Elam Devleti Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Elam nerede kurulmuştur? Elam Devleti’nin özellikleri, tarihçesi, Elam Devletinde mimarlık, sanat ve kültür hakkında bilgi.

elamElam; başkenti Susa olmak üzere Aşağı Dicle Vadisi’nde kurulmuş devlettir.

Elamlıların tarih sahnesine çıkışlarına ilişkin ilk yazılı bilgiler, İO 2450 yıllarına tarihlenen Sümerce çivi yazılı belgelerden elde edilir. Ancak Susa’da yapılan kazılarda İÖ 4. bin yılın ilk yarısından İÖ 7. yüzyıla kadar süren bir yerleşme saptandı. İÖ 2350’de Akkatlı Sargon, Elam’ı ülkesine kattı. Daha sonra sırasıyla Gutiler, 111. Ur Hanedanı ve Larsa hanedanlarının egemenliğinde kalmakla birlikte İÖ 2030’dan 13. yüzyılın başına kadar Elamlıların zaman zaman bağımsız kaldıkları da görülür. Uzun yıllar Kasitlerin egemenliğinde kaldıktan sonra Kasitlerin yıkılışıyla (İÖ 1155) birlikte Babil’de II. İsin Hanedanı egemenliği ele geçirirken Elamlılar da bir kez daha bağımsızlıklarını kazandılar. Bu dönemde Elam Kralı Kidin-Hutrutaş Babil’i ele geçirip yakıp yıktı; İsin ve Marad’a kadar uzandı. Asur Kralı Tukulti-Ni-nurta’nın Babil üzerindeki gücünü yitirmesi üzerine Adad-Şumausur (1216 -1187) Babil tahtına çıktı. Bu sırada Elam’da yeni bir hanedan işbaşına geldi. Elamlılar Şutruk-Nahhunte adlı krallarının yönetiminde Kuzey Babil’e saldırıp Babil’den altın, gümüş ve değerli madenlerle, Dur-Kurigalzu’dan Sippar’dan ve Akkat’tan kereste ve odun aldılar. Bu sırada Şutruk-Nahhunte tahtını büyük kardeşi Kudur-Nahhunte’ye bıraktı. Son Kasit Kralı Enilnadinahi (1157-1155) tahtta bulunduğu üç yıl boyunca Elam Kralı Kudur-Nahhunte ile savaştı. Sonunda Kasit kralı savaşı kaybetti ve tutsak alınarak ülkesine sürüldü. Tüm önemli kentleri, kült merkezleri yakıp yıkıldı, pek çok insan Elam’a götürüldü. Elam’ın yeni Kralı Şilbak-İnşuşinak Babil’i yakıp yıkmayı sürdürdü. Arrapha, Nuzi, Halman, Ugarsallu, Hussi gibi kentleri haraca bağladı. Bu kral döneminde Elam tüm Babil üzerinde etkisini sürdürdü. I. Nabukednesar (1125-1104) önce ataları zamanında Esagila Tapınağı’nda heykeli alınan Tanrı Marduk nedeniyle kırılan gururlarını onarmak için Elam’a seferler düzenledi. Elamlıları tarih sahnesinden silebileceği bir sırada ortaya çıkan veba salgını nedeniyle ilk seferinde başarılı olamadı. Kısa bir hzırlıktan sonra bir kez daha Elam’a savaş açtı, ordusu Eulaya Irmağı’na kadar ilerledi. Babil-li II. İsin Hanedanı Elamlıları uzunca bir süre ortaya çıkamayacakları bir yenilgiye uğrattılar. Geri getirdikleri ganimetler arasında uzunca bir süre kendileri için utanç nedeni olan tanrıların heykellerinin yanında Marduk’un heykeli de vardı. Bu yenilgiden sonra Elamlılar 120 yılı aşan bir süre tarihte etkin bir rol oynayamadılar. II. İsin Hanedanı’nın son kralı olan Nabu-Şumi-Libur’un (İÖ 1033-1026) saltanatından sonra, adları bilinmeyen altı kral 40 yıl süreyle Elam’ı yönettikten sonra Mar-biti-apla-usur (1984-1979) adlı bir kral altı yıl hüküm sürdü. Tümü yarım yüzyıl kadar sürmüş olan “ömrü kısa hanedanlar” döneminden sonra Elam, egemen bir güç olarak tarih sahnesinden silindi. Eski ve Yeni Babil döneminden sonra İÖ 538’de Pers Kralı Kyros’un egemenliğine girdi. İÖ 331’de Büyük İskender’in Pers İmparatorluğu’nu yıkışına kadar Elam, Susiane adıyla, yirmi Pers satraplığından biriydi. 312’de Seleukosların eline geçen bölge, bu dönemden sonra tüm etkinliğini yitirdi.

SANAT.

Mimarlık. Elam sanatı, Sümer ve Keldani sanatına yakından benzediğinden, genellikle karıştırılır. Heykel ve bezemede olduğu gibi, Elam mimarlığıyla Sümer mimarlığı arasında büyük benzerlikler vardır. Elam Kralı Untaş Hu-ban tarafından Susa Kenti’nin güneyinden Çago Zambil’de yaptırılan beş katlı ziggurat ve saray (İÖ 13. yüzyıl), Elam mimarlığı konusunda fikir verir. İran’da Fransız arkeologların ortaya çıkardıkları bu ziggurat, günümüzde oldukça iyi durumdadır. Yapıya, dışından dikey olarak yapılmış büyük merdivenlerle çıkılır.

Advertisement

Heykel. Elam sanatı başlangıcından heykelcilik ve kabartmacılıkta Sümer ve Akkat sanatlarının kalıplarına uydu. Bir süre sonra altın, gümüş, bakır, daha sonra da tuncun geniş çapta kullanılmasıyla özgürlük kazandı. Susa Kralı Untaş Huban’ın eşi Kraliçe Napu Asu’nun tunçtan dökülmüş heykeliyle, kral, kraliçe ve çocuklarının betimlendiği mezar taşı, Elam sanatının en ileri dönemine tarihlenir (İÖ 1250 dolayları). Susa’da Kral Şilak’in Tanrı Şuşinak adına yapılan tapınağın (İÖ 12. yüzyıl) duvarlarında görülen bezemeler, Uruk’ta Kasit Kralı Karaindaş tapınağındakilere benzer. Bir açıkhava tapınağı olan Sit Şamşi’de bulunan altın, gümüş, tunç ve pişmiş toprak adak heykelciliklerinin yanı sıra Urmiye Gölü yöresinde yaşamış olan dinsel ya da politik bir önderin betimlendiği tunç bir baş da ele geçmiştir. Yeni Elam Sanatı döneminde (İÖ 9.-8. yüzyıl) mine kullanılmaya başlandı. Duvar bezemelerinde sfenks, grifon gibi masal hayvanlarının yanında kare, meneviş, gülcük gibi geometrik motiflere de yer verildi.

Keramik ve El Sanatları. Morgan’ın 1897’de başkent Susa’da başlattığı arkeolojik kazılar sonucunda çok sayıda sanat eseri ele geçti. Bir mezarlıktan çıkarılan çanak-çömlek, vazo parçalarının üzerinde demir oksitli boyayla işlenmiş bezekler vardır. Bu çanak-çömlek parçaları aynı mezarlıkta bulunan bakır baltalar, kalker taşından gerdanlıklar ve çeşitli takılarla birlikte Paris Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir. Bu buluntular, Elam sanatına ilişkin ayrıntılı bilgi edinmeye yarayan ve çömlekçilik tarihine ışık tutan önemli belgelerdir. Susa Kenti’ nde bulunan bu keramiğe göre Proto-Elam olarak adlandırılan dönemden sonra, Ur Kenti’nin alınmasıyla (yak. İÖ 2015) Elam sanatı dönemi başlar. Yükseliş döneminde Elam keramiği üslup bakımından zenginleşir. Takılar, adak heykelcikleri, adak tepsileri, silahlar gibi birçok buluntu Paris Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir.


Leave A Reply