Edirne Tarihçesi – Tarihi Yerleri

0

Edirne ilinin tarihi, tarihçesi. Edirne ilinde bulunan tarihi mekanlar, camiler, yerler ile ilgili bilgi.

eski-edirneEDİRNE TARİHİ; İÖ 1200’lerde başayan Dor göçleri sonunda Edirne Trak boylarının saldırısına uğradı. İÖ 7. yüzyılda Trak boylarından Odrisler burada bir kent kurdular. Tarihsel kaynaklarda kentin adı Odrisa ya da Ordisia olarak geçer. Büyük İskender Perslere karşı Asya Seferi’ne çıkmadan önce Yunanistan ve Trakya’yı Makedonya İmparatorluğu’nun sınırlarına kattı. Hellenistik dönemde Makedonya Krallığı’nın egemenliğinde kalan bölgeyi, Roma İmparatoru Hadrianus (117-139), Roma topraklarına kattığı gibi, Edirne’yi yeniden kurdurarak kendi adını verdi: Hadrianopolis. Daha sonra İmparator Diocletianus (284-305) bu bölgeyi bir eyalete dönüştürdü Başkentini de Edirne yaptı. Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasından sonra Edirne Bizans topraklarında kaldı (395). Avarlar 586’da kenti kuşattılarsa da ele geçirmediler. Bulgarlar 914 ve 922’de olmak üzere iki kez kenti işgal ettiler. 11. yüzyıl boyunca Edirne yöresi Bulgarlar, Bizanslılar ve Peçenekler arasında çekişme alanı oldu. 1050’de kaleyi kuşatan Peçenekler, birçok savaşa karşın kenti ele geçiremediler. 1024’te Latinler İstanbul’u alıp Latin İmparatorluğu’nu kurunca Edirne de bu devletin sınırları içinde kaldı. 1261’de Bizanslılar İstanbul’u yeniden gele geçirip Latin İmparatorluğu yıkılınca Edirne, Bizans topraklarına katıldı. 14. yüzyıl boyunca Balkan toprakları Bizans ile Bulgarlar arasında çekişme alanı oldu. Edirne bu yüzyılda birkaç kez Bulgar saldırısına uğradı.

Advertisement

Osmanlılar Rumeli’ye geçtikten sonra I. Murat, Lala Şahin Paşa’yı Edirne’nin fethiyle görevlendirdi. 1362’de kent Bizans’tan alındı. Fetret Devri’nde Yıldırım Bayezit’in oğullarından Süleyman Çelebi devlet hazinesini Bursa’ dan Edirne’ye taşıyarak burada tahta çıktı. 1411’de kent kardeşlerden Musa Çelebi’nin eline geçti. Osmanlı Devleti’ni yeniden birleştiren Çelebi Sultan Mehmet 1413’te Edirne’yi kardeşinin elinden aldı. II. Murat döneminde gelişen Edirne, Bursa’nın yanı sıra ikinci başkent oldu. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethedinceye kadar Edirne başkent olma durumunu sürdürdü. İstanbul’un başkent olmasından sonra da önemini sürdüren kentte, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Selim kentin bayındırlığı için çalıştılar. Türk mimarlığının en görkemli eserlerinden biri olan Selimiye Camisi’ni II. Selim Mimar Sinan’a yaptırdı. Daha sonraki padişahlar döneminde de önemini koruyan Edirne, zaman zaman başkent olarak İstanbul’un önüne geçti. Avcı lakabıyla anılan IV. Mehmet, zamanının büyük çoğunluğunu Edirne ve çevresinde sürek avı yaparak geçirdi. Yaşantısını Edirne’de sürdürmeyi seven bir başka padişah da II. Mustafa’dır. Temmuz 1703’te “Edirne Ayaklanması” olarak bilinen ayaklanmayla tahttan indirildi. 18. yüzyıl Edirne’nin gözden düştüğü, gerilemeye başladığı dönemdir. 1745’teki büyük yangın ve 1751’deki deprem bu gerilemeyi körükledi. III. Selim’in Nizam-ı cedit ıslahatına karşı çıkanlar Edirne’de 1801 ve 1806’da devlete karşı iki kez ayaklandılar. 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Ruslar Edirne’ye girdiler. 1829’da yapılan Edirne Antlaşması ile kenti boşalttılar. 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’nda Edirne ikinci kez Ruslar tarafından işgal edildi. 1879 sonunda yeniden Osmanlıların eline geçti. Balkan Savaşı’nda Edirne 26 Mart 1913’te Bulgar ve Sırpların egemenliğine girdi. Balkan devletleri arasındaki anlaşmazlıktan yararlanan Enver Paşa kenti geriye aldı. Kurtuluş Savaşı sırasında Temmuz 1920’de Yunanlılar Edirne’yi işgal ettiler. Mudanya Mütarekesi’nden sonra Türk Ordusu 25 Kasım 1922’de Edirne’ye girdi, Lozan Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti’ nin topraklan içinde kaldı, daha sonra da il oldu.

Edirne Selimiye Cami

Edirne Selimiye Cami

TARİHSEL ESERLER: Edirne Kenti’ nde Roma ve Bizans döneminde yapılmış birçok yapı vardır. Fakat bugün bunların ancak bir bölümünün kalıntıları görülebilir. Eski bir yerleşim yerinin üzerine Roma İmparatoru Hadrianus’un İS 123-124 arasında kurdurduğu Edirne, imparatorun adını aldı ve Hadrianopolis denildi. Hadrianus’un yaptırdığı kale, kentin en eski tarihsel eseridir. Günümüzde Kaleiçi adıyla bilinir. Bu alan içinde bulunan Ayasofya Kilisesi en büyük Bizans yapısıdır. I. Murat döneminde camiye dönüştürüldü. Bugün Halebi Camisi adıyla bilinir.

Türk döneminde Edirne; camiler, kervansaraylar, hamamlar, köprüler, çeşmeler, sebillerle bezendi. Edirne’de günümüze ulaşan en anıtsal eser 1397 ya da 1400 tarihli Yıldırım Bayezit Camisi’dir, eski bir Bizans kilisesi üzerine yapılmıştır, tek minareli bir yapıdır. Edirne’de Osmanlılarda günümüze ulaşan en erken anıtsal yapılardan biri olan Eski Cami’nin yapımını 1403’te Emir Süleyman başlattı, 1414′ te Çelebi Sultan Mehmet tamamladı. II. Murat’ın 1434’te yaptırdığı Muradiye Camisi, plan olarak İznik ve Bursa’ daki Erken Osmanlı dönemi eserlerine benzer. II. Murat’ın 1438-1447 arasında yaptırdığı Üç Şeref eli Cami de Osmanlı mimarlığının önemli yapılarındandır. Edirne’nin 15. yüzyıl sonlarına tarihlenen en karakteristik yapılarından birisi de II. Bayezit’in yaptırdığı Bayezit Külliyesi’dir. Yapı topluluğu cami, imaret, hastane, medrese, hamam, mutfak ve ambardan oluşur. II. Selim’in 1569-1574 arasında Mimar Sinan’a yaptırdığı Selimiye Camisi Edirne’nin en görkemli tarihsel eseridir. Edirne’ye girerken önce dört minaresiyle göze çarpar. 1429’da Beylerbeyi Sinaneddin Yusuf Paşa’nın yaptırdığı Beylerbeyi Camisi’nin karşısında Sinaneddin Yusuf Paşa’nın türbesi vardır. Tunca Irmağı kıyısındaki 1422 tarihli Gazi Mihal Camisi ile Sancak beyi Mezit Bey’in 1442’de yaptırdığı Mezit Bey Camisi sözü edilmeye değer yapılar arasındadır. Öteki önemli Edirne camileri de şunlardır: Şahmelek Paşa Camisi, Kasım Paşa Camisi, Süleymaniye Camisi, Ayşe Kadın Camisi, Lari Camisi, Sitti Sultan Camisi, Kadı Bedrettin Camisi, Sarıca Paşa Camisi, Defterdar Mustafa Paşa Camisi, Selçuk Hatun Camisi, Kuşdoğan Camisi, Şeyhi Çelebi Camisi, Hızır Ağa Camisi.

Eski Cami’nin vakıflarından olan Bedesten, 1418 tarihlidir. Mimar Sinan’ ın eseri olan Rüstemr Paşa Hanı, iki katlıdır. Köşe revaklı bir avlu etrafında iki katlı Kadın Hanı’nı I. Ahmet’in buyruğuyla Defterdar Ekmekçioğlu Ahmet Paşa 1609’da yaptırdı. Sadrazam Semiz Ali Paşa’nın 1569’da Mimar Sinan’a yaptırdığı Ali Paşa Çarşısı’ nın İstanbul’daki Kapalıçarşı ile büyük benzerliği vardır. Öl. Murat’ın Selimiye Camisi’ne gelir sağlamak amacıyla yaptırdığı Mimar Davut Ağa Arastası görkemli bir eserdir. Rüstem Paşa Kervansarayı, Küçük Rüstem Paşa Hanı, Araplar Hanı (Kurşunlu Han), Halil Paşa Hanı, Havlucular Hanı, İki Kapılı Han, Taş Han kentin öteki önemli hanlarıdır. Edirne’de Sokullu Mehmet Paşa’nın Mimar Sinan’a yaptırdığı Çifte Hamam, II. Murat’ın 1435’te Darülhadise vakıf olarak yaptırdığı Tahtakale Hamamı, 1443 tarihli Mezid Bey Hamamı, Beylerbeyi Hamamı, İbrahim Paşa Hamamı, Saray Hamamı, Leniçeriler Hamamı kentin önemli yapıları arasındaydı. Edirne İli içi ve dışındaki köprülerin de ayrı bir yeri ve önemi vardır. Tunca Irmağı üzerinde 1420’de Gazi Mihal Bey’in yaptırdığı Gazi Mihal Köprüsü’ne 1640’ta Kemankeş kara Mustafa Paşa’nın köşkü eklendi. 766 m uzunluğunda, 27 gözlü, üç bölümlüdür. Sarayiçi yakınında Tunca Irmağı üzerindeki Saraçhane Köprüsünü 1451′ de II. Murat döneminin devlet adamlarından Şehabettin Paşa yaptırdı. Tunca Irmağı üzerindeki Fatih Köprüsü’nün 1452’de yapıldığı sanılır. Bayezit Köprüsü, Yalnız Göz Köprüsü, Saray Köprüsü, Ekmekçizade Ahmet Paşa Köprüsü, Tunca Irmağı üzerindeki öteki Osmanlı köprüleridir. Meriç Irmağı üzerinde bulunan Meriç Köprüsü 1842’de Abdülmecit döneminde yapılmıştır.

Advertisement

Tunca Irmağı kıyısındaki Saray-ı Cedid (Yeni Saray) Osmanlı sarayları arasında Topkapı Sarayı’ndan sonra yapılan en büyük saraydır. 1385-1388 arasında bir başka sarayın yapımını II. Murat başlattı. Onun ölümünden sonra Fatih Sultan Mehmet tamamlattı. Babı -hümayun, Alay Meydanı, Babüssaade, Arz Odası, Cihannüma Kasrı, Kum Kasrı, Harem ve Enderun belli başlı bölümleridir.


Leave A Reply