Düşünmek İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları Açıklamaları

1

İçinde Düşünmek kelimesi geçen atasözleri ve deyimler nelerdir? Düşünmek ile ilgili atasözleri, deyimler ve anlamları açıklamaları.

düşünmek atasözleri

Arka resim kaynak: pixabay.com

Düşünmek Atasözleri

  • akıllı düşününceye kadar deli çocuğunu (oğlunu) everir
    kendilerini akıllı sananlar çok kez akılsız diye tanınanlardan daha az başarı gösterir.
  • ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin
    hastalıktan korunmak istiyorsak ayağımızı sıcak, başımızı serin tutmalı, olur olmaz şeyleri sıkıntı konusu yapmamalı, geniş yürekli olmalıyız.
  • düşün düşün, boktur işin
    kötü bir durumdan çıkar yol bulunamadığı zaman söylenen bir söz.

Önce Düşün Sonra Söyle:

ANAFİKİR : Sonunda pişmanlık duyacağımız sözleri ağzımızdan çıkarmamalıyız.

Ağzımızdan çıkacak sözlerin esiri olmak istemiyorsak, bütün sözlerimizi düşünce süzgecinden geçirmeliyiz. Böyle yaptığımızda, sözler bizim esirimiz olur. Söz bir silaha benzer. Bilmeden kullanılınca istemediğimiz şekilde başkalarına zarar verebileceği gibi, bizi de yaralayabilir. Bizi büyük pişmanlıklara sürükleyebilir. Ancak pişmanlıkların da çoğu zaman pek işe yaramadığı herkesçe bilinmektedir. Böyle yaralar açıp pişmanlık duymamak için, sözlerimizi ölçüp tarttıktan sonra söylemeliyiz.

Düşünmek Deyimler

  • arpacı kumrusu gibi düşünmek
    içinde bulunduğu sorunu nasıl çözeceğini uzun uzun düşünmek: ‘Bak, o şoförün yanında arpacı kumrusu gibi düşünen maarif müdürü beye.’ -R. N. Güntekin.
  • (bir durum, düşüncenin) ışığı altında
    ‘bir durum veya düşüncenin konuyu aydınlatmasından yararlanarak, onu göz önünde tutarak’ anlamında kullanılan bir söz.
  • bir düşüncedir (düşünce) almak
    bir konuda kaygılanarak çözüm yolu bulmaya çalışmak: ‘Neyse, sıramızı savdık ve yine yola çıktık ve yolda beni bir düşüncedir aldı.’ -N. Hikmet.
  • düşüncesini açmak
    görüşünü bildirmek.
  • düşüncesini okumak
    bir kimsenin ne düşündüğünü anlamak.
  • düşünceye dalmak
    derin derin düşünmek: ‘Rıhtımda bir aşağı bir yukarı dolaşanları seyre müsait bir iskemlede düşünceye daldım.’ -S. F. Abasıyanık.
  • düşünceye varmak
    bir görüşe veya karara varmak, bir inanca ulaşmak.
  • düşünüp (düşünmek) taşınmak
    konuyu bütün yönleriyle inceleyip ona göre davranmak, iyice düşünmek: ‘Düşündüm taşındım. Yani, insan dişi ağrırken ne kadar düşünüp taşınabilirse, o kadar düşünüp taşındım işte.’ -N. Hikmet.
  • gereği düşünülmek
    bir sorunu sonuçlandırmak için tutulacak yolu kararlaştırmak.
  • iki eli şakaklarında düşünmek
    derin derin düşünmek.
  • ilerisini gerisini düşünmemek
    sonucun ne olacağını hesaplamamak.
  • işkembesini düşünmek
    tkz. öncelikle karın doyurmayı düşünmek.
  • kara kara düşünmek
    çok üzüntülü olmak, düşünceye dalmak: ‘Kara kara düşünmeye başladım, böyle bir toplantıyı, kim, hangi kurum destekleyecekti?’ -M. C. Anday.
  • kendini düşünmek
    daima kendi çıkarını kollamak, bencil davranmak: ‘Ne diye herkes bu kadar rahatını sever, kendini düşünür?’ -N. Cumalı.
  • koyu koyu düşünmek
    uzun uzun veya derin derin düşünmek: ‘Nereye gideceğimi, ne yapacağımı koyu koyu düşünmeye başladığım güne kadar silah elimden düşmemiştir.’ -R. N. Güntekin.
  • kötü kötü düşünmek
    üzüntülü düşüncelere dalmak: ‘Ben başladım kötü kötü düşünmeye.’ -N. Hikmet.
  • kukumav kuşu gibi düşünüp durmak
    çok üzüntülü bir durumda düşünmek.
  • önünü ardını düşünmemek
    sonucun ne olacağını hesaplamamak, ilerisini gerisini düşünmemek.
  • pis pis düşünmek
    derin ve üzüntülü düşünceye dalmak.

1 Yorum

Leave A Reply