Durum Belirteçleri (Zarfları) İle İlgili Cümleler

0

Durum belirteçleri, zarfları nelerdir, nasıl kullanılırlar? Durum belirteci türleri ve örnek cümleler. Durum belirteci ile ilgili cümleler.

Durum Belirteçleri

1. Kesinlik Belirteçleri

Eylemlere ve eylemsilere kesinlik katar: elbet, elbette, mutlaka, tamamen, kuşkusuz, şüphesiz, er geç, asla, hiç, hiç mi hiç, ne olursa olsun, ne derlerse desinler gibi sözcükler ya da sözcük öbekleridir.

Advertisement
  • “O zamanlar manavların tamamen kavrayamadığım bu bakışlarını, bu tebessümlerini, geçmiş senelerin yardımıyla, kendimce şimdi aşağı yukarı tefsir edebiliyorum.”
  • “Sonunda bir güzelde birleşecekler elbette ya da günümüzün eğilimlerine uyacaklar kim bilir?”
  • Elbette öldürür. Başkalarına da ibret olur.”

Yukarıdaki belirteçlerin çoğundaki belirteçlik daha çok sözcüğün kendi anlamından ileri gelmektedir. Bunlardan yabancı kökenliler giderek yerlerini Türkçe olanlara bırakmaktadır.

Hiç, hiç mi hiç belirteçlerinin kullanılışı oldukça değişiklik gösterir. Bunlar genellikle olumsuz eylemlerle kullanılır ya da olumsuzluk gösterir:

a) Eylem ve eylemsilerdeki olumsuzluğu pekiştirmek için kullanılır: Hiç görmedim; Hiç mi hiç oralı olmaz.

  • “O ölmez. O dünyaya direk çakacak. Ölür mü hiç ? der boyuna.”
  • “N’olur görmesem yasını hiç
    Değişmese benekler çizgiler acısı gözlerimin”
  • “Eskiden Hasan kendi kendine durmadan türkü söylerdi. Şimdi hiç mi hiç söylemiyor.”

b) Soru eki almış olumlu ve olumsuz eylemlere, kimi kez, belirsiz zaman anlamı katar: Hiç böyle şey olur mu ? İnsan hiç arkadaşını kötüler mi ? Hiç gelmez mi ?

Advertisement
  • “Bundan böyle ben bu köyün hiçbir işine karışmam. Hiç mi hiç karışmam.”

c) Tümce vurgusuyla söylenince, karşıtı belirtilmek istenen yanıtı pekiştirir: Hiç böyle şey olur mu ? (olmaz); İnsan hiç arkadaşına böylesi oyun eder mi ? (etmez); Sen hiç uyumadın mı? (uyumadım) gibi.

ç) Soru tümcelerinin yanıtında yalnız kullanılarak bitmemiş bir tümcenin bitirilmişini belirler:

— Bir şey gördünüz mü ?
Hiç (hiçbir şey görmedim).

2. Yineleme Belirteçleri

Yineleme belirteçleri, tümcenin eylem ve eylemsilerinin yinelendiğini gösterir. Pekiştirme Ve süreklilik anlamları da katar: yine (gene), bir kez, bir daha, bin kez, çok kez, ikide bir, ara sıra, arada sırada, bazı kere, bazı bazı, kimi kez gibi.

  • “Kalaycı o kadar zulüm bile yapmasaydı, gene getirirdi parayı…”
  • “Hasan gene öfkelendi.”
  • “Atlar bir yem kestirsin, gene gideriz, dedi.”
  • “O, her aydınlığın ülkümüzün
    Bir kez daha
    Parlayan, gerçekleşen”

Çok kez, ikide bir, ara sıra, arada sırada, bazı kere, kimi kez… gibi sözcükler, eylem ve eylemsilerdeki yinelenişe belirtilmeyen bir süreklilik, bazı bazı… gibi sözcükler de azlık, seyreklik anlamları katar: Ara sıra bize uğrar; İkide bir uğrar; Günde bir kez gelir; Belki bin kez gelir … gibi.

3. Dilek Belirteçleri

Allah vere, Allah versin, bari, keşke, inşallah, tek… gibi sözcüklerdir. Bunlar bir dileği, bir isteği, olması istenilen bir duyguyu belirtir, koşul ve istek kiplerinin hikâyelerini pekiştirir: Allah vere de gelse; O günler bari gelmese… gibi.

Advertisement
  • Tek zülfünü göreydim bahtım siyah olaydı
    Şu benim gönlüm için kanun icat olaydı”
  • “Madem hâlâ geriye bağlı kalanlarınız var, biz de bari öyle yapalım.”

4. Umu Belirteçleri

Sanırım ki, umulur ki, inşallah, Allah vere… gibi sözcükler ve deyimlerdir. Bu belirteçler, dilek belirteçleriyle aynı kullanılıştadır. Tümcedeki görevlerine bakılarak bu anlama gelecek birçok sözcük öbeğine ya da deyimlere rastlayabiliriz: Sanırım ki gelir; Umulur ki yapar; İnşallah gelirim.

  • “Eh, yakında kavuşursunuz, inşallah.”
  • “Hatçe: keşke, öyle olsa, dedi.”
  • “Zıkkım, dedi, inşallah onu da parça parça ederler. Sana ölüm haberini getiririm inşallah…”

5. Olasılık Belirteçleri

Belki, olsa, olsa olsa, ola, ola ki, tutalım, tut ki, varsayalım, varsayalım ki, farz edelim, farz edelim ki, farzet ki gibi sözcüklerdir.

Bu tür belirteçler anlatıma “olasılık” anlamı katar: Belki gelirim; Olsa olsa bu para eder; Tutalım ki yaptın… gibi.

  • Belki onun da bir mazereti vardır.”

6. Yanıt Belirteçleri

Genelikle sorulara karşılık olarak kullanılan belirteçlerdir. Eylemleri, eylemsileri kimi kez olumlu, kimi kez olumsuz biçimde pekiştirir. Bunlar gerçekleşme, kesinlik, onama, onamama, belirteçleridir: -peki, şüphesiz, kuşkusuz, evet, hayır, hayhay, memnuniyetle, kıvançla, sevinçle, elbet, elbette, yok, asla, herhalde., gibi sözcüklerdir: Evet gelirim; Hayır yapmam; Peki giderim; Elbette gitmem; Sevinçle giderim…

  • “Hatçe: ana., dedi. Kadın durdu. Gözlerine yaş dolmuştu: Peki, dedi, sesi karıncalanarak…”

7. Sınırlama Belirteçleri

Artık, ancak, yalnız, yalnızca… gibi sözcükler eylemin gecikmeden yapılmasını ya da başka türlü olamayacağını belirtmek içindir: Artık gitmeyeceğim; Yalnız geldi; Ancak doydu… gibi.

  • Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok.”
  • “Onları yalnızca hatırlar, umursamaz.”
  • Yüklemden sonra gelirse eylemin yapılmasının gerektiğini belirtir: Sus artık; Bırak artık gibi.
  • “Bir süt daha içtim. Hayır, artık deminki tesirini yapamıyordu.”
  • “Omzunun bir tanesi yarım karış ancak vardı.”

8. Koşul Belirteci

Zaman bakımından koşul gösteren yüklemleri güçlendiren eğer sözcüğüdür:

  • “Sen eğer acıyorsan kendin bakarsın.”
  • Eğer müsaade ederseniz ziyaret edecekler…”

9. Üleştirme Belirteçleri

Üleştirme sayılarından oluşan ikilemeler, durum belirteci görevindedir: birer birer gelmek, teker teker oturmak, beşer onar çıkmak, üçer üçer saymak… gibi.

  • “İşte o zaman, karanlığı tuta tuta, yordamlıya yordamlıya onlar evlerinden çıkacaklar, gelip bizim kapının önünde teker teker duracaklar.”

10. Yaklaşıklık Belirteçleri

Şöyle böyle, öyle böyle, yakın, hemen hemen, aşağı yukarı, az çok gibi sözcüklerdir. Anlatıma yaklaşıklık, aşağı yukarılık anlamı katar: Şöyle böyle oldu; Hemen hemen gözükmez… gibi.

  • “Herkes böyle yapıyor.”
  • “Büyük harp başladığı zaman, hemen hemen yüzyıldan beri bağımsız idiler.”
  • “Meşe biten toprakta, hemen hemen hiç başka ağaç gözükmez.”

Yukarıda sıraladığımız durum belirteçlerinden başka -ce, çeşme, -meye, -meşine ekleriyle türetilmiş sözcükler, kimi zaman belirteç görevindedir: insanca yaşamak, mertçe çarpışmak, delicesine koşmak; Yaymasına yaparım; Gitmesine giderim; Sevmeye sever gibi.

-meye, -meşine ekiyle yapılmış belirteçler, çoğu kez eylemsilerin yüklemlerine “olanak” anlamı katmakla birlikte, kendinden sonraki yantümceye de karşıtlık belirtisi katar: Gitmesine giderim, yararı olur mu? Sevmeye sever, bakmaya gelince bakmaz… gibi.26

Advertisement


Leave A Reply