Direktör Ali Bey Kimdir?

0

Direktör Ali Bey Kimdir? Direktör Ali Bey hayatı, biyografisi, eserleri, ile ilgili bilgi.

Direktör Ali Bey; yazardır (İstanbul 1844 – ay. y. 1899).

Advertisement

Fransızcayı kendi çabasıyla öğrendikten sonra Babıâli Tercüme Odası’nda görev aldı; bilgisini ve deneylerini geliştirdi. Mutasarrıflıklar ve çeşitli hükümet dairelerinde memurluklar yaptıktan sonra Düyun-u Umumiye müfettişliğiyle doğu illerini, Irak’ı dolaşıp görme fırsatlarını buldu. Bombay’a kadar gitti (1885-1888). Trabzon Valiliği yaptı (1890-1893). Sonunda çalıştığı kurumun Türk yöneticiliğine getirildi (1894), ölümüne kadar kaldığı bu görevi nedeniyle Direktör Âli Bey diye anıldı. Devlet memurluğuyla bağdaşmaz sayıldığı için bazılarını “Bir Zat” diye imzaladığı oyunları ve mizah yazılarıyla değerlenen Ali Bey, özellikle dilinin ve anlatımının konuşmaya yatkın doğal yalınlığı yüzünden dikkat çekicidir. Özel merakıyla Gedikpaşa Osmanlı Tiyatrosu’ nun eksik ve yanlışlarını gidermek için çalıştığı gibi zamanının en başarılı uyarlamalarını da gerçekleştirdi: Ayyar Hamza (Moliere‘den, 1871), Tosun Ağa (Moliere‘den, 1870; sonradan Memiş Ağa).

Kendi oyunları: Kokona Yatıyor (bir perdelik komedi, 1870); Misafiri İstiskal (komedi, 1872); Letafet (üç perdelik operet, 1897); Diyojen (1869-1872), mizah dergisindeki ince mizahıyla ilgi çeken Âli Bey’in bu alandaki tek kitabı Lehçetü’l-Hakayik’ tir (1896). Görev yolculuklarının ürünü: Seyahat Jurnali (gezi notları, 1897).

Başlıca eserlerinin özetleri:

Ayyar Hamza, Fransız yazarı Moliere‘ den (1622-1673) başarıyla uyarladığı oyun (1871). Asıl adı les Fourberies de Scapin (Scapin’in Dolapları) olan eser (1671), Orhan Veli Kanık tarafından bu adla 1944’te Türkçeye çevrildi. Tanzimat döneminde tiyatro yaşamına yeni başladığı için çeviri yerine uyarlama (adaptasyon) yeğlenmişti; gerçekte aynı eser Ahmet Vefik Paşa (1828-1891) tarafından Türk sahnesine kazandırılmıştı (Dekbazlık). Âli Bey’ in başarısı; dilinin süssüz, temiz, konuşma havasına yatkın oluşu; eserdeki tipleri yerli kişilere ustaca benzetişi (ayyar: hilekâr, zeki kurnaz) sahne gereklerine uygun bir ortam hazırlama dikkatidir. Birçok komedide olduğu gibi uşak (Hamza), babaları kandırıp, gerekli yolları hazırlayarak genç efendilerin aşk ve mutluluğa kavuşmalarına olanaklar bulur; sorunları çözümler.

Advertisement

Lehçetü’l-Hakayik, “Gerçeklerin Dili” anlamına gelen mizah sözlüğü. Önce 1896, daha sonra 1962’de basıldı. Diyojen dergisinde parça parça yayımlanırken bile bir çeşit yeni özdeyiş tutumu olarak taklit edilen eser, yazarın çeşitli bireysel ve toplumsal kavramları alaycı, eleştirel (çok zaman ters, abesin mantığı gereğince) yorumlarını içerir, sözlükmüşcesine sunulur. Sözcüklerin gerçek anlamlarının değil, yergisel ve küçültücü eleştirilerinin bazı örnekleri: Ahlâk: Akıl polisi; Edeb: Yaldızlı hap; İnşallah: Red cevabı; Avukat: Suçluların çamaşır yıkayıcısı; Çocuk: Ailenin gerçek reisi; Hasta: Sağlığının değerini anlamaya başlayan adam; Dostluk: Fırtınalı havada içi dışına dönen şemsiye; Darbımesel: Kira arabası; Adalet: Ayarı bozuk terazi; Falcı: İstediklerimizi söyleyen; Vâız: Sermayesini yemeyen tacir…


Leave A Reply