Doğal Reçineler Nelerdir? Doğal Reçinelerin Kullanım Alanları Örnekler

0

Doğal reçineler nelerdir, özellikleri nedir? Doğal reçinelere örnekler, kullanım alanları nelerdir? Doğal reçineler hakkında bilgi.

Cildinizi reçine tabakasıyla kaplarsanız, kendinizi plastik kutuya girmiş gibi hissedersiniz. Kimyasal maddelerle sertleştirilebilen ya da değiştirilebilen saydam bir madde olan reçine, yapıştırıcı, vernik, parfüm ve gıda kaplamasının temel malzemeleri arasında yer alır.

Reçinenin bitkilerdeki önemli bir işlevi korumadır. Bazı reçineler böcekler ve zararlılar için zehirlidir, bazıları bitki zararlılarını yemeleri için yırtıcı hayvanları çeker. Bitkilerin çoğu tarafından üretilen reçine esas olarak, birçok uygulamasına esin kaynağı olan koyu kıvamlı, yapışkan dokusunu sağlayan terpenlerden (örneğin narenciye ve tarçın) oluşur. Terpenlere benzersiz özelliklerini veren şey, izoprenler olarak anılan, uçucu -kolayca buharlaşan- beş karbonlu yapı taşlarından oluşmalarıdır. Hoş kokulu olabilmelerinin nedeni de bu uçuculuktur.

tütsü

Tütsü ve Parfüm

Tütsü ve parfüm, binlerce yıldır; tinsellikten cildin korunmasına kadar pek çok alanda kültürümüzün içinde yer alıyor.

İlk olarak 4 bin yıl önce Mezopotamya’daki atalarımız tarafından geliştirilen tütsü bütün parfümlerin önceliydi, Mezopotamya’nın kadim halkları ayinlerde ağaç reçinesi ve odunu yakıyor ve suya batırıyor ve sonra sıvıyı vücutlarına sürüyorlardı.

Kısa bir süre içinde eski Mısırlılar da yağ ve tütsüyü ayinlerinde, ölülerini gömmek için ve vücutlarının güzel kokmasını sağlamak amacıyla kullanır hale geldiler.

Bugün İse, koku ve parfüm endüstrisinin değeri milyarlarca doları buluyor. Hem kendimizin hem de evlerimizin güzel kokmasını sağlamaktan ruh halimizi iyileştirmeye kadar çeşitli amaçlarla kullandığımız raflar dolusu parfümümüz ve kokumuz var.

insanoğlu günümüzde tütsüyü dinsel amaçlı olmaktan başlayıp sadece evlerimizin güzel kokmasını sağlamaya kadar uzanan çok çeşitli amaçlarla kullanıyor,

vernik

Vernik

Koruma yüzyıllar boyunca insanlar için önemli oldu.Tarihçiler, ilk kez 19. yüzyılda (diğer bileşenlerin yanı sıra) reçine, doğal yağ ve alkolden oluşan koruyucu bir sıvı olan verniğin kullanımını kayda geçirdiler Mobilyacılar; bu malzemeyi mobilyalara ya da yer döşemesine kat kat sürdüklerinde yıpranma ve aşınmadan korumanın yanı sıra su geçirmez ve sudan etkilenmezlik de sağladığını öğrendiler Ayrıca mobilyanın verniklendikten sonraki parlaklığından da hoşlandılar.

Verniklerin farklı formülleri olur. Bezir yağının ya da tung yağının kullanıldığı bazıları yağ bazlıdır, bazıları ise su bazlı. Vernik, mobilya üzerinde sertleşerek ya da kuruyarak yüzeyde parlak, saydam bir tabaka oluşturur Bazı vernikler ahşaba sarımsı bir renk verir. Su bazlı verniğin bu tür bir etkisi olmaz. Vernik

uygulanmadan önce ahşabın zımparalanması ve temizlenmesi gerekir. Bazı verniklerde ise bu adımların birkaç kez tekrarlanması zorunludur. Bütün verniklerde reçine ve izopren adı verilen beş karbonlu molekülleri olan terpen vardır ama aynı zamanda kuruma süresini azaltmak için kurutucu yağ ya da çözücü de içerirler.

Vernik en çok mobilya ve yer döşemelerine uygulansa da, deniz suyunun aşındırıcı etkisine karşı ahşap teknelerin gövdeleri de verniklenir. Yüzyıllardır kullanılmasına rağmen, işlemi hızlandıran bir yöntem geliştirilememiştir. Günümüzde de geçmişte olduğu gibi tek tek katlar halinde uygulanan vernikle ilgili değişmeyen bir diğer nokta da, insanların eşyalarının verniklendikten sonraki görünümünü sevmeleridir.

bowling

Kolofan

Bir şeyi sıkıca kavramak gerektiğinde kolofan yardıma koşar. Kolofan 100’ü aşkın türde çam ve ladin ağacının reçinesinden yapılır. Reçine, içindeki uçucu yağı ayırmak için ısıtıldığında geriye kalan şey katı kolofandır. Müzisyenler tarafından çok iyi bilinir. Müzisyenler, kaymayı önlemek için müzik aletlerinin yaylarına ya da eşiklerine kolofan sürerler. Kolofan aynı nedenlerden dolayı başkaları tarafından da kullanılır.

Bowling oynayanlar parmaklarının kayıp bowling topunun deliklerinden çıkmasını önlemek için ellerine toz kolofan sürerler; jimnastikçilerin, balerinlerin, rodeocuların ve beyzbol atıcılarının da sıkı kavrama gerektiren durumlarda kolofan kullandığı bilinir.

kehribar

Kehribar

Kehribar biraz kafa karıştırıcıdır; fosil mi yoksa değerli bir taş mı? Aslında her ikisi de. Kehribar, çiçeklerden böceklere yoluna çıkan her şeyi berabere sürükleyerek akan ağaç reçinesidir. Yıllar içinde, ağaçtan düşerek ırmaklara ya da toprağa karışıp fosilleşir.

Bazı antik kültürlerde ölümle ilişkilendirilen kehribar bazı ülkelerde ise göz kamaştırıcı parlak görünümü nedeniyle altın kadar değerli kabul edilerek mücevherlerde kullanıldı.

Yıllar içinde kullanım alanı artan kehribar tütün aksesuvarlarında, yazı takımlarında, satranç takımlarında ve şamdanlarda kullanılır hale geldi. En çok kehribar rengiyle ünlü olsa da süt beyazı, yeşil ve kırmızımsı renkte olanları da vardır

En ünlü kehribar parçalarından biri, 1996 yılında o sırada Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nde görevli böcekbilimci olan David Grimaldi tarafından bulundu. Doksan milyon kadar yıl öncesine, dinozorlar çağına tarihlenen parçada, olasılıkla bir meşe ağacına ait üç minik çiçek vardı.

21. yüzyılda, fosil kadar değer verilen kehribarın en büyük pazarı mücevher sektörü. Altın kadar değerli kabul edilmese de, zarar görmemiş “döküntüler” içeren parçalar pahalı olabiliyor. Değerli taşı kehribar olan Boğa burcunda doğanlar için pek iyi bir haber değil.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?