, tarlada çalışan köylülere bağırarak kale yönüne koşmuş, “Eğer biri size efendinizin kim olduğunu sorarsa, Efendi Marki diye cevaplayın. Aksi takdirde pişman olursunuz.” demiş.

Ve böylece, Kral’ın arabası geçip geçtiğinde, köylüler Krala efendilerinin Efendi Marki olduğunu söylemişler. Bu arada, Çizmeli Kedi büyük, acımasız bir devin yaşadığı kaleye varmış.

Advertisement

Efendi Marki Zengin Oluyor

Kapıyı çalmadan önce, kedi kendi kendine, “Çok dikkatli olmalıyım, yoksa asla buradan canlı çıkmam” demiş.

Kapı açıldığında, Çizmeli Kedi, “Lord Ogre’yi, saygılarım!”

“Ne istiyorsun, kedi?” diye sormuş dev.

“Efendim, büyük güçlere sahip olduğunuzu duydum. Mesela bir aslana veya file dönüşebiliyor muşsunuz.”

Advertisement

“Bu kesinlikle doğru,” demiş dev, “ve ne olmuş?”

“Şey,” demiş kedi, “Fare gibi küçük bir yaratığa dönüşemeyeceğinizi söyleyen bazı arkadaşlarımla konuşuyordum.”

“Ah, öyle mi diyorlar?” diye bağırmış dev.

Kedi başını sallamış, “Şey, Efendim, ben de böyle düşünüyorum, çünkü büyük işler yapabilenler asla küçük olanları yönetemez.” demiş.

Advertisement

“Ah, evet? O halde izle!” diyerek dev bir fareye dönüşmüş.

Kedi ise hızla sıçrayarak fareyi yakalamış ve yemiş. Sonra tam zamanında kale kapısına koşmuş, çünkü Kral’ın arabası geliyormuş.

Çizmeli Kedi, “Efendim Marki’nin kalesine hoş geldiniz!” Demiş.

Kral, Kraliçe, Prenses ve prens kıyafetleri içindeki değirmencinin oğlu, arabadan inmişler. Kral: “Sevgili Marki, sen iyi, yakışıklı, genç bir adamsın, çok fazla toprağın ve muhteşem bir kalen var. Söyle bana, evli misin? ” demiş.

Advertisement

“Hayır,” diye yanıtlamış genç adam, “ama bir eş bulmak istiyorum.”

Konuşurken Prenses’e bakıyormuş. Prenses de karşılık olarak gülümsemiş. Uzun lafın kısası, değirmenci oğlu Marki, Prenses ile evlenmiş ve onunla kalede mutlu bir şekilde yaşamış. Ve zaman zaman kedi göz kırpıp fısıldıyormuş, “Görüyorsun, herhangi bir uyuz eşek ya da yarı yıkık değirmenden çok daha fazla değerliyim, değil mi?”


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?