Elhamra Sarayı Nerededir? Hakkında Bilgi

0

Elhamra Sarayı nerededir? Elhamra Sarayı tarihçesi, mimarisi, özellikleri, tarihteki yeri hakkında bilgi.

elhamra-sarayi
Elhamra Sarayı; İspanyanın Gırnata (bugünkü Granada) Kenti’nde saraydır. Endülüs mimarlığının en güzel örneklerinden birini oluşturan saray, Daro ve Ganil ırmaklarına bakan son derece sarp bir tepe üzerinde yer alır. 9. yüzyılda Müslüman İspanya’nın iç savaşları sırasında Gırnata’ya egemen bu tepede korunaklı bir kale vardı. 13. yüzyılda Nasri emirleri Gırnata’ya yerleşince Muhammet ibnü’l-Ahmer, kullanılan malzeme genellikle kırmızı olduğundan Elhamre (en kırmızı, kızıl) adı yakıştırılan kaleye dört kule yaptırarak onu daha da sağlamlaştırdı. Muhammet ibnü’l-Ahmer’in oğlunun da yeni bölümler eklediği sarayın günümüze ulaşan bölümleri 1341’den sonra aynı soyun bir başka kolundan iki emir tarafından yaptırıldı: Sultan I. Yusuf (1334-1353), Comares Kulesi ve ona yakın daireler, oğlu Sultan V. Muhammet (1353-1391) aslanlar avlu-suyla sarayın öteki bölümleri. Böylece Elhamra Sarayı kasır ve köşklerden oluşan bir yapılar topluluğu olarak önceden planlanmadan, yüzyıllar boyu eklenen pavyonlar ve kişisel beğenilere göre ortaya çıktı. Sarayın büyük bir bölümü Şarlken tarafından (1500-1558) yıktırıldı ve yerine Rönesans üslubunda son derece göterişli, dağınık ve tamamlanmamış yeni bir saray yapıldı. 1522’de depremden, 1590’da bir patlamadan büyük zarar gören bu saray, 17-19. yüzyıllar arasında tümüyle kendi haline bırakıldı. Napolyon’un orduları 1912’de buradan çekilirken müstahkem bölümleri yıktırıldı. Buna karşın Elhamra Sarayı bugünkü durumuyla bile İslâm sivil mimarlığının en önemli eseri durumundadır.

Advertisement

Bugün birbirine ekli iki büyük yapı topluluğu görünür. El-Bürke (Alberca) ve Aslanlar Avlusu çevresinde salonlar birbirine dik iki uzun avlu boyunca sıralanmıştır. Adını ortasındaki uzun bir avluyu andıran havuzdan alan El-Bürke Avlusu’nu Sultan I. Yusuf yaptırdı. 35 m uzunluğundaki bu avlunun iki büyük kenarında bulunan kapılardan yan kesimlerde yer alan daha küçük salonlara geçilir. Avlunun kuzey ve güneyinde bulunan ve ince sütunların taşıdığı yedi kemerli galerilerin bezemeleri göz kamaştırıcı niteliktedir. Güney galerisinin üzerinde harem yer alır. Avlunun kuzey kesimindeki bir başka kapıdan bir dehlize, oradan da Elçiler Divanhanesi’ne gerilir. Alberca (Baruka) diye adlandırılan bu dehliz, köşelerinde mukarnaslı pandantiflerin bulunduğu ahşap bir tavam taşır. Elçiler Divanhanesi, Comares Kulesi içerisindedir; sarayın en büyük salonu olup 11.25 m x 11.25 m ölçüsünde 18 m yüksekliğindedir. Kalınlığı 3 m olan üç kenarda üçer pencere vardır. Yarım yuvarlak kemerli yirmi küçük pencere, kubbeyi taşıyan kornişin altında yer alır. Tümüyle mukarnaslarla kaplı bu kubbenin yerine daha geç tarihlerde ahşap bir kubbe konuldu. El-Bürke Avlusu’nun doğusunda hamam, batısında bir mescit vardır. Bezemesiyle ün yapan sarayda, özellikle Sultan V. Muhammet’in yaptırdığı bölümlerin zenginliği dikkati çeker. Sultan I. Yusuf ise daha çok Fas medreseleriyle Tlemsen camilerinde görülen bezemeyi burada yansıtır. İnsan ve hayvan figürlerine geniş yer verilen sarayda deri üzerine yapılan yaldız zeminli kabartma resimler ve yumurta akıyla yapılan minyatür üslubundaki resimlerin tümü İslâm sanatçılarına aittir. Ayrıca sarayın duvarları, tavanları, sütunları, kemerleri, nişleri son derece zengin ve değişik bezemelerle kaplıdır. Yıldızlar, sekizgenler, bitkiler sütun kollarının üzerine kabartma olarak işlidir. Ayrıca kemerleri, pencereleri ve nişleri çevreleyen nesih yazıtlarda kasideler, Arapça şiirler ve gazeller yer almaktadır. Sarayın odaları ve salonları ayrı ayrı renklerle boyalı olup genellikle mekânların üst kesimleri koyu kırmızı, altın sarısı ve mavi renklerde, alt kesimleriyse daha açık tonlardadır. Bu zengin bezeme Kuzey Afrika’nın öteki dinsel yapılarını etkiledi ve oralarda kullanılması sürdü.


Leave A Reply