Çocuk Gelişiminin Evreleri Nelerdir? Çocukluk ve Büyümenin Ana Hatları

0

Çocuk gelişimin evreleri nelerdir? Çocuğun kısa tanımı, doğumdan önce çocuk ve çocuk gelişmesinin devirleri ile ilgili bilgiler.

Bebek

Çocuk Gelişiminin Evreleri

ÇOCUK, doğumdan erinliğe (bülûğa) varıncaya kadar geçen yaşlardaki insan yavrusudur. Yüzyıllar boyunca çocuğun ve çocuk bakımının önemi gerçek olarak anlaşılamamış, çocuk eğitimiyle ilgili konular bilgisiz kimselerin geri usullerine bırakılmıştı. Bugün çocuğun büyüme ve gelişmesiyle ilgili birçok noktalar bilim yolu ile aydınlığa çıkarılmış bulunmaktadır.

Doğumdan Önce

Çocuk hakkında yapılan son araştırmalar, doğumdan önceki devrenin bile çocuğun ruhi gelişmesinde rol oynadığını ortaya koymuştur Çocukta görülen birçok davranışların doğumdan önce yerleştiği artık bir gerçek olarak biliniyor Öğrenmenin doğumdan önce başladığına dair bugün elimizde deliller vardır Ancak, öğrenilen şeylerin mahiyeti, azlığı çokluğu henüz kesin olarak bilinemiyor. Gebelik sırasında annenin zihni durumunun ceninin ruhi hayatına etki yaptığı anlaşılmıştır. Aynı şekilde, annenin doğumdan önceki sağlık durumu beslenmesi de ana karnındaki yavruya fizikî bakımdan etki yapar. Bu bakımdan anne, baba, daha doğumdan önce, çocuklarının bakımı ile ilgilenmelidir. Doğumla birlikte, çocuk hayatının ilk safhası bitmiş, bebeklik safhası başlamış olur.

Çocuk Gelişmesinin Devirleri

Çocukların normal olarak geçirdiği 4 devre vardır: 1) Bebeklik; 2) İlk çocukluk; 3) Son çocukluk; 4) Erinlik (bülûğ)

Konuşan Bebek

1. — Bebeklik:

Doğumdan iki yaşına kadar süren devredir. Yeni doğan çocukların vücut oranları büyükler gibi değildir Baş fazla büyük, el ve ayaklar, aksine, küçüktür. Bazılarının başı tam biçimli olmaz İlk bakışta, yeni doğan bebeklerin duyu organları tam gelişmiş gibi görünürse de ilmî araştırmalar bunun aksini göstermiştir. Göz kasları henüz çok zayıf olduğundan bebekler hemen hemen hiçbir şeyi net olarak göremezler Gözün iç kesimleri de gelişmiş olmadığî için yeni doğan bebekler renk körüdür. Kulaklarının içi, doğumdan Önce içinde büyüdüğü torbanın zarı ile tıkanmış olduğundan, ses de duyamaz. Buna karşılık, tatma ve dokunma duyulan daha fazla gelişmiştir Bebek sıcakla soğuğu da iyice sezer.

Bebek dünyaya gelir gelmez ağlamaya başar. Bu «doğum ağlaması» ciğerleri havayla doldurur, böylece solunum başlar. Ancak, çocuğun solunum sistemi de daha başka organları gibi tam gelişmiş değildir. Bunun için, çok sık ve düzensiz solur. Uç aylık oluncaya kadar bebekler dakikada 40 – 60 soluk alırlar, nabızlarının vuruşu da dakikada 120 – 140 arasıdır. İki yaşındaki çocukların solunumu dakikada 25 – 30’a, nabız vuruşları da 90 – 120’ye düşer,

Bebek kaslarını istediği gibi kullanamaz. Başını dik tutamaz, olduğu yerden kıpırda-namaz, oturamaz, oturtulacak olursa düşer. Bebekler doğumdan itibaren devamlı ve hızlı bir gelişme çağına girdiklerinden, onlardan bu gibi hareketleri vaktinden önce yapmaları beklenmemelidir. Meselâ, bebek ancak altıncı ayında oturur. Bazı kimselerin yaptığı gibi etrafını yastıkla besliyerek onu vaktinden önce oturtmaya çalışmak sağlığı için zararlıdır.

Bebeklerin büyümesinin ana hatları şöyledir :

Göbeğin düşmesi: 4-7. gün
Göbek yarasının kapanması: 6-10. gün
Bilerek gülmesi: 2. ay
Başını yataktan kaldırması: 6-8. hafta
Hareket eden bir şeyi gözleriyle takip etmesi: 2. ay
Gördüğü kimseleri tanıması: 3-4. ay
Etrafındaki parlak şeyleri tutmak istemesi : 5. ay
Ağırlığının doğumdakinin iki katını bulması : 6. ay
Oturması : 6. ay
Kolundan tutulunca ayakta durabilmesi: 7-8. ay
Bir kimsenin yardımı ile yürümesi: 9 ay
Yatağından kendi kendine tutunarak ayağa kalkması : 8. ay
Konuşması: 11 – 12. ay
Yürümesi: 11-12 ay
Koşması: 2 yaşında
Bıngıldağın kapanması: 15-16, ay

Görülüyor ki bebekler doğumdan itibaren sürekli bir gelişme geçirirler. Uyku ve yemek durumlarındaki gelişme de bunlarla at-başı beraber gider. Yeni doğmuş bir bebek mama saatleri dışında daima uyur. Buna göre, günden hiç olmazsa 21 saat uyku normaldir. Aldığı besinde de devamlı bir artış kaydedilir.

emekleyen

2. — İlk çocukluk:

İki yaşından altı yaşına kadar sürer. Çocuk artık bütün vücudunu istediği gibi hareket ettirmeyi, konuşmayı öğrenmiş şimdi çevresini tanıma, öğrenme çağı gelmiştir. Bu çağda çocuk bir yandan vücutça gelişmekte devam ederken, bir yandan da zihni melekeleri kuvvetlenir. Yeni yeni şeyler öğrenmek isteğiyle yanar. Her şeyi karıştırmak, öğrenmek ister, Bunun için de sık sık sizi soru yağmuruna tutar.

Bu çağın en önemli özelliği taklittir. Ana-babanın, kendisinden büyük arkadaşlarının yaptıklarını kendi de yapmak ister.

2-3 yaşlarında çocukta bir aksilik peyda olur. Söylenenleri ya yapmaz, ya aksini yapar. Bu, çocuktaki şahsiyetin gelişmeye başlamasından, kendisini bağımsız bir insan olarak görmek isteğinden ileri gelir. Bu bakımdan, gerçek bir lüzum olmadıkça, çocuğun İşlerine karışmak doğru değildir.

Çocuk, üç yaşından itibaren daha anlayışlı olmaya başlar. Karanlık ve ölüm’ gibi şeylerden korkma da gene bu sıraya rastlar. Kız çocukları vücut yapısının erkekler gibi olmamasını endişeyle karşılarlar. İşte artık oldukça gelişen bu çocukların endişelerinin yersiz olduğunu anlatmak için her fırsattan faydalanmak, gerekirse bir çocuk hekimiyle görüşmek gerekmektedir. Aksi halde, istenmedik ruhi bunalımlara yol açılır.

3. — İkinci çocukluk:

Bu devre aşağı yukarı ilkokul çağıdır. Çocuk gene eskisi kadar anasını – babasını sevdiği halde bu sevgisini açıkça göstermez; onların kendisini açıkça sevip okşamalarından da hoşlanmaz.

Artık daha fazla bağımsız olmayı ister. Bir eşya gibi sevilmek hoşuna gitmez. Büyüklerden, hiç değilse hoşlanmadığı kimselerden uzak durur. Kendisini büyümüş görmek istediği için büyüklerin hal ve hareketlerini taklit eder. Bu bakımdan, bu devrede bazı kötü huyların yerleşmesi ihtimali vardır.

Okulun, şüphesiz ki çocuğun eğitiminde birçok bakımlardan büyük rolü vardır; fakat, en büyük faydası onu toplum hayatına alıştırmasıdır.

4. — Erinlik (bülûğ):

Çocuğun gelişmesi erinlikten önceki yıllarda yavaşlar. Bu bir bakıma onu erinlik (bülûğ) çağının hızlı gelişmesine hazırlamak için gibi görünür.

11-12 yaşından, 22 – 23 yaşına kadar süren bu dönemin ilk önemli tarafı çocuğun cinsî bakımdan gelişmesidir. Bilhassa erinlikten sonra çocuğun hayatı büyük bir değişme gösterir. Kızlar 12-14 yaşlarında erin olurlar. Erkek çocuklarda bu dönem 1,5-3 yıl geç başlar. Vücutça gelişme de bu devrede en yüksek noktasına varır.

Bu devrede çocukların en büyük isteği artık çevreleri tarafından bir büyük insan gibi görünmek, o şekilde muamele görmektir. Ana – baba ise ona hâlâ çocuk gözüyle bakarlar. Bu, çocuğun ruhunda tepki yaratabilir.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?