Coto Donana: İspanya’nın Vahşi Hayatının Yırtıcı Hayvanların Meskeni

0
Advertisement

Coto Donana, İspanya’nın güneyinde bitmek bilmeyen bir bataklık ve çevresinde yırtıcı hayvanların mesken tuttuğu bir orman.

Coto Donana

Coto Donana

Sayısız nehir yolu ile kesişen bataklıklar, ladinlerle dolu fundalıklar ve pırıldayan beyaz kumullar, İspanya’nın güneyindeki ıssızlığın türlü olağanüstü görünümleri halinde, yan yana dizilmiştir. Çam ağaçları, göller ve mantar meşe koruları ile birlikte, Quadalquivir’in ağzında, 500 km2’den büyük bir alanı, Coto Donana Ulusal Parkı’nı meydana getirir.

Coto Donana, Avrupa’nın en önemli vahşi yaşam cennetlerinden biridir. Burası, İspanyol kartalı ve vaşak gibi nadir ve tehlike altındaki türlerin yurdu; özellikle İskandinavya ve Rusya’dan gelen yırtıcı göçmen kuşların geçici yuvasıdır.

Donana, Atlas Okyanusu’nun, altın renkli bir kumsalı yaladığı yerde başlar. Kumsalın ötesinde, “corales” denilen çökmeler nedeniyle çopurlaşmış beyaz yumuşak kumların baharda suyla doldurduğu kumullar yükselir. Sallanan palmiye ağaçları yerine çam ağaçlarının yer alması dışında tıpkı Sahra vahalarına benzer. Kumulların arkasında bir zamanlar İspanya kralları ve Medina Sidonia düklerine ait bir avlanma bölgesi olan ağaçlar, göller ve fundalık vardır. Donana adı, yedinci dükün karısı Dona Ana’dan gelir. İspanyol Armada’sının kumandanı, kralına kendisini deniz tuttuğunu söyleyerek kaçmayı denediği bir görev sayesinde, istemeden de olsa tarihe azımsanamayacak bir katkıda bulundu.

Advertisement

Coto Donana

Ressam Francisco Goya da Donana’yı, bir müşterisinin misafiri olarak ya da belki 18.yy’ın sonlarında malikanenin sahibi olan sevgilisi Alba Düşesi için ziyaret edenler arasındaydı. Düşes, Goya’nın en iyi tablolarından iki tanesinin konusuydu aynı zamanda, The Naked Maja adlı tabloya da modellik yapmış olabilir.

Donana’nın fıstık çamlarındaki görkemli kartallar, ağaçların sağlam dallarına yuva yapar. Kartal çiftlerin her birinin 50 km’lik bir avlanma bölgesine ihtiyacı vardır. Saldıkları terör yüzünden diğer kuşların intihar ettiklerini söyleyen eski bir öykü vardır; bir kartalın yaklaştığını gören bir flamingo öyle bir paniğe kapılır ki kanatlarını kapatıp kendi ölümünü hazırlar.

Çam ağaçlarının arasında değişik renklerde göller vardır. Choarco del Toro’nun suyu siyah, Santa Olalla’nın ki zümrüt yeşilidir. Orada yaşayan denizyıldızları, efendi flamingolar için besindir ve kuşlara tüylerinin renklerini veren bir madde içerir.

Advertisement

Coto Danana’nın fundalıklarında sarı çiçekli kaya güllerinden bir halı bazen yerini, süpürgeotu ve böğürtlen cangıllarına bırakır. Kaşıkçıl, balıkçıl ve leylek kolonileri, Donana kuşhaneleri olarak bilinen mantar meşe korularına yuva yapar, vaşaklar ise daha yaşlı ağaçların oyuklarına sığınır.

Coto Donana

Bataklıklar

Ağaçların ve fundalığın ötesinde, Las Marismas, çok sayıda kuşun bir araya geldiği sonsuz bataklıklar yer alır. İlkbahardan yaza kadar bölgenin tamamını basan sel, Avrupa’nın en büyük göllerinden birini meydana getirir. Bataklık, Afrika ile Kuzey Avrupa arasında göç ederken Cebelitarık Boğazı yakınlarından geçen 200’i aşkın kuş türü için bir uğrak yeridir. Bu daracık uzanan su, özellikle leylek gibi büyük kuşlar için yararlıdır. Bu uzun uçuşlar için, karanın üzerindeki sıcak hava akımları gereklidir, deniz aşırı uçuşlar onları yorardı.

Sonra, kızgın yaz güneşinin altında ıslak toprak, geniş araziler katı çamur haline gelinceye dek kurudu. Göçebe kuşlar yollarına devam etti ve akbabalar susuzluktan ölen hayvanlarla beslendi.

Advertisement

Coto Donana’daki yırtıcılar tehdit altındadır. Bataklığın suyu, sulama ve endüstri için boşaltılmaktadır ve kuruma riski belirmiştir. Sonsuz bataklıkların üzerinde gökyüzünü dolduran göçebe kuşlar, çok geçmeden geçmişe karışabilir.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?