Dil Gelişimini Açıklayan Kuramlar

0

Dil gelişimini açıklayan kuramlar nelerdir? Dil gelişim dönemleri, dil gelişimine dönemsel yaklaşım kuramı ve açıklaması.


DİL GELİŞİMİNİ AÇIKLAYAN KURAMLAR

Dil gelişimini açıklayan dört temel kuram şunlardır:

Davranışçı Kuramcıların Dil Gelişimi Kuramı

Skinner ve diğer davranışçı kuramcılara göre, bebekler tesadüfen günlük konuşma dilinde var olan sözcüklere benzer sesler çıkardıklarında, çevrelerindeki yetişkinler tarafından ödüllendirilir. Bu ödüller pekiştireç olurlar. Bebeğin çıkardığı sesler pekiştirildikçe, bebek bu sesleri daha çok tekrar eder ve öğrenir. Pekiştirilmeyen seslerin ise tekrar edilme sıklığı düşer ve zamanla bu sesler tekrar edilmedikleri için söner. Bu şekilde dil kazanılarak dil gelişimi tamamlanır.

Sosyal Öğrenmeci Kuramcıların Dil Gelişimi Kuramı

Sosyal öğrenme kuramcılarından Bandura ve diğer sosyal öğrenmeci kuramcılar, çocuğun dili kazanması sürecini çocuğun yakın çevresinde bulunan anne-babayı (ya da diğer yetişkinleri) model alması ve taklit etmesi ile sonuçlanan bir süreç olarak kabul etmektedir.

Doğuştana Kuramcıların (Psiko-Linguistik) Dil Gelişimi Kuramı

Chomsky, McNeill ve Lenneberg gibi doğuştancı kuramcılar ise dil gelişiminin biyolojik temellere dayandığını ileri sürmekte ve insanın beyin ve sinir yapısının genetik olarak dili öğrenebilecek biçimde tasarlandığını savunmaktadırlar.


• Dil Öğrenme Mekanizması:

İnsan beyninde dil öğrenmek için gerekli olan bir alt yapı vardır. Bu alt yapıya Chomsky dil öğrenme mekanizması demektedir. Bu biyolojik altyapı sayesinde gerekli çevresel koşullar da sağlandığında bireyler dili çok rahat öğrenebilirler.

Dilin kazanılmasını sağlayan unsurlardan biri de biyolojik altyapıdır. İnsanda doğuştan getirilen ve diğer insanlarla iletişim kurmayı sağlayan bu yapı sayesinde dil kazanılır. Bu yapı sosyal paylaşımı sağlayan sözel dilin kullanılmadığı ya da kullanılamadığı durumlarda (mesela işitme ve konuşma engelli bireylerde olduğu gibi) beden dilinin kullanılması şeklinde açığa çıkarmaktadır.

Dil Gelişimine Dönemsel Yaklaşım Kuramı

Bir başka kuram dil gelişiminin dört temel dönemde oluştuğunu ileri sürmektedir:


Agulama Dönemi

Bu dönem doğumdan başlayarak 12 ayın sonuna kadar olan zaman diliminde yaşanmaktadır. Bu dönemde dilin elementlerinden ses ve sıra vardır; ancak anlam henüz tam manası ile yoktur. Kendi içinde üç farklı aşamaya ayrılır:

• Ağlama Evresi (0-2 Ay):

Bebekler bu dönemde ağlarken bilinçsizce, ileride konuşmanın alt yapısını oluşturacak olan bazı sesler çıkarırlar.

• Babıldama Evresi (2-6 Ay):

Bebekler bu dönemde ünlü ve ünsüz harfleri bir araya getirip sıraya koyarak çeşitli sesler çıkarırlar. Buna babıldama denir. Babıldama evresinde çıkarılan sesle genellikle iki hecelidir. Örneğin ba-ba, ma-ma, de-de vb. gibi.

• Çağıldama (Heceleme) Evresi (6-12 Ay):

Bu dönemde üç heceli kelimeler de telaffuz edilebilir ancak dönemin başında telaffuz edilen kelimelerin anlamları bilinmemektedir. Yani kavram gelişimi söz konusu değildir. Yine bu dönemde bebekte konuşma ile ilgili organlar olgunlaşmıştır. Bebek gerekli ön öğrenmeleri de yaparak ilk kelimelerini bu dönemin sonuna doğru kullanmaya başlar.

Tek Sözcük Dönemi

12 ile 18 aylar arasındaki dönemdir. Bebek ilk anlamlı sözcüğünü genellikle bir yaş dolaylarında söyler. Yani bu dönemde dilin elementlerinden hem ses, hem sıra, hem de anlam vardır. Bu dönem konuşma açısından kritik dönemdir.

• Kavram Gelişimi:

Kavram gelişimi duyu organlarıyla alınan bilgiyi nesnelerin zihinsel tasarımlarına dönüştürme işi olarak tanımlanabilir. Bloom bireylerin dili ve kavramları öğrenmesi için gerekli iki bilgi kaynağının, şahit olduğu, gördüğü ve “5 yaşadığı olaylar (yani deneyimleri) ve işittiği konuşmalar olduğunu öne sürmektedir.


• Morgem:

Bu dönemde bebekler bir tek anlamlı sözcükle birçok şeyi anlatmaya çalışmaktadırlar (bu duruma morgem de denilmektedir), bu bebeklerin nesnelerin ya da olguların büyük çoğunluğunun adlarını bilmemelerinden kaynaklanır. Örneğin bebeğin sıvı olan herşeye isimlerini bilmemesi nedeniyle “bu” diyerek derdini anlatmaya çalışması ve böylece “bu” kelimesiyle birkaç şey anlatmaya çalışması.

• Alıcı ve İfade Edici Dil:

Bu yaşlarda kavrayış, üretimden önce gelir. Örneğin; 18 aylık bir bebeğe “Miyav nerede?” diye soracak olsanız, muhtemelen bulunulan mekandaki kediyi arayacaktır, yani soruyu anlayacaktır. Ancak ondan kedinin nerede olduğunu düzgün bir cümle kurarak söylemesini isteseniz bunu başaramayacaktır. Yani soruyu kavrayacak, ancak cevabı üretmekte güçlük çekecektir. Bu dil gelişiminde önce almayla ilgili sürecin yani alıcı dilin, sonra ise üretme ile ilgili sürecin yani ifade edici dilin geliştiğinin göstergesidir.

Telgrafik Konuşma Dönemi

18 ay ile 24 aylar arasını kapsayan dönemdir. Bu dönemde artık iki farklı sözcükten oluşan, gramer yapılarına uymayan cümleler kurulmaktadır. Yine özne, yüklem, bağlaç,ek vb. öğelerin bazılarını kullanmadan konuşma bu dönemin bir özelliğidir. Bu dönemde kullanılan bu küçük cümlecikler telgraf ifadelerine benzediği için bu döneme telgrafik konuşma dönemi denilmektedir. Örneğin; “ba-ba at-ta ……………… ba-ba ma-ma” gibi cümleler telgrafik konuşmaya birer örnek olabilir. Çünkü bu tür cümlelerde iki heceli bir kelime üretildikten sonra yine iki heceli bir başka kelime üretilinceye kadar bir bekleme söz konusudur, işte bu durum telgraf metinlerindeki “stoplara, yani duraksamalara benzemektedir. Bu dönemde çocukların kelime hazineleri de genişlemeye başlar ve bu dönemin sonunda elli ile birkaç yüz kelimenin anlamını bilmek mümkün olabilir. Bu dönemde özne, yüklem, bağlaç, ek vb. öğelerin bazılarını kullanmadan konuşulmaktadır.

İlk Gramer Dönemi (Süreci)

24 ile 60 ay arasında yaşanır. Yani beş altı yaşlarına kadar bu dönem tamamlanmış olur. Bu dönemin sonunda çocuklar gramer yapılarını da kullanarak cümle kurabilir. Bu dönemin sonundaki çocuklar iyi bir eğitim sayesinde 2500 kelimeyi anlayabilir ve kullanabilir.

• Aşırı kurallaştırma:

Gerek bu dönemde gerekse daha sonraki dönemlerde, çocuklar öğrendikleri bazı gramer kurallarını başka durumlara uygularken hatalar yaparlar. Çocukların öğrendikleri kuralları ilgili olan ya da olmayan bütün durumlarda kullanmasına aşırı kurallaştırma denilir. Küçük çocuklar “-ci, -çi” gibi yapım eklerini kullanarak simit satan kişiye simitçi, ekmek satan kişiye ekmekçi, diyebilrler. Ancak bazen bu ekleri uygun olmayan yerlerde de kullanabilirler. Yeni kelimeler türetebileceklerini öğrendikten sonra uygun olmasa da kuaförcü, bakkalcı gibi kullanımlarda bulunabilirler. Bir başka ifadeyle öğrendikleri bir kuralı aşırı şekilde genellerler işte buna aşırı kurallaştırma denilir.

• Eksik kurallaştırma:

Yine bu dönemde aşırı kurallaştırmaların tersi olan eksik kurallaştırma da söz konusu olmaktadır. Eksik kurallaştırma bir durumda geçerli olan bir gramer kuralının benzer durumlarda da aynı şekilde olacağının bilineme-mesidir. Türkçede “-ci” eki ile yeni isimler türetmenin mümkün olduğunu bir durumda öğrenen çocuğun daha sonra benzer durumlarda da “-ci” ekini kullanarak yeni sözcükler türetmesi beklenilir. Çocuğun bunu yapamaması durumuna eksik kurallaştırma denir. Örneğin simit satan kişiye “-ci” ekini kullanarak simitçi diyen bir çocuğun boya yapan kişiyede boyacı diyebilmesi gerekirken bunu yapamaması ve “boya yapan kişi” demesi eksik kurallaştırma olur.






Bir Yorum Yazmak İster misiniz?