E Harfiyle Başlayan Kız Bebek İsimleri ve Anlamları

5

E Harfiyle Başlayan Kız Bebek İsimleri ve Anlamları, en güzel bebek isimleri ve isimlerin anlamları sözlüğü

bebekE Harfiyle Başlayan Kız Bebek İsimleri
ABCÇDEFG HIİJ KLMNOÖPRSŞTUÜV YZ

Ebedi: Sonsuz, sonrasız, ölümsüz. 2. Ölümsüzlük.
Ebru: Kaş. 2. Bulut rengi. 3. Bir tür kağıt boyama ve süsleme sanatı.
Ece: Kraliçe. 2. Güzel kız, kadın.
Ececan: Kraliçelik eden. 2. Ana gibi cana yakın.
Ecegül: Gül gibi güzel, gül gibi kraliçe.
Ecegün: Çok güzel bir günde doğan.
Eceban: Kraliçe hükümdarlığı.
Ecem: Kraliçem. 2. Kadınım.
Ecenaz: Nazlı güzel.
Ecenur: Göz kamaştıracak güzelliğe sahip olan.
Ecesay: Saygı duyulacak bir güzelliğe sahip olan.
Ecesel: Coşkulu bir güzelliğe sahip olan.
Eceser: Güzelliği gözler önünde olan.
Eceseren: Güzelliğini gözler önüne seren.
Ecesoy: Saygın ve çok güzel bir soydan gelen.
Ecesu: Su gibi berrak ve çok güzel.
Ecesun: Güzelliğini sunan, gösteren.
Eceşan: Güzelliğiyle şöhretlenmiş olan.
Eceşen: Güzel ve şöhretli.
Ecetan: Tan vakti kadar güzel.
Eceten: Çok güzel bir tene sahip olan.
Eceyar: Çok güzel sevgili.
Eda: Davranış, tavır. 2. Naz, işve, 3. Verme, ödeme. 4. (Namaz için) Kılma, yerine getirme. 5. Üslup, tarz, anlatım
biçimi.
Edaay: Ay gibi güzel ve de nazlı.
Edacan,: Nazlı ama içten olan kimse.
Edacık: Nazlılığıyla sevilen.
Edadil: İşveli dili olan.
Edagöz: Gözlerinden nazı ve işvesi okunan.
Edagül: Gül gibi güzel ve nazlı.
Edagün: Nazlı gün, nazenin.
Edagüz: Nazlı sonbahar.
Edagüzar: Becerilerini göstermekte nazlanan.
Edalı: Nazlı, işveli,
Edalıay: Nazlı bir ay gibi.
Edalıcan: içtenliğinde nazlanan.
Edalıgöz: İşveli göz.
Edalıgül: Nazlı bir gül gibi.
Edalınaz: Naz yapar gibi.
Edalınur: Işık saçmak nazlanır gibi olan.
Edahses: Nazlı ses.
Edanaz: Nazlı, havalı, nazenin.
Edanur: Işık açan nazlı güzel.
Edasal: İşvesiyle tanınan.
Edasay: Nazlı hanımefendi.
Edasel: Nazlı, çoşkulu.
Edases: Nazlı ve işveli bir sese sahip olan.
Edasev: Nazlı sev.
Edaseven: Kendisi gibi nazlı olanı seven.
Edasever: Kendisi gibi nazlı olanı seven.
Edasoy: Nazlı bir soydan gelen.
Edasu: Nazlanan
Edasun: Nazlandığını belli eden.
Edaşan: Nazlılığıyla şan,şöhret sahibi olmuş.
Edaşen: Neşeli ama nazlı.
Edayar: Nazlı sevgili.
Edayel: Nazlı nazlı esen rüzgar.
Edayüz: Nazlılığı yüzünden okunan.
Edeb: Terbiye, nezaket, düzenli.
Eder: Kıymet, değer.
Edibe: Edebli, terbiyeli, nazik. 2. Edebiyatla ilgilenen.
Edis: Ululuğa ermiş olan.
Edviye: “Adviye” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Efil: Rüzgar, dalgalanma.
Efnan: Çeşitler.
Efsane: Eski çağlardan beri söylene gelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayali hikaye. 2. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikaye.
Efser: Taç, başlık.
Efsun:. Büyü, sihir.
Efşan: Saçan, serpen, dağıtan.
Efşar: Sıkılma, özü çıkarılma.
Efşure: Özsu.
Efza: Arttıran, çoğaltan.
Egegül: Egenin gülü.
Egenaz: Egenin nazlı kızı.
Egenur: Egenin aydınlığı.
Egesel: Ege gibi çoşkulu olan.
Egesoy: Egeli soyundan gelen
Eğin: Sırt, arka, güvenilen.
Ela: Gözde sarıya çalan kestane rengi.
Elaay: Güzel gözlü ve ay gibi parıldayan.
Elacan: Ela gözlü içten kimse.
Elacık: Küçük ela gözleri olan.
Elafer: Ela renkli ışık saçan.
Elagöz: Ela gözlü güzel.
Elagül: Güzel gözlü ve zarif görünümlü.
Elagüz: Mahsun sonbahar.
Elagüzar: Ela gözlü becerildi güzel.
Elaldı: El-aldı. 2. Başkasına kaptırılan.
Elanaz: Ela gözlü nazlı güzel.
Elanigar: Gözleri elalı resim.
Elanisa: Ela gözlü kadınlar.
Elanur: Ela gözleriyle nur saçan.
Elasel: Gözlerinin güzelliğiyle çoşkulu olan.
Elaser: Gözlerinin güzelliğini sergileyen.
Elasev: Ela gözlü sev.
Elaseven: Ela rengi seven.
Elasever: Kendi gibi güzel gözlüleri seven.
Elasoy: Güzel gözleri olan bir soydan gelen.
Elasu: Ela gözlerinden temizlik akan.
Elasun: Gözlerinin güzelliğini sunan.
Elaşan: Gözlerinin güzelliğiyle şöhret olmuş.
Elaşen: Gözlerinin güzelliğiyle neşe saçan.
Elatan: Gözlerinde tan vaktinin güzelliğini yansıtan.
Elaten: Ten rengi güzel olan.
Elayar: Ela gözlü güzel sevgili.
Elayüz: Çok güzel yüz.
Elbin: Bin tane el, birlik.
Elbir: El birliği, güç birliği.
Elbirlik: Beraberlik, dayanışma, el ele verme.
Elbiz: Bizim yer, yöremiz.
Elçim: Elçi olarak gönderilen.
Elif: Arap alfabesinin ilk harfi. 2. İnce uzun boylu zarif kız.
Elife: Tutku, istek, alışılan şey.
Elik: Dağ keçisi.
Elim: Çok acıklı. 2. Çok acı veren.
Elit: Seçkin. 2. Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün.
Eliz: El izi ..
Elmas: Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş.
Elmasım: Değer verme. 2. Değer vererek seslenme durumu.
Eltaf: Çok latif çok güzel.
Elyak: En layık olan, en çok yakışan.
Elzem: Çok gerekli, en gerekli, vazgeçilmez.
Emel: Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek. 2. Arzu, özlem.
Emen: Bir şeyi yetiştirmek amacıyla dikmek için açılan çukur. 2. Zahmetli iş.
Emeti: Bereket, bolluk. 2. Hala.
Emine: İnanılır, güvenilir. 2. Şüphesi olmayan. 3. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz.
Emire: Büyük bir ülkeden, soydan olan.
Emiş: Emmek işi veya biçimi. 2. “Emine” isminin kısaca söyleniş biçimi.
Emniyet: Güvenlik. 2. Güven, inanma, itimat
Emoş: “Emine” isminin kısaltılarak söylenmiş bir başka biçimi.
Emraz: Hastalıkla ilgili.
Emriye: Emirle, buyrukla ilgili.
Endam: Vücut, beden, ten, boy bos.
Enfes: Çok güzel, en güzel.
Engingül: Her yam gül gibi güzel ve bakımlı olan.
Enginaz: Çok nazlı olan.
Enginiz: Çok geniş ve büyük, açık denizde yol almak.
Enginsel: İçindeki çoşku her yeri alabilecek kadar büyük olan.
Enise: Dost, arkadaş, yar, sevgili.
Erçil: Doğru, inanılır, güvenilir kişi.
Erda: Beyaz karınca.
Erdemay: Ay gibi güzel ve ahlaklı kişi.
Erdenay: Bakir ay.
Erem: Gönüllü, istekli.
Erendal: Her zaman genç ve körpe kalacağına inanan.
Erendil: Her şeyi bilip söyleyen.
Erengül: Ermişler gibi akıllı. 2. Gül gibi güzel.
Erengün: Ermişliğe, dostluğa ulaşılan gün.
Erengüz: Biten sonbahar.
Erennaz: Naz yapmaya son veren, nazdan vazgeçen.
Erennur: Evliya gibi ışık saçan.
Erensel: Çoşkulu bir akıllılığa sahip olan.
Erensen: Ermiş olan, evliya.
Erenser: Ermişliğini gösteren.
Erensu: Ermiş, akıllı. 2. Dost insanın suyundan içmiş kişi.
Erenşan: Olağanüstü sezgileriyle ünlenmiş olan.
Erentan: Tan vaktinin çekimine kapılan.
Erenyar: Ermiş sevgili.
Erenyüz: Yüzü evliya gibi nurlu olan.
Erge: Şımarık, nazlı.
Ergem: Nazlım, canım.
Erguvan: Eflanınla kırmızı arası renkte çiçekler açan güzel bir süs ağacı.
Eribe: Akıllı, zeki, olgun, yetkin.
Erik: Beyaz çiçekli bir ağaç ve bunun çeşitli renklerde ekşimsi veya tatlı sulu meyvesi.
Eriş: Tüm arzularını gerçekleştir, istediklerini elde et temennisi.
Eriz: Cömert, mertlik yolu.
Erke: Enerji. 2. İş başarma gücü, bir direnmeye yenme gücü. 3. Nazlı.
Erma: Çok güzel, nazlı ve cilveli olan.
Ermiye: Dolu yağmasına neden olan bulutlar.
Erna: İşveli, cilveli, şen şakrak sevgili.
Ervin: Şeref, saygınlık. 2. Barış; 3. Veda.
Erzan: Bol, uygun, layık.
Esalet: Asalet.
Esel: Rüzgarlı diyar, rüzgar alan ülkeler.
Esenay: Ay’ın önünden geçen rüzgarlı bulutlar
Esencan: Sağlıklı ve içten olan.
Esencik: Sağlıklı ve sevimli olan.
Esengil: Esintili olan.
Esengöz: Sağlıklı ve güzel göz.
Esengül: Rüzgar gibi esen. 2. Gül gibi güzel kokan.
Esengülen: Rüzgar gibi gülen.
Esengün: Rüzgarlı günde doğan.
Eengüz: Rüzgarlı sonbahar.
Esenkal: Sağlıklı olması temenni edilen.
Esenli: Çok sağlıklı.
Esennaz: Nazlı nazlı esen rüzgar.
Esennur: Işık saçarak rüzgar gibi giden.
Esensal: Sağlık saçan.
Esensel: Rüzgar gibi coşkulu olan.
Esenses: Rüzgar gibi esen.
Esensoy: Sağlıklı bir soydan gelen.
Esensu: Güzel su gibi berrak olan.
Esensun: Sağlık temennisi sunan.
Esenyel: Hafif esen rüzgar.
Esenyar: Sağlıklı sevgili.
Esenyüz: Sağlıklı oluşu yüzünden okunan.
Eseray: Ay’dan da güzel yorumlanmış olan.
Esercan: Yüreğinden geldiği gibi davranan
Esercik: Sevimliliği içten olan.
Eserdal: Gençlik ateşiyle keyfine göre davranan.
Eserdil: Keyifli sohbetleri olan.
Esergül: Gül gibi canlı olan.
Esergün: Keyifli gün
Esergüz: Keyifli sonbahar.
Eserkan: Keyifli bir soydan gelen.
Esernaz: Nazlı nazlı esen.
Esernur: Işık saçarak esen.
Esersu: Su gibi berrak ve yürekten olan.
Esersun: Yapıtlarını sunan.
Eserşan. Keyif düşkünü.
Esertan: Tan vaktinin keyfi.
Eseryar: Keyif veren sevgili.
Eseryel: Esip geçen.
Esgin: Rüzgarlı. 2. Esen. yel.
Esim: Rüzgar gibi olan.
Eshar: Seher, sabahın oluşu.
Esim: Rüzgarın esişi.
Esinay: Aydan etkilenen.
Esincan: içtenliğiyle başkalarına ilham veren.
Esincik: Sevimli, duygulu.
Esingül: İlham veren gül.
Esingün: ilham veren gün.
Esingüz: Güzelliğinden etkilenilen. 2. Romantik sonbaharı yaşayan.
Esinnaz: Nazlı nazlı esen.
Esinnur: İlham veren, ışık saçan.
Esinsel: Coşkulu duygular içinde olan.
Esinses: Sesiyle ilham veren.
Esinsoy: Soyuyla iftihar eden.
Esinsu: Berraklığıyla ilham veren.
Esintan: Tan vaktinden esinlenen.
Esintay: Gençliğiyle herkesi kendine hayran bıraktıran.
Esintürk: İlham veren Türk.
Esinyar: ilham veren, sevgili.
Esinyüz: Yüzünün güzelliğiyle başkalarına ilham veren.
Esma: isimler, adlar. 2. Çok yüksek olan.
Esmacan: Adı can olan.
Esmagül: Adı gül.
Esmahatun: İsmiyle anılan kadın.
Esmanaz: Adı naz.
Esmanigar: Adı nigar.
Esmenisa: Adı nisa.
Esmanur: Adı nur.
Esmasu: Adı su.
Esmaşan: Adı şan.
Esmatan: Adı tan.
Esmayar: Adı yar.
Esme: Esmek iş.
Esmer: Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday renginde olan. 2. Siyaha çalan buğday rengi.
Esmeray: Ay’ın güzelliği esmerliğine yansıyan.
Esmercan: Esmerliği ve içtenliğiyle çok sevilen.
Esmergül: Eşi benzeri . bulunmaz güzellikte olan.
Esmergüz: Sonbahar akşamı.
Esmernaz: Nazlı esmer.
Esmersev: Esmerliğiyle sevilen.
Esmerseven: Esmerleri seven. 2. Kendi gibi olanı seven.
Esmersever: Kendi gibi esmer olanı seven.
Esmersu: Berraklığı gecenin kararlılığına karışmış olan.
Esna: Bir işin yapıldığı an. 2. Ara sıra, vakit. 3. Yüce, ulu.
Esra: Çok çabuk, en çabuk, çok hızlı.
Eşay: Ay’ın güzelliğiyle eşdeğer güzelliğe sahip olan.
Eşe: Teyze. 2. “Ayşe” isminin kısaltılmış bir biçimi.
Eşim: Yoldaşım, hayat arkadaşım.
Eti: Tarihte bir Anadolu devleti.
Etik: Ahlak bilimi, töre bilimi. 2. Ahlakla ilgili, ahlaki.
Etike: Eğitmen. 2. Yol gösterici.
Eva: Havva. 2. Yaratılan ilk kadın.
Evcan: Evini seven, evcil.
Evcimen: Evine, ailesine çok bağlı olan. 2. Ev işlerini iyi bilen becerikli kadın.
Evecen: Hamarat. ev işlerini kısa sürede halledebilen.
Evin: Bir şeyin içindeki öz. 2. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü.
Evinç: Evini seven, evine bağlı.
Evingül: Evin gülü, evin güzeli.
Evnur: Eve nur saçan.
Evra: Hisar.
Evra: Kutsal.
Evran: Talih, alınyazısı.
Evre: Dönem, çağ.
Evsar: Taç.
Evser: Taç, çelenk.
Evşen: Evine şenlik veren, şenlendiren.
Eygül: İyi, gül gibi.
Ezel: Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik
Ezgi: Nağme,. şarkı, seslerin melodisi. 2. Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi. 3. Gidiş, yol, tarz, tempo. 4. Üzüntülü sıkıntılı.
Ezgin: Sesi düzenli gelen. 2. Paraca durumu bozuk olan. 3. Çok cefa görmüş, çok sıkıntı çekmiş kimse, ezilmiş olan.
Ezo: Ezik, dirençli.
Ezrak: Gök rengi. 2- Saf temiz su. 3. Mavi gözlü.




5 yorum

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?