Değerli Yapay Taşlar ve Özellikleri

0

Değerli yapay taşlar nelerdir, ve nasıl yapılır? Değerli yapay taşların özellikleri, uygulamalar hakkında bilgi.

Advertisement

Değerli Yapay Taşlar ve Özellikleri

Yapay taşlar

Yapay taşlar dış görünüşleriyle değerli doğal taşlara benzer, ancak bileşimleri tümüyle farklı olduğundan özellikleri de değişiktir. Laciverttaşının ve malakitin yapayları Eski Mısır’da bile biliniyordu. Bu işlem için değersiz bir taşın ortasına kalitesiz bir çini takılıyordu: Renklendirme öğelerinin katıldığı ince bir toz kuvars tabakası. Daha sonra kuvars tozu ve su ya da bir başka sıvıyla esnek bir macun yapılıyor ve bu maddeye çeşitli biçimler veriliyordu. Oldukça uzun bir süre cam, örneğin zümrüt, turkuvaz, akik ve oniks gibi değerli taşların taklitlerinde kullanılmıştır. Günümüzde her türlü yapay taş işleminde kullanılan değişik cam türleri vardır. Üretim girdilerini düşürmek için cam yoğrulmakta, kesiciyle kesilmemektedir. Bu nedenle yüzler keskin değil, yuvarlak ve genellikle çukurdur. Bu tür yapay taşlar bir büyüteçle yakından incelendiğinde gerçek yapısını hemen gösteren cam kabarcıkları ve cam elyafları rahatlıkla görülebilir. Dahası camın kırınım indisi ve özgül ağırlığı değerli doğal taşlardan farklıdır. 2. Dünya Savaşı öncesinde değerli taşların yapayları genellikle camdan yapılıyordu, ancak günümüzde camın yerini plastik almaktadır. Plastiklere boyalar yardımıyla istenilen renk verilebilir. Bakalit amberin, selüloid ise fildişinin en iyi benzeridir. Bu yapay maddelerle doğal minerallerin yapısı arasındaki büyük farklar kolayca ayırım yapılmasına olanak verir. Değerli taşların yapayları iki ya da daha fazla bölümün birleştirilmesiyle de yapılabilir. Bunun gerisinde yatan görüşlerden biri,iki ayrı parçanın birleştirilmesiyle taşın daha değerli görülebileceğidir, üst yan, yapay bir taştan oluşurken, alt yan, düşük nitelikli bir değerli taştan, hatta camdan oluşabilir. Burada camın rengi taşın da rengini belirler. Buna örnek olarak, üstte yeşilimsi sarı yakutun, alttaysa yapay yakut ya da safirin kullanıldığı yakut ve safir benzerleri verilebilir. Böyle yapay taşları ayırt etmek oldukça güçtür. “Saude” adıyla yapay bir zümrüt piyasaya sunulmuştur. Bu yapay taş, arasında yeşil yapıştırma maddesi ya da cam kullanılan iki parça kaya kristali ya da düşük nitelikli berilden oluşur. Taş monte edilmemişse suya batırılarak yapay olduğu anlaşılır. Tabaka durumundaki taşların yapısı mikroskop yardımıyla ayırt edilebilir. Değerli taşların güzelliği renkleriyle de belirlendiğinden, bu renkleri daha da güzelleştirmek ya da değiştirmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemlerden biri taşın altına ince bir tabaka renkli alüminyum kâğıdı koymaktır. Bir başka olasılık da akik, opal ve yeşim gibi gözenekli taşları değişik boyalarla boyamaktır. Gittikçe artan bir oranda kullanılan bir yöntem de değerli taşların fırınlanmasıdır. Taşın belirli bir sıcaklığa kadar ısıtıldığı bu işlemde,büyük renk değişiklikleri oluşabilir. Örneğin, sarımsı kahverengi topaz güzel bir pembeye, ametist ise sarıya dönüşür. Bunun sonucu ametist, ticarette daha az bulunan sitrin yerine kullanılır. Sri Lanka’dan gelen ve hiçbir özelliği olmayan süt beyazı safirler Bangkok’ta (Tayland) fırınlandıktan sonra güzel mavi bir renk alıp kaliteli safir yerine kullanılır.

Değerli yapay taşlar

Değerli taşların, pahalı oluşu ve az bulunması nedeniyle uzun zamandan beri yapay üretim çalışmaları yapılmaktadır. Yapay bir mineralin kimyasal bileşimi doğal mineralin aynısıdır. Bu, ilke olarak özellikler açısından da geçerlidir. Ancak hazırlama yönteminden kaynaklanan yapı değişiklikleri ya da çok küçük özellik farklılıkları doğal ve yapay değerli taşların ayırt edilmesine olanak verir. Değerli yapay taşların kristallerini hazırlamada eriyik ve çözeltide kristal elde etme yöntemleri kullanılır. Birinci yöntem yapay zümrüt ve kuvarsın hazırlanmasında kullanılır. 1885 yıllarında ABD ve Avrupa’da küçük zümrüt kristallerinin üretilmesine karşın 1935’ten sonra üretim,yasa dışı grupların eline geçmiştir. Öteki yöntem 1902’de Fransız kimyacısı A.G.L. Verneuil tarafından yakut üretme çalışmaları sırasında bulunmuştur. Temel madde alüminyum oksit,krom oksitte (boya olarak kullanılır) dövülür ve oksijen-hidrojen karışımı alevde eritilir. Eriyen metal,fırının soğuk bölümündeki ısıya dayanıklı kaba akar ve burada katılaşarak kristalleşir. Yavaş yavaş istenen büyüklüğe ulaşan bir top oluşur. Böyle bir toptan birkaç tane taş kesilebilir ve yapay değerli taş olarak pazarlanır. Belirli büyüme yapıları ve taşın kökenini gösteren gaz kabarcıklarının varlığı bu taşların doğal değerli taşlardan ayırt edilmesini sağlar. Günümüzde bu teknikler öylesine ilerlemiştir ki, doğada bulunan hemen bütün değerli taşlar yapay olarak üretilebilir. Yapay elmas üretimi çalışmaları, 1955te General Electric Company’nirc laboratuvarda bu işlem için gereken yüksek basınç ve sıcaklığı elde etmesiyle başarıya ulaşmıştır.

Uygulamalar

Yapay kristallerin, doğal taşlardan daha ucuz ve daha az hatalı olması nedeniyle üretimi her geçen gün artmaktadır. Yapay kuvars, sonar ve saat gibi çeşitli optik ve elektronik bilimsel aygıtlarda koruyucu olarak,yapay yakut dişli (örneğin saatlerde) ve laser aygıtlarında; yapay safir saat kristallerinde, yarı iletkenlerde, hava ve uzay taşıtlarında rüzgâr kalkanı olarak kullanılır. Yapay elmassa matkap ucu maça ucu (örneğin petrol araştırmalarında) ve oymacılıkta kullanılır.

Advertisement


Leave A Reply