Dünya Nüfusunun Dağılışı Nasıldır? Etkileyen Faktörler

0

Dünya Nüfusunun Dağılışı Nasıldır? Dünya nüfusunun dağılışını etkileyen faktörler nelerdir? Dünya Nüfusunun Dağılışı hakkında bilgi.

Dünya Nüfusunun Dağılışı

Advertisement

Dünya nüfusunun yeryüzündeki dağılışı incelendiğinde;

*** Nüfus dengeli dağılmamıştır.
***Dünya nüfusunun % 80’i Kuzey Yarımküre’de yaşamaktadır.
***Dünya nüfusunun % 61 “ı Asya’da, % 14’ü Amerika’da % 14’ü Afrika’da ve % 10’u Avrupa’da yer alır.

nufusun-dagilisi

Yeryüzünde Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler:

Advertisement

1) Doğal Faktörler

Doğal çevre faktörleri arasında nüfus dağılışını iklim, su kaynakları, toprak, yüzey şekilleri ve maden zenginlikleri etkiler.

İklim ve toprak koşullan tarıma en uygun, ulaşım j olanakları kolay, yer altı kaynakları zengin ve bu kaynakları işleyen sanayinin kurulmuş olduğu bölgeler her zaman nüfusun fazla olduğu yerler olmuştur.

Orta kuşağın fazla nüfuslanmış olması, sıcak ve kutup kuşağının fazla nüfuslanmaması iklimin nüfus üzerindeki etkisine en güzel örnektir.

Yeryüzü şekilleri, iklimi, bitki örtüsünü ve tarım alanlarını belirleyerek nüfus dağılışını etkiler. Yükseltinin fazla olduğu, engebeli alanlarda nüfuslanma daha azdır.

Advertisement

Nüfus dağılışı üzerinde toprak türlerininde etkisi vardır. Alüvyal topraklar tarım faaliyetlerine çok uygun oldukları için, yoğun nüfus barındırabilirken, tarıma az elverişli olan podzol ve lateritlerin bulunduğu alanlar genellikle seyrek nüfusludurlar.

2) Beşeri faktörler:

Beşeri faktörler arasında nüfus dağılışını ekonomik faaliyetin tipi, siyasi etkiler ve tarihsel süreçler etkilemiştir.

Sanayi devrimi ve onunla ilişkili ekonomik faaliyetler ortaya çıkana kadar, iklim ve yer şekillerinin etkisi altındaki tarım faaliyetlerinin nüfus dağılışının başlıca sınırlarını çiziyordu. Sanayi öncesi şimdikine göre oldukça düzenli dağılmış olan tarımsal nüfus, sanayileşmeyle birlikte enerji kaynakları, ulaşım, haberleşme hatları tarafından etkilenmiştir. Böylece düzenli ve seyrek dağılmış bir görünümde olan nüfus dağılışının yerini, yoğun nüfus yığılmaları almıştır.

Siyasal olaylar tarih boyunca nüfusun kütle halinde bir yerden bir yere göç etmesine neden olmuştur. Zoraki göçler olan bu nüfus hareketleri arasında Balkanlar’dan 1924 ve daha sonraki yıllarda nüfus mübadelesi, Batı Almanya’ya savaş sonrası mülteci akını, Yugoslavya’nın parçalanmasından sonra Avrupa ülkelerine olan göçler örnek verilebilir.

Advertisement

Uzun zamandan beri yerleşilmiş alanlarda genellikle nüfuslanmada fazla olmaktadır. Örneğin Avustralya kıtasında yerleşmelerin yakın zamanlarda başlamış olması kıta nüfusunun az olmasının temel nedenidir. Ancak bu sonuca her zaman ulaşılamaz. Daha önceleri yoğun nüfuslu ve zengin olan bölgelerin günümüzde çok seyrek nüfuslu olduklarıda karşımıza çıkmaktadır. Örneğin Kuzey Afrika’nın bazı kesimleri ile Mezopotamya bölgesi gibi.

Yeryüzünde nüfusun dağılışını gösteren harita incelendiğinde, birinci derecede toplanma olan üç alan görülmektedir. Bunlar,

**Güneydoğu Asya
**Avrupa
**Kuzey Amerika’nın kuzeydoğusudur.

Bu üç bölge dünya nüfusunun yüzde yetmişini i (%70) toplamıştır. Güneydoğu Asya’da dünya nüfusunun % 50’den fazlası, dünya karasal alanının % 10’undan az bir yerinde yaşamaktadır.

Bu bölgelerin dışında, ikinci derecede toplanma a alanları vardır. Bunlar,

Advertisement

** Kaliforniya
** Brezilya’nın doğusu
** Plate Nehrinin alçak alanları
** Kuzey ve Güney Afrika
**Avustralya’nın güneydoğusudur.

Bu ikinci derecedeki toplanma alanları dünya toplam nüfusunun %4’nü oluşturur.

Meksika’nın yüksek yaylaları, Nil vadisi gibi çok sayıda daha küçük üçüncü derecedeki toplanma alanları vardır.

Enlem etkisine bağlı olarak; Kuzey Yarımküre’de 60° enleminin kuzeyinde on milyon kadar, 40° – 60° enlemler arasında altıyüz milyon, 20°- 40° enlemleri arasında bir milyardan fazla ve Ekvator ile 20° enlemi arasında ise ikiyüz milyon civarında nüfus bulunmaktadır. Asya’da nüfusun büyük bir kısmı Hindistan yarımadası ve Seylan dışında daha çok 20° – 40° enlemleri arasındadır. Avrupa’da ise nüfusun büyük bir kısmının 40° – 60° kuzey enlemleri arasında olduğunu görürüz. Kuzey Amerika’nın doğu kısmında büyük nüfus topluluklarının 30° – 45° enlemleri arasında yer alır. Batı ve Güney Amerika’da yerleşmeler ekvatorun 10° güney ve 10° kuzey enlemlerinde yoğunlaşmıştır.

Yeryüzünde nüfusun büyük bir kısmı ovalarda yaşamaktadır. Dünya nüfusunun % 56’sı 200 metrenin altında, beşte dördü ise 500 metrenin altında yaşamaktadır.

Advertisement

Nüfus dağılışını gösteren harita incelendiğinde yeryüzünün en seyrek nüfuslu bölgeleri:
**Kutup bölgeleri
**Çöller
**Yüksek dağlar
**Ekvatoral Bölge
**Bataklık alanlardır.

En sıcak ay ortalamasının 10°’yi bulmadığı, yılın büyük bir kısmının sıcaklığı – 30° ile – 60° arasında olduğu kutup bölgeleri nüfuslanmanın en az olduğu bölgelerdir. 60° kuzey enleminin kuzeyinde yaşayanların sayısı bir milyonu geçmez.

Dağlık ve engebeli alanlar gerek sıcaklık derecesinin düşük oluşu, gerek tarıma uygun alanların azlığı nedeniyle devamlı olarak yerleşmeye uygun değildir. Bununla birlikte, dağlar, kutup bölgeleri ya da çöller gibi tümüyle nüfustan yoksun değillerdir. Maden kaynakları, turizm gibi nedenler dağlık alanların da nüfuslanmasına neden olmuştur. Öte yandan Ekvator’a yaklaştıkça dağların ovalara oranla daha serin olması yüksek yaylalar ve dağlarda nüfusun toplanmasına yol açar.

İklimin insanların dağılışı üzerindeki etkisi kurak alanlarda da açık olarak görülür. Buna göre yağışların azlığı ve düzensizliğinden dolayı çöller ve kurak bölgeler yeryüzünün seyrek nüfuslu alanlarıdır.

Soğuk bölgelerde sıcaklığın düşük oluşu, kurak bölgelerde yağışın yetersizliği nüfuslanmayı engellediği gibi tropikal bölgede yüksek sıcaklık ve fazla yağış da insan yaşamını güçleştirdiği, tarım ve hayvancılık alanlarını engellediği için nüfuslanma azdır.

Advertisement


Leave A Reply