Denizkızlarının Özellikleri Nelerdir? Gerçekten Var Mıdırlar? Hikayesi

0
Advertisement

Denizkızı nedir? Denizkızı gerçekte var mıdır? Denizkızı nerede yaşar, hikayesi nedir, mitolojideki yeri hakkında bilgi.

Denizkızı; Birçok masallarda, efsanelerde adı geçen hayali bir yaratıktır. Belden yukarısı güzel bir kız, belden aşağısı balıktır.

denizkızı

Denizlerde böyle yarı insan, yarı hayvan esrarengiz yaratıkların bulunduklarına dair efsanelere çok eski çağlardan beri Taşlanmıştır. Eski Yunan mitolojisine göre, Denizkızları Deniz Tanrısı Phorkos’un kızlarıdır; ayrıca, Nehir Tanrısı Akheloos’un kızları olduklarına da inanırlardı. Denizkızları, Ege Denizi’nde bir adada otururlardı. Sesleri son derece güzeldi, adalarının önünden geçen gemicileri tatlı şarkılarıyla kandırıp evlerini, sevgililerini unuttururlar, sonra da parçalarlardı. Efsaneye göre deniz kızlarına rastlayan bir gemici bir daha geriye dönemezdi.

Denizkızlarının görünüşleri hakkında da çeşitli inanışlar vardı. Bunlardan birine göre, Denizkızları korkunç yüzlü, fakat tatlı sesli kuşlardı.

Advertisement

İlk çağlarda, sanat eserlerinde Denizkızlarını önceleri kadın başlı kuş, sonraları kuş bacaklı kadın olarak görüyoruz. Daha sonraki devirlerde ise kadın başlı kuşun pek hoş bir manzarası olmadığını düşünenler, Denizkızları’nı yarısı balık, yarısı kadın olarak canlandırmışlar, bu inanış yüzyıllar boyunca kökleşmiş kalmıştır.

Omeros’un Odyssea destanında, Denizkızları’nın kötü şöhretini duyan Ulyssus’un gemicilerin kulaklarını mumla tıkattığı, böylece hiçbir tehlikeyle karşılaşmadan yoluna devam ettiği anlatılır.

Deniz Kızı Efsanesi

Yarı insan yarı balık vücutlu denizkızı efsaneleri M.Ö. 5000 yılına kadar uzanıyor. Bu efsanelerin ortaya çıkmasında muhtemelen bir canlının payı büyük. Bu canlının deniz inekleri olduğun dair genel bir görüş var. Christopher Columbus, Yeni Dünya’ ya yolculuğu sırasında denizkızları gördüğünü iddia etmiştir. Ama gördüğünü iddia ettiği denizkızları, Columbus’u epey hayal kırıklığına uğratmıştır. Şok edici güzellikleriyle hayal ettiğimiz denizkızlarının aksine, Columbus’un karşılaştıkları çok çirkindirler. Çok büyük ihtimalle bunlar denizkızı değil, deniz inekleridir.

denizkızı

Advertisement

İri cüsseli bir deniz memelisi olan deniz ineği, yavrularını taşıyabilmeleri için evrimleşmiş iri kollara sahiptir. Kolları sayesinde ve insana benzetilmesi şaşırtıcı değildir. Denizcilerin deniz ineklerini görüp yarı insan formundaki denizkızlarına benzetmeleri ise çok kez karşılaşılan bir durumdur. Denizkızı betimlemelerinde geçen uzun saçlara sahip olmasalar da, yüzeye yakın yerlerde yüzdüklerinde kafalarına dolanan yosunlar, onların doğaüstü şeyler olduğunu düşündürtür. Zaten, denizkızı gördüğünü iddia eden insanların verdiği bilgiler de bunu doğrular niteliktedir.

İngiliz denizci Henry Hudson da günlüğünde denizkızlarından söz eder. Hudson, günlüğünün 15 Haziran 1608’e ait bölümünde, Kuzey Rusya sahillerinde ilerlerken mürettebattan iki denizcinin anlattıklarına dayandırarak şunları yazmıştır: “Göbeğinden yukarı kısmı, sırtı, kalçaları ve göğüsleri tıpkı bir kadın gibi görünüyor. Vücuduysa normal bir kadın vücudu büyüklüğünde. Sırtına kadar uzanan uzun ve koyu renk saçları var. Ancak suya girdiğinde, uskumru balığına benzer sırtını görebiliyorsunuz. Çizgili vücudunun ucunda, yunusun kuyruğunu andıran kuyruğu görülüyor.”

Denizkızlarına dair hikayeler tüm dünyada anlatılır. Bilinen ilk hikaye ise günümüzden 3000 yıl önce Asurlularda anlatılmıştır. Bugünkü Suriye topraklarında yaşamış Asur kraliçesi Semiramis’in annesi Atargatis, aslında bir tanrıçadır ve bu nedenle ölümsüzdür. Ancak ölümlü ve genç bir çobanı aşık olmuştur. Genç çoban bir gün ölür ve Atargatis sevdiği erkek uğruna kendini denize atarak bir balığa dönüşmek ister. Ama su, onun güzelliğini gizlemek istemez. Ona bir balık kuyruğu vermekle yetinir ve suda nefes alabilmesini sağlar. Atargatis’e ait ilk betimlemelerde, balık kuyruğu şeklindeki kuyruğun yanında insan kafası ve bacakların da olduğu bilinmektedir. Orta Doğu toplumlarının pek çoğunda balıklar kutsal hayvanlar olarak kabul edilirler. Bunun sebebi, Atargatis’e ait bu efsanedir.

Denizkızı Filmleri

Hans Christian Andersen’in “Küçük Denizkızı” masalı, benzer hikayelerden en ünlü olanıdır. Bu masal, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’taki limanında, bronz denizkızı heykeliyle birlikte simgelenmiştir..

Advertisement

Yorum yapılmamış

    • yunus halkay on

      -Deniz kızının varolup olmadığı belli değil
      o yüzden
      buna inanmayın
      inansanız bile
      bu bir
      efsane olabilir.
      Yani sizler
      buna pek
      inanmayın.
      gerçek değil seler.
      O zaman buraya yorum atmayın
      zaten bunu sadece
      ALLAH bilir.
      ya yoksa.
      O zaman ne.
      Yaparsınız.
      Yani bizi
      kandırıyorlarsa ne olcak.

      BİTTİ.

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?