Değirmen Nedir? Değirmenler Nasıl Çalışır? Değirmenlerin Tarihçesi

0
Advertisement

Değirmen nedir neye denir? Değirmenlerin tanımı, yaptığı işler, çeşitleri ve gelişim tarihi ile ilgili bilgilerin yer aldığı yazımız.

Un elde etmek için taneleri öğüten alete ve bu aletin içinde bulunduğu yere “değirmen” denir. Değirmenin çok eski tarihi vardır. İnsanlar toprakla uğraşıp tarım yapmaya başladıkları zaman, yetiştirdikleri tahılların tanelerini un haline getirmek için bugünkü değirmenlerin en ilkel şeklini icat etmişlerdi. İlk değirmen bugünkü el havanlarından farksızdı. İçi çukur taştan kapların içine taneler konuluyor sonra üzerinden başka bir taşla vurularak öğütülüyordu. Zamanla, değirmen gelişti buğday ve benzeri tahıllar önceleri düz ve sert iki yassı taş arasında öğütülürken daha sonraları alttaki sabit, üstteki döndürülen iki taş arasında öğütülmeye başlandı. Taşı döndürerek ezme kuvvetinin artırılmasının düşünülmesi değirmenin gelişmesini sağladı.

Yeldeğirmenleri

Değirmene bu dönüşü sağlamak için insan gücünden faydalanmak hem zordu, hem de büyük bir kuvvet elde edilemiyordu. Doğanın sunduğu kuvvetlerden de faydalanmak gerektiği insanoğlu tarafından kısa sürede anlaşılmıştı. Rüzgarla dönen yel değirmenleri, suyun akışı ile dönen su değirmenleri öğütme işini kolaylaştırdı. O kadar ki geliştirilen ilk makinelerin başındakilerden biri de değirmen olmuştur. Günümüzden 4.000 yıl önce rüzgarla işleyen yel değirmenleri bulunmaktaydı.

İlk yel değirmenlerinın Anadolu’dan çıktığı sanılmaktadır Çünkü Doğu Akdeniz bölgelerinde yılın belirli mevsimlerinde rüzgarlar muntazam bir şekilde eser. XV. yüzyılda Fransızlar’ın yel değirmenine Türk kelimesinden bozma olarak “turquois” demeleri de yel değirmeninin bir Türk icadı olduğu kanaatini uyandırmaktadır.

Advertisement

Değirmen

Teknolojinin hızla ilerlemesi ile birlikte değirmenlerde de önemli değişiklikler oldu. Rüzgar her zaman aynı kuvvette esmiyordu. Sonra, ikide birde, rüzgara göre, değirmenin kanatlarının yönünü değiştirmek gerekiyordu. Kaldı ki su da yılın her mevsiminde akmıyor, değirmenlerin çarkını aynı hızla çeviremiyordu. Bunun sonucu olarak, XIX. yüzyılda buhar makinesiyle dönen değirmenler yapıldı. XX. yüzyılda da elektrik motoru ile dönen değirmenler ötekileri kısa zamanda unutturacak kadar gelişti.

Bugünkü değirmenlerde buğday el değmeden kabuğundan ayrılır. Tozundan, toprağından temizlenir. Öğütülecek yere makinelerle iletilir, burada istenilen kalınlıkta öğütülerek un haline getirilir. Çuvallara, küçük torbalara konularak piyasaya, fırınlara gönderilir.

Advertisement

Leave A Reply