Ekmek İle İlgili Deyimler ve Anlamları Açıklamları – Ekmek Geçen Deyim

4
Advertisement

İçinde ekmek kelimesi geçen deyimler nelerdir? Bu deyimlerin anlamları ve açıklamaları. Ekmek hakkında deyimler ve anlamları.

ekmek deyimler

Arka resim kaynak: pixabay.com

Ekmek İle İlgili Deyimler ve Anlamları

***… fırın ekmek yemesi lazım
bir duruma erişmek için pek çok emek vermesi, çalışması gerekir anlamında kullanılan bir söz: Onun usta olması için daha beş fırın ekmek yemesi lazım.

***aklını peynir ekmekle yemek
alay akılsızca ve düşüncesizce davranışta bulunmak.

***(bir şeye) tuz biber ekmek
üzüntüyü, kusuru artıracak durum yaratmak.

***(birinin) ekmeğine yağ sürmek
istemediği hâlde birinin işine yarayacak biçimde davranmak: Bu name, cumhuriyetçilerin ekmeğine yağ sürdü. -N. F. Kısakürek.

Advertisement

***(birinin) ekmeğiyle oynamak
geçim kaynağını tehlikeye düşürmek.

***(birinin) kanına ekmek doğramak
1) birinin ölümüne yol açarak sevinmek; 2) birini küçük düşürmek, birine zarar vermek.

***(birinin) ocağına incir (darı) dikmek (ekmek)
birinin evini barkını dağıtmak: İhmal bütün ocaklara incir diker. -Ö. Seyfettin.

***dibine darı ekmek
bir şeyi sonuna kadar tüketmek, bitirmek: Eline geçirince dibine darı ekmeden bırakmazsın. -R. Ilgaz.

Advertisement
***ekip biçmek
tarım yapmak.

***ekmediği yerden biter
umulmayan ve istenilmeyen yerde karşılaşılan kimseler için kullanılan bir söz.

***ekmeğinden etmek
işinden çıkarmak, işinden atmak.

***ekmeğinden olmak
geçimini sağlayan işinden zorunlu olarak ayrılmak: Bu anormal gidiş bir yerden patlak verirse ahir ömründe ekmeğinden de olabilirdi. -K. Korcan.

***ekmeğine göz koymak (dikmek)
birinin geçimini sağlayan işi elinden almaya çalışmak.

Advertisement

***ekmeğini çıkarmak
çalıştığı işten geçimini karşılayacak kadar kazanç sağlamak: Şu dünyada her birimiz alnımızın teriyle ekmeğimizi çıkarmak zorundayız. -Halikarnas Balıkçısı.

***ekmeğini kana doğramak
büyük bir sıkıntı ve üzüntüye katlanmak.

***ekmeğini kazanmak
geçimini sağlamak: İçi huzurlu, akşama dek çalışmış, ekmeğini kazanmış. -M. İzgü.

***ekmeğini taştan çıkarmak
1) geçimini sağlamakta çok becerikli olmak; 2) en zor koşullarda bile kazancını sağlamak: Bu cins çocukların da ekmeğini taştan çıkarmak için ölürcesine çalıştıklarını görüyorum. -S. F. Abasıyanık.

Advertisement

***ekmeğini yemek
1) birisinin işinde çalışarak kendi geçimini sağlamak: Bedavadan ekmeğini yediği gazeteyi tekmeledikten sonra, aynı gazete geriye döneni tekrar bağrına nasıl basar? -N. F. Kısakürek. 2) geçim yönünden birisinin yardımından yararlanmak: Oğlunun ekmeğini yiyemeden öldü.

***ekmek elden su gölden
kendisi çalışmayıp başkasının kazancıyla geçinme durumu anlamında kullanılan bir söz: Uygar yaşamlarında ekmek elden su göldendi. -A. Kutlu.

***eli ekmek tutmak
geçimini kendi emeğiyle sağlayacak duruma gelmek: İşi var, eli ekmek tutuyor. İyi çocuktur. -M. Ş. Esendal.

***peynir ekmek gibi
1) çok revaçta, çok tutulan, beğenilen; 2) çok kolay biçimde; 3) çabucak.

Advertisement

***üstüne tuz biber ekmek
üzüntüyü, kusuru artıracak durum yaratmak.

***üzerine tuz biber ekmek
üstüne tuz biber ekmek.

***yaraya tuz biber ekmek
bir derdin acısını çoğaltmak.

Advertisement

4 yorum

Leave A Reply