Dişi Örümcek Kitap Özeti – Refik Halit Karay

0

Refik Halit Karay Dişi Örümcek kitabının özeti. Dişi Örümcek kitap ana fikri, özeti, Dişi Örümcek kitabı konusu.

Dişi ÖrümcekRefik Halit Karay’ın kaleme aldığı bu eser 1952 yılında neşredilmiştir. Eserin 2. baskısı 1974 yılında İnkılap ve Aka Kitabevleri tarafından yayınlanmıştır.


Romanımız toplam 247 sayfadan oluşmuştur. Bu toplamın içinde roman 4 ana kısımdan meydana gelmiştir. Bu ana kısımlarda kendi aralarında bölümlere ayrılır. 1. kısım,70 sayfadan oluşmaktadır ve 4 bölümden meydana gelmiştir. 2. kısım, 77 sayfadır ve 5 bölümden oluşmuştur. 3. kısma geldiğimizde sayfa sayısında azalma görüyoruz. Bu kısım 50 sayfadır ve 4 bölümden oluşmuştur. Son kısım ise 45 sayfadır ve yine 4 bölümden oluşur. Kısımların sayfa sayılarına baktığımızda çok büyük farklar görmüyoruz. Yazar her bölüme eşit derecede ağırlık vererek eseri meydana getirmiş.

* Romanın Özeti

Romanımız, Arabistan’a tayini çıkan bir ailenin yerleşmesi ve bu ailenin hanımı olan Nurper isimli kahramanın tıpkı bir dişi örümcek gibi birçok erkeği ağzına düşürmesi ve bunların sonlarını kendi elleriyle hazırlayışını anlatıyor.

Arabistan’da ki Türk Konsolosluğunda çalışan Viskonsül Hayati Bey ve Ebu Ali yeni gelen aileyi karşılamak için iskeleye giderler. Vapurdan alınan aileyi Peltekyan isimli bir hristiyanın oteline yerleştirilir. İlk aşamada Nurper kahramanların üzerinde çirkin ve sessiz bir kadın imajı uyandırır. Ama kadını dikkatle süzdüklerinde onda ayrı bir güzellik olduğunu düşünürler. Hayati Bey Nurper için bu aileyi Konsolos Bahtiyar Bey’in koruma altına alacağını şimdiden tahmin etmektedir. Nurper otelde öncelikle kimseyle konuşmaz, uzun bir müddet pansiyona yerleşmek yerine rahat olduğundan otelde kalırlar. Bu zaman içinde Nurper otelde çalışanlarla hayli samimi olur. Nurper bir Türk kızıdır ve Türkçe’nin yanında Arapça ve Ermenice de bilmektedir. Bu bilgisi onun birçok insanla kolay kaynaşmasını sağlamaktadır.


Geldiklerinin ikinci günü Nurper çocuğunu gezdirmek için parka gider. Orada park müfettişi olan Casmin’le samimi bir şekilde otururken Hayati Bey tarafından görülür. Kişiliğini yavaş yavaş yansıtmaya başlamıştır. Hayati onu görünce kadınlara karşı olan korkusunda haklı olduğunu anlar.

Nurper’le Konsolosluktan ilgilenen ilk kişi Bahtiyar Bey’dir. Onları ailecek yemeğe götürür ve kadınla yalnız kalmayı başarır. Nurper insanlara karşı kendini farklı bir kılıkta tanıtır. İçki içmeyen oldukça namuslu bir hanım gibi gözükür. Bu da oradaki bütün erkekleri etkiler. Bu arada ailecek otelden çıkıp birpansiyona yerleşirler.

Romanın başlarında Nurper’den etkilenmeyen tek kişi Hayati’ dir. Nurper insanlara sürekli masum ve mutsuz bir kadın rolü takınmaktadır. Erkeklere bu durumdan yakınmaktadır. 3. evliliğini yaşıyor olmasına rağmen daha 26 yaşındadır. Ondaki bu talihsizlik erkeklerin ona daha bir yaklaşma hissini uyandırır. Ve tek tek Bahtiyar Bey, Ebu Ali, Peltekyan, Casmin ona ilgi duymaya başlarlar. O ise en çok genç ve bekar olması dolayısıyla Casmin’e ilgi duymaktadır. Hemen hepsiyle içki meclislerinde bulunur. Onlarla eğlenerek kendine aşık eder.

Hayati’ nin ona pek ilgi göstermemesi hatta ters davranması Nurper’ in hoşuna gitmez. Onu daha çok kıskandırmaya çalışır. Hayati de farkında olmadan ona ilgi duymaya ve yaptıklarını kıskanmaya başlamıştır.


Bu arada Nurper’in geldiği zaman ki haliyle şimdiki hali oldukça farklıdır. Kılığı, kıyafeti,konuşması, davranışları farklı bir hal almış ona ayrı bir güzellik katmıştır. Zamanla partilerin ve davetlerin baş misafiri haline gelmiştir. Albert’ ların davetinde kraliçe olarak ün kazanan Natalie ile tanışır. İkisi de yapı olarak birbirine çok benzemektedir. Natalie adeta onda kendi gençliğini görür. Davet sırasında Natalie Bahtiyar tarafından önceden tembihlenmiş olduğundan Nurper’i Bahtiyar’ la yalnız bırakmaya çalışır. Başarılı da olur. Yalnız Nurper’in öyle bir huyu vardır ki bu onu diğer küçük kadınlardan ayırır. O erkeklerle kurduğu münasebetlerde belli noktaya gelindiğinde oraya set çekmeyi bilir. Nikahlısından başkasına el sürdürtmez.

Zaman ilerledikçe çevresinde ki bütün erkeklerin ona aşık olduğunu görüyoruz. Nurper insanlardan ihtiyacına göre yararlanır. Buna en güzel örneklerde biri, çarşı içinde dükkanı olan Murtaza Bey’in yardımı sayesinde giyimi çok değişmiştir. Bu değişimler olurken bir çok yere borçlanır. Ama yabancılardan para alıp onlara borçlu kalmaya sevmediğinden kimseden para kabul etmez.

Herhangi bir erkekle yaşadığı maceradan sonra Hayati’ ye gelip olan biteni samimiyetle anlatmakta ondan özür dilemektedir. Sadece Hayati’ye samimi ve sıcak davranır. Hayati de onun bu huyundan etkilenerek onu sevmeye başlar. Onu ciddi anamda düşünmeye başlamıştır ama bunu kendine itiraf edemez.

Bahtiyar Nurper’e olan aşkından onun etrafında olan erkekleri kıskanmaya başlar. Bu kıskançlığın ilk tepkisini Ebu Ali görürü. Bu bağlamda Ebu Ali Nurper’in ilk kurbanıdır. Bahtiyar Ebu Ali’yi adamları tarafından dövdürtür. Ardından da onu işten çıkarır. Ebu Ali bütün bunlara dayanamaz. Roman sonunda onun öldüğünü görüyoruz. Nurper artık etrafında ki erkeklere zarar vermeye başlamıştır. Ancak Ebu Ali son nefesinde bile Nurper’i sayıklamıştır.
Ebu Ali’nin işten çıkarılmasıyla yerine Ebu Kasım alınır. Oda diğerleri gibi Nurper’e gönül verir.

İlk kurbandan sonra Nurper’le fazlaca ilgilenen Casmin’e sıra gelmiştir. Tayini Mafrağa çıkarılmıştır. Böylece kadının çevresinden uzaklaştırılmıştır. Ama onların arasındaki bağ kopmaz. En azından Casmin öyle sanmaktadır. Kadının yanına geleceğini, kocasından ayrılıp kendisiyle evleneceğini düşünür. Ama bunların hiç biri olmaz. Roman sonunda Casmin’in alkolik olduğunu, bir garsonu öldürüp hudut dışına kaçtığını görüyoruz. Ama Nurper’i hiçbir zaman unutmaz.

Bahtiyar Nurper’in etrafındakileri uzaklaştırmaya devam eder. Kocasını İstanbul’a iş için yollamıştır. Aynı zamanda kendi karısını da kızının okul işi için İstanbul’a yollar. Böylece onunla yalnız kalabilecektir.


Nurper oyunlarına, gönül eğlendirmelerine devam etmektedir. Dükkan sahibi Murtaza onun aşkına dayanamaz ve evli olduğu halde boşamayı göze alıp onunla vlenmek ister. Ancak Nurper ilişkinin ciddi boyutlar kazandığını anlayınca ilişkiyi bitirir. Murtaza buna dayanamaz ve ruh sağlığı bozulur. Bunun üzerine ailesi tarafından Avrupa’ya gönderilir.

Nurper bu erkeklerinin hayatının içine tamamen girmektedir. Bu kahramanların aileleri de onu sevmektedir. Nurper sık sık Murtaza’ ların konaklarındaki eğlencelere, Ebu Ali’nin evine gitmektedir. Hatta oğlu Tuğrul’a bile ailedeki kadınlar bakmaktadır. Kısacası; yaptığı fenalıklara rağmen herkes tarafından sevilmektedir.

Nurper’in sıradaki kurbanı Bahtiyar Bey’dir. Bahtiyar’ın mebus olma projesi vardır. Ancak Nurper’in yazdıkları mektupları kızı Leyla yakalar ve annesine yollar. Bunun üzerine karısı Bahtiyar’ın mebus olma hayallerini bozar. Bir ara bu işler için Ankara’ya giden Bahtiyar döndüğünde Hayati ile Nurper’in kötü bir kadın olduğu düşüncesiyle kavga eder. Kavga sırasında kalp krizi geçirir. Çünkü;bu olaylar olurken Hayati ile kadının münasebeti iyice artmıştı.

Ancak Bahtiyar Nurper’in aslında bu insanlarla macera yaşamadığını sadece kendisine çeşni katmak için bunları uydurduğu gibi bir görüş ortaya atar. Çünkü; Murtaza’ nın ticarette kaybettiği para yüzünden ruhsal bunalıma girdiğini duymuştur. Bunları Hayati’ye anlatır. Bu düşünce onun kafasını hayli yorar ama roman sonunda bunun sadece bir varsayım olduğu ortaya çıkar. Çünkü kahramanların hiçbiri onu unutmamıştır.

Bu arada namusluluğu ve ailesine bağlılığı ile tanınan şoför Hayri’de ona aşık olmuştur. Hem de onun bir mektubunu aylarca saklayacak derecede. Onu başka bir aşığı olan Risar’da kıskanır. Onu dövmeye kalkar. Bu olay üzerine hapse atılır. Taksisi satılır, ailecek kötü duruma düşerler.böylece bir ailenin yıkımına neden olur.

Nurper’in tek amacı kocasından ayrılıp Hayati ile evlenmektir. Çünkü; hem ona karşı samimi hem de evlilik açısından mantıklı gelen biridir. Bunu da açıkça Hayati’ye söyler.

Nurper sadece bulunduğu ortamda ki erkeklere ilişki kurmakla kalmaz, eski kocalarıyla da görüşmeye devam eder. Hatta ilk kocası onun yanına gelip borçlarını ödemek için para bile verir.


Münasebet kurduğu halde zarar vermediği insanlarda vardır. Otel sahibi de ondan hoşlanmaktadır. Ama ilişkileri sadece briç oynamakla sınırlıdır. Arada fazlaca yararlanma olmadığından ondan zarar görmez.

Nurper zarar verdiği erkeklerin cezalarını çektiklerini düşünür. O kahramanlarda geçmişte pek de hoş olmayan maceralar yaşamışlardır. Ebu Ali’nin iki karısı olduğu halde genç ve güzel üçüncü bir eş daha alır. Casmin önceden bir macar kızını aldatmıştır. Konsolos yaşına rağmen eşini aldatmaktan vazgeçmeyen biridir. Murtaza ise ilk gördüğü Türk kızına aşık olup yuvasını yıkmayı düşünecek seviyededir.

Hayati ile Nurper evlenmeye karar verirler. Gerçi Hayati Nurper’in yaptıklarından dolayı onu kendisine layık görmese de onu sevmiştir. Nurper eşi Sadun’ dan ayrılır, Hayati ile pansiyonlarını değiştirirler. Birbirleriyle sık sık görüşürler. Nurper artık diğer erkeklere son vermiştir. Zaten diğer kahramanların sonlarını hazırlayan kendisidir.

Nurper romanın sonunda amacına ulaşıyor ve Hayati ile evleniyor. Hayati’nin İskederiye’ ye tayini çıkmıştır. Otelde güzel bir düğün yaparlar. İlk geldikleri yer olan iskeleden Nurper yani eşi ve çocuğuyla uğurlanır. Uğurlayan kalabalık arasında ünlü isimler, tanınmış insanlar vardır. Hayati sekiz ay önce onları karşıladığı zamanı ve şimdiyi düşünerek, kafasındaki soru işaretleriyle vapura biner ve vapur hareket eder. Romanımızda son bulur.

* Kadın Kahramanlar ve Romanda Nasıl Çizildiği

Romanımızda ki kadın kahramanlar; özellikleri, karakterleri ile kadını etkileme oranına göre diğer kahramanlarla birlikte verilmiştir.

Romanın baş kahramanı Nurper, öncelikle fiziki portresiyle birlikte verilmiş. Bu portre çizilirken tek kişinin görünüşüne değil birçok kişinin görünüşüne yer verilerek oluşmuştur. Tek tek kahramanların kadın için görüşleri romanda yer almaktadır. İlk görüş Nurper’i ilk gördüğünde Ebu Ali’den gelir. Onu ilk beğenmez ve hizmetçiye benzetir. ‘’ Yüzünün şekli, büyük ağzı, etli dudaklarıyla Laureen Bacall’e benziyor. Sanki bu yıldız bir film de acemiliği göz çıkaran, ürkek henüz açılmamış bir genç ana rolünde, azıcık süslense, boyanıp şıklaşsa adeta güzel olacak. Pek de körpe maşallah! Yirmisin de yok, galiba…’’

Roman ilerledikçe Nurper’e olan bakışlar değişir. Onda ayrı bir güzellik olduğunu düşünürler. Ve onu günden güne daha güzel bulurlar. ‘’ Genç kadın ilk defa gülümsedi. İri, kızıl dudaklarına ve sivri, pırıltılı dişlerine gülümsemek çok yakışıyordu. Sadece yakışmamıştı, adeta fizyonomisini de, karakterini de birden değiştirmiş, onu şuh, fütursuz, hatta hissizliğiyle zalim damimandene mevkili bir kokota bezenmişti.’’

Romanda fiziki portrelerin büyük yer kaplamasının yanı sıra kadının iç dünyası da verilmiştir. Kadının karakter özellikleri, ruhi durumu, mizacı anlatılmıştır. Bu anlatımlar daha çok Hayati tarafından yapılmaktadır. Çünkü; onun iç dünyasını anlayabilen tek kişidir. ‘’ Kadir bilmez bir mahluk dedi,aşağı delikanlının takdim ettiği kıymetli çiçeği bile unutup gitmiş, belki de atmış. Bu kız kimseyi sevemez; seviyorum diye kendisine çeşni veriyor. Sonra hafızası da yok. Ebu Ali meselesini unuttu bile! Unutmak fingirdek kadınların kuvvetidir; ruh bayalığının ve seviye düşüklüğünün de mimarı……’’

Ona benzer bir karakter olan Natalie’de fiziki yönlerinin ağır basmasının yanında iç dünyasıyla da verilmiştir. Ancak bu tavsiyeler de sadece yazarın ve birkaç kahramanın görüşleri vardır. Nurper’de olduğu gibi görüşlerde çeşit yoktur.


Kahramanların dışında yazarımız okuyucuya Nurper’in hal ve tavırlarından nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu göstermektedir.

Ayrıca romanda Ebu Ali’nin karısı olan Fatina gibi kahramanlar iç dünyalarına inilmeden sadece görünüşleriyle verilmiştir. ‘’ Fatina; siyah bezden mat çarşafın önünü açmış, yemenisini de başının üstüne kaldırmıştı. İçinde pırıl pırıl yanan pembe canfesten, ufacık düğmelerle sımsıkı iliklenmiş bir bluz veya bir yelek vardı; bu pırıltılı kumaş kara çarşafın aralığında daha göz alıcı görünüyordu, bedenine dapdaracık sarıldığından göğsünü vitrinlerde ki alçı büst ünlerden olduğu gibi koltuk altı hizasında tutuyordu. Göğüs arası-oradaki halk kadınları usülü-imkan nisbetinde açıktı.’’

* Romanda Yer Alan Kahramanlar

Baş kahramanımız Nurper’dir. Onun kocası Sadun, oğlu Tuğrul, 1. kocası Abduş, Konsolos Bahtiyar Bey, karısı Nebahat, kızları Gülbin ve Leyla, Viskonsül Hayati Bey, Kavaslar Ebu Kasım, Ebu Ali ve karısı Fatina, Park müfettişi Casim, tüccar Murtaza ve teyzesi Vedia hanım, şoför Hayri, Natalie ve eşi, Mösyö Fokos, Hayati’nin kaldığı pansiyonu işleten Pelin ve kaynanası romanımızı oluşturan kahramanlardır.

Nurper = Romanımızın baş kahramanıdır. Olay Nurper’in etrafında gelişmektedir. Diğer kişiler ona olan bağlantılarına göre romanda yer almaktadır. Müslüman bir Türk kızıdır. Görünüş itibariyle oldukça hoş bir hanımdır. Yalnız ilk geldiği zaman kıyafetinin kötülüğü ve çekingenliğinden dolayı insanlarda iyi bir izlenim bırakmaz. Romanda zaman içinde değişerek güzelleşmesi konusu. İlk bakıldığında gözlerinin güzelliği ilk olarak insanları büyüler. Simsiyah gibi görünen gözleri dikkat edildiğinde lacivert bir gökyüzünü andırmaktadır. Uzun siyah kirpikleri beyaz tenine gölge misali düşmektedir. Vücut yapısı olarak da bir kadında hoşa giden bütün özelliklere sahiptir. Uzun boylu ve ince bellidir. Kendinde gördüğü tek kusuru kalçalarıdır. Bu sorunu da zamanla Natalie’nin yardımıyla ortadan kaldırır. Herkes onu film yıldızlarına benzetmektedir.

Romanda fiziki portresinin yanında iç dünyası da ayrıntılarıyla verilmektedir. Nurper 26 yaşında ve bu genç yaşına rağmen üç kez evlenmiş ilk kocasından 1 kızı, ikinci kocasında 1 oğlu olmak üzere iki çocuğu vardır. İki çocuk doğurmasına rağmen vücudu oldukça düzgündür.

3. kocası Sadun’la İstanbul’da bir kumarhanede garsonluk yaparken tanışıp evlenmiştir. Evliliklerinin hiç birinde mutluluğu yakalayamamıştır. İlk kocası Abduş ticaretle uğraşan biridir. Bir kavgaları esnasında Nurper kocasını dövecek kadar ileri gitmiştir. Neticede ayrılırlar. Evliyken durumu bozuk olan Abduş2un ayrıldıktan sonra durumu epey düzelir. Kızı babasıyla yaşamaktadır. Ama babası kızını annesiyle görüştürmez.

Abduş boşandıktan sonra tıpkı 2. kocasının da olduğu gibi Nurper’i unutamamıştır. Nurper insanların iç dünyalarına adeta bir gemi gibi demir atmaktadır. Gemi oradan gitse bile izini silemezler. Bu iz insanlara ne kadar acı verse de izi silemezler. 2. kocası hastalanmış ve umutsuz bir şekilde hastanede yatmaktadır. Bu durumda bile ona mektuplar yazmaya devam eder. Nurper tüm kötülüklerinin yanında yufka yürekli biridir. Ona acır ve hatta yardım için para bile yollar.

3. Kocası da ona uygun biri değildir. Kumara düşkündür ve parasının çoğunu oraya harcar. İşine bağlı bir insandır. Ama çok pasif biridir. Karısına karşı hiçbir sözünü geçiremez.

Nurper, çocuk yaştan itibaren erkeklerle savaşarak yetişmiştir. Güzelliği başına beladır. Bu yaptığı savaşla kendini onlara karşı korumayı öğrenmiştir. Başına geleceklere daima hazır, müdahaleci, inatçı bir insandır. Bu huylarıyla bütün insan sınıflarını temsil edebilmektedir. Hayati onun bayağı, samimi ve içten olan davranışlarından dolayı mahalle kızlarına benzetir. O ne süslü giyinir, lüks lokantalarda yemekler yese, partilerde sosyetik kadınlar gibi boy gösterse de mahalle kızı özelliğini kaybetmiyor.


Romanda her ne kadar namussuz kadın imajı çizse de özünden bir şeyler kaybetmiyor. Erkeklerle sadece oyun oynuyor onlarla cinsel anlamda hiç bir şey yaşamıyor.

Yer yer dinine bağlı bir insan tipi olarak da karşımıza çıkıyor. Kesinlikle Müslüman olmayan biriyle beraber olmuyor. Özünde dürüst , sevecen ve doğal biridir. Ama bu hallerini kocasına değil de sadece Hayati Bey’e gösterir.

Bir diğer özelliği de herkes tarafından çok sevilen biri olmasıdır. Erkek kahramanlara ne kadar çok zarar verse de eşleri onu çok sever adeta onu hoş tutmaya çalışır ve ona hizmet ederler.

Nurper kişilik olarak değişik biridir. Hiçbir şeyi önceden planlamaz. Hayatı içinden geldiği gibi yaşamaktadır. Olaylar esnasında bir anda yalanlar söyleyen biridir. İlginç bir yanı da insanlara isim takmasıdır. Bahtiyar Bey’e ‘’ Koncolos ‘’, Mösyo Fakas’a ‘’ Şarlak Homes ‘’ adını takmıştır. Hayati Bey’e de ‘’ tontonum ‘’ demektedir.

Çok karışık bir ruh haline sahiptir. İstediği zaman tıpkı bir dişi örümcek gibi ağına düşürdüğünü parçalamaktan zevk alırken kimi zamanda bir kedi sakinliğinde erkeğinin göğsüne sokulmaktan zevk almaktadır. Çok yönlü bir kadındır. Bunu Hayati’ye yolladığı resimlerden de anlıyoruz. Bir gün içinde çekilmiş resimlerin kiminde şen bir dul kiminde talihsiz ana rolüne bürünmüştür.

Netice olarak güzel, alımlı, ayrı bir çekiciliği bulunan, oldukça zeki ve erkeklerle dalga geçmekten zevk alan bunu kendine bir uğraş olarak gören her yönüyle zararlı bir dişinin temsilcisidir. Ama Hayati’yle evlendikten sonra zararlı yönlerinden kurtulması mümkündür. Romanda bunun ip uçları verilmiştir. Hayati’ye evlendikten sonra düzeleceğini söyler.

Bahtiyar Bey = Evli ve iki kız çocuğu babası olan Bahtiyar Bey Konsolos’ tur. Yaşı epeyce ilerlemiştir. Romanda namus yönünün zayıf olduğunu görüyoruz. Bunu sadece Nurper’le yaşadıklarından değil önceden de bir çok kaçamak yapmış olmasından anlıyoruz. Karanlık işlerini çevirmek için bir çok adamı olan biridir. Bir sözüyle Ebu Ali’yi hastanelik ederler. Oldukça hisli bir insandır aynı zamanda. Ve kültürlü biridir. Bunu Nurper’e yazdığı aşk mektuplarından anlıyoruz. Mektuplarında ona edebi ve aşk dolu şiirler yazar.

Nurper’e aşık olmasında mutsuz evliliğinin payı büyüktür. Karısı Nebahat hanımda olmayan bütün güzellikler onda vardır. ‘’ Nebahat hanım fazla uzun boylu, kuru, dimdik, yavan bir kadındır. Eski elçilerden birinin kızı olduğu için küçük yaşından beri dünya ve cemiyet hayatı görmüş sayılırdı. Zaten kocasının hariciye memuru yapılmasına sebep bu idi; gittikleri yerde yüz ağartıcı düşüncesiydi. Lakin çirkinliğine ilave, yaşlandığı ve kocasını kıskandığı için büsbütün kurumuş, ayrıca tahammül edilemez bir azamete kapılmıştı. ‘’

Eline geçirdiği kozları sonunu düşünmeden kullanan biriydi ayrıca. Kızlardan ilki Leyla oldukça çirkin bir kızken diğeri Gülbin oldukça güzeldi. İki kardeş tamamen birbirine zıttır.

Hayati = Romanda Nurpen’le en samimi ilişki kurabilen tek kişidir. Hayati 40 yaşlarına gelmiş ve hala evlenmemiş, açıkçası evlilikten korkan biridir. Evliliğin ötesinde kadınlardan pek haz etmez, onlardan korkar, ‘’ Hayati Bey karanlıktan ve kadından korkmakta ne kadar haklı olduğunu bir daha anlamıştı. Hatta kadın karanlıktan da korkunçtu, ışıklı bir karanlıktı o…. otomobil farlarının aydınlığı karanlıktan daha göz karartıcı değil mi dir? Onun ışığında hiç bir şey görmez olursunuz. Ayrıca sizi kendisine doğru çeker, emir altına alır, ezer de! ‘’

Aslında hep sıcak bir yuvanın özlemini duyar ama etrafındaki evlilikler onu korkutur. Evli olan erkeklerin aldatılmaya mahkum olduklarını düşünür. Ama roman sonunda onu evlilikten bu kadar korkutan kadınla evlendiğini görüyoruz. Demek oluyor ki Nurper Hayati’nin yaşamında büyük değişim yaratmış.

Hayati Nurper’e oranla tam bir zıt karakter teşkil ediyor. Nurper ne kadar dağınık, savruk, hoppa bir insansa Hayati tam aksine düzenli, tertipli, temiz ve gönül işleriyle pek ilgili olmayan bir insandır. Nurper’in çalkantılı hayatının yanında O sakin ve düzenli bir yaşam sürer.

Kırk yıllık yaşamı boyunca tek değer verdiği pul koleksiyonudur. Bir kadının oya işlemesi gibi oda yıllarca koleksiyonunu işlemiştir. Koleksiyonunu hayatının tek mirası olarak görmektedir. Nurper’in hayatına girmesiyle artık hayatında sadece Nurper ve koleksiyonu olacaktır.

Ebu Ali = Konsoloslukta çalışan Kavas’ dır. 3 tane karısı vardır. Kendine güvenen, düzenbaz ve akıllı olmakla beraber Nurper’e aşkından saflaşmıştır. İşini çok seven biridir. Hastalandığında bile çalışmak ister. Onu çevik ve sağlam gösteren giydiği üniformadır. Onu çıkardığında bir çocuk gibi cılız görünür. Sinirli bir yapısı vardır. Kıskançlığında Casmin’i öldürmeyi bile düşünür, 2 karısından sonra kendisinden genç ve oldukça güzel olan Fatina’yla evlenmiştir.
Fatina’nın oldukça güzel sesi vardır. Bunca vasfının bulunmasına rağmen bir çevikli olan Ebu Ali’yi sevmiş ve onunla evlenebilmiştir.

Casmin = Park müfettişidir. Nurper’in ilk ilgilendiği tiptir. Genç, yakışıklı ve bekardır. Yalnız içkiye meyli fazladır. Hırçınve zarar verici bir yapısı vardır. Genç kadının kendisiyle evleneceğini sanır. Başına gelmedik kalmaz. Çöle tayini çıkar. Oralarda yalnız kalınca kendini hepten içkiye verir. Aldığı darbelere rağmen onu unutamaz. Namus yönünden oda diğerleri gibi düzgün değildir.

Natalie = Romanda Nurper’den sonra ikinci önemli kadın tiplemesidir. Oda güzel ve alımlı bir kadındır. Ancak o artık yaşlanmıştır. Yaşına rağmen hala güzel ve bakımlıdır. Saçlarında ki beyazları ustalıkla kapatır. Sosyeteyi, şıklığı seven biridir. Sık sık evinde partiler verir. Güzelliğinde dolayı kraliçe lakabını almıştır.

Nurper’de kendi toy gençliğini görür. Ama onları ayıran bir nokta vardır, ‘’ Natalie bu noktada Nurper’den ayrılıyor. Onun fikrince kadın tek birkocayı muhafaza ederek-kocayı yavaş yavaş uysal hatta yardımcı hale sokmak şartıyla-hem dileklerini yapar, hem kocanın mevkiini yükseltirdi. Karşısında çayını üfleyerek içen görgüsüz, lakin iliklerine kadar dişi genç kadının bu hünerini göstereceği şüpheliydi. İçinde bayalığını gizleyerek dışından kibarlaşarak istidat onda yoktu. Sosyal seviyesi düşük erkeklerin malı, sevgilisi olarak kalmaya mahkumdu, biçare! ‘’

Romanın ilerleyen bölümlerinde kendine genç bir sevgili bulmuştur. Onun da namus yönünden zayıf kaldığını görüyoruz. Kocası tıpkı Sadun gibi karısına karışmayan pasif biridir.

Murtaza = Zengin ve evli bir adamdır. Ticaretle uğraşıyor. Kişiliği hakkında romanda pek bilgi verilmiyor ama o da diğerleri gibi namus yönünden zayıf biridir. Kendi karısını uyuşuk ve miskin buluyor. Zaten karısıyla severek evlenmemiş, akraba evliliği yapmışlar. Duyduğu bu eksikliklerden dolayı Nurper’e aşık olur. O kadar ki karısından ayrılıp onunla evlenmek istiyor. Bir anda bütün düzenini bozmayı göze alabilecek biri. İstediği olmayınca ruhen çöküyor ve seyahate gönderiliyor. Döndüğünde halaetkilerini atamamıştı.

Teyzesi Vedia hanım Nurper’leyakından ilgilenmektedir. Güzel kadınları seven bir tiptir. Murtaza’yla ilişkisini kesse bile teyzesi hala onunla görüşmeyi sürdürür.

Hayri = Şofördür. Etraf tarafından evine, karısına, çocuğuna bağlı ve namuslu bir insan olarak tanınır. Ama Nurper’e aşık olduktan sonra bütün vasıflarını kaybeder. Bu noktada kişilik bakımında sağlam biri olmadığını anlıyoruz.

Mösyö Fakos = Bekar, atletik bir gençtir.nurper’le aynı pansiyonda kalmaktadır. Savaş sırasında Japonlar sevgilisine gözünün önünde sahip olmuşlar ve karnından bıçaklayarak onu öldürmüşlerdir. Bu olar onu çok etkilemiştir. Bu insanlardan kaçar ve tek başına sakin bir hayat yaşar. Geceleri bir gaz şirketinde çalışmaktadır. Nurper’le tekbir gezi dışında aralarında bir şey geçmez. Bu yüzden ondan zarar görmeyen nadir insanlardandır.





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?