Doğum Nedir? Doğum Nasıl Olur?

0

Doğum ne demektir? Doğum nasıl gerçekleşir, nasıl başlar, ne zaman olur? Doğum ile ilgili bilgi.

Dogum resmıDoğum; Yeni oluşmuş yavru organizmanın bağımsız kalmasıdır. Doğum kendiliğinden olabileceği gibi birtakım aletler yardımıyla da olabilir (forseps vb). Genel olarak bir çocuğun dünyaya gelmesi, annenin dölyatağında 275-280 gün kalmasından sonra gerçekleşir. Bu süreyi aşan durumlarda geç doğum oluşur. 275 günden önce gerçekleşen doğumlara erken doğum adı verilir. Erken ve geç doğumlar yeni doğacak bebek ve anne için tehlikelidir. Bu tür doğumlarda ölüm oranı normal doğumlara göre daha yüksek olup doğuştan anormallikler de (sakatlıklar, zekâ geriliği) fazladır.

Gebelik süresi sonunda bu hormonların etkisiyle rahim kasları büzülmeye başlar ve doğum sancıları oluşur. Başlangıçta hafif ve kısa süreli olan bu sancılar, her yarım saatte bir gelir geçer, doğum anı yaklaştıkça da şiddetlenir ve sıklaşır. Dölyatağının isteme bağlı olmayan kasılmalarına, karın kaslarının düzenli kasılmaları da katılır. Doğum sancılarının başlamasıyla annenin de yapacağı birtakım hareketler ve kasılmalarla doğuma yardımcı olması gerekir. Ayrıca çocuğun dölyatağından çıkabilmesi için, vücudunun başlıca bölümleri olan baş ve omuzlarıyla, kalçalarının birtakım hareketler yapması gerekir. Annenin hareketleri, önce dölyatağı kasının istemsiz ve ağrılı kasılmaları daha sonra da ebenin kadına kendini zorlamasını (halk dilinde ıkınma) söylemesi üzerine dölyatağı kasıyla birlikte istemli olarak çalışan karın kaslarının çabasıyla olur.

Dölüt, başının en dar çapını leğen kemiğinin en geniş çapına uydurmaya çalışır. Bunun için de başını bükerek döndürmesi gerekir. Dölütün başı, çeper kemikleri arasındaki çapıyla leğen kemiğinin üstboğazını aşınca, bir başka deyişle baş, leğen boşluğuna girince, tıpta girme hareketi denen olay oluşur. Leğen boşluğuna çapraz biçimde girmiş bulunan baş, ananın çatı kemiği altına gelecek biçimde döner ve dölyatağından dışarı çıkmaya başlar. Dölütün omuz çapı, ananın çatı kemiği (kuyruk sokumu) ekseninde uyar. Doğum çalışmasını oluşturan hareketler, dölütün içinde ilerlediği boşluğun yanlarını çeşitli yönlerden zorlamasına yol açar, bu da ananın derece derece sancılanmasına neden olur.

Su kesesi, dölyatağının genişleyen deliğinde, çocuğu saran amnion ya da amnios (dölütü çevreleyen zarların en içinde bulunanı) zarı içindeki sıvının basıncıyla şiddetle girilen dış zarlardan oluşur. Bu kese kendiliğinden yırtılır ya da ebe yırtar. Normal olarak su kesesi doğumun birinci bölümünden sonra patlarsa da bazen bu kese çok daha önce, doğumun ilk aşamasının başında ya da daha doğum başlamadan patlayabilir. İçindeki su da boşalır. Bunlara Kuru doğum adı verilir.

Doğum olayının ortalama süresi ilk doğumda 16 saat, sonraki doğumlarda 10 saat kadardır. Kadının kasılmalardan ötürü duyduğu sancılar önce aralıklı daha sonra sıktır. Sonra su kesesi yırtılır. Doğum dendiğinde yalnız çocuğun doğması anlaşılırsa da tıp bakımından doğum, dölütün dölyatağındaki yaşamı boyunca onu yaşatan doğumdan sonra işlevi kalmayan ek organların da (plesentea halk dilinde son) dışarı atılmasıyla son bulur.

Günümüzde tıp teknolojisindeki gelişmeler, doğumun daha kolay ve ağrısız olmasına da katkıda bulunmaktadır. Buna hekim gözetiminde vücudu ve bazı kasları geliştiren ekzersizler ve psikolojik hazırlık da eklenince anne ağrısız doğuma hazır hale gelmektedir. Bazı yöntemler denenerek (su içinde doğum) ağrısız doğuma ulaşılmak istenmektedir.


Leave A Reply