En Güzel Sevgililer Günü Mesajları

0

Tüm sevgililerin en özel günü sayılabilecek Sevgililer Günü mesajları. Sizler için en güzel Sevgililer Günü mesajlarını tek bir sayfada topladık.

En Güzel Sevgililer Günü Mesajları

Benim gibi seni kimse sevmedi, üzgünüm gittiğin günden beri… Gelseydin bana her şeyin en başında, bir daha başlasa da farketmez boşuna…

Seni anlatacak kelimeleri aradım bir bir aşkım. Bulamadım, bulamayacağım da biliyorum; ama yine de, Kalbimin seni anlattığı gibi keşke anlatabilseydim bendeki seni, sana.

Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı, Yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istiyorsan, kalbime girmelisin aşkım.

Geceler çok uzun, geceler bir ömür, ömür dediğin bir tutam ümit… Tıpkı senin yokluğun gibi… Ve ben biraz daha sana hasret… Hasret bir ip, boğazıma düğümlenmiş… Düğümler her tarafımda, bütün yollar kördüğüm ve ben, ve ben gülüm biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında.

O suskun akşamın her saatinde, kaç gece ağladım duyan olmadı. Yıllarca yaşadım, kalbim dolmadı. Karşıma gerçekten seven çıkmadı.

Kimisi kul etti, kimisi köle… Mutluluk yerine verdiler çile. Hasreti sapladım şimdi kalbime, karşıma gerçekten seven çıkmadı.

Sana söylediğim tüm şarkılarda, aşkımı haykırdım duyan olmadı. Kendimi kaybettim hatıralarda, karşıma gerçekten seven çıkmadı.

Yalnız bir mevsim değil, yalnız bir bahar değil, Her zaman her yerde bil, ya seninle ya sensiz! İstersen öldür beni, istersen güldür beni. Gün gibi güneş gibi, ya seninle ya sensiz!

Olmasa da sevenim, ağlayanım gülenim, ilk sözüm son yeminim: Ya seninle ya sensiz! İstersen sevme beni, istersen bekle beni, Aş gibi toprak gibi, Ya seninle ya sensiz!

Ya hep ya hiç sevgilim, Ya seninle ya sensiz. Olamaz başka biri, Ya seninle ya sensiz! İstersen al at beni, istersen yarat beni, dağ gibi deniz gibi, Ya seninle ya sensiz!

Ansızın kayboldun köşe başında, Zamansız bir deprem koptu bağrımda, Kendimi kaybettim işte o anda, inan ki dünyayı yıkasım geldi! Ardına bakmadan gittin o gidiş, kalbimi koparıp atasım geldi! Bu veda gerçek mi inanamadım, başımı taşlara vurasım geldi!

Ellerim titredi veda ederken. Yalvarıp “dur gitme” diyesim geldi. Sen gittin karardı gözümde dünya. O anda orada ölesim geldi!

Ve seni kaybetmek yok mu? Bulduktan sonra seni kaybetmek… işte o beni yakan, yıkan, solduran… Ses versem de duyamazsın artık. Yüreğimde kan, gözlerimde kan, dudaklarımda kan…

O seni özlemek yok mu? Saçlarım, ellerini, dudaklarını özlemek… Uzun uzun gözgöze gelmek seninle, seninle bir olmak, Beraber olmak, sevişmek. O seni gizlemek yok mu! Kuşlardan, çiçeklerden bile kıskanıp gizlemek… Seni saklamak içimde delice, divanece… Öylece yaşamak seni, öylece sevmek…

O seni düşünmek yok mu? Geceler dolusu seni düşünmek…
Sarılmak karanlıklara sen diye.
Sen diye kucaklamak yorganı, okşamak, öpmek. O seni beklemek yok mu! Her gün sabahlara dek uykusuz beklemek. Ahh, ayak sesleri, kapı gıcırtıları bilemezsin! Bir defa yaşamaktır o, bin defa ölmek…

Ne büyük bir aşktın anlatamadım. Kimler gelip geçti unutamadım. Uğrunda mevsimler yıllar harcadım. Yine de ben senden vazgeçemedim.

Aşk Mesajları

Aşkın ateş oldu kahrolmam için. Hasret kurşun oldu vurulmam için. Günler asır oldu yıkılmam için. Yine de ben senden vazgeçemedim.

Gözlerin bir kilit vurdu gönlüme. Senden başkasını hiç sevemem. Ne engeller koydu kader önüme. Yine de ben senden vazgeçemem.

Nasıl unutulur böyle sevgiler! Neler yaşamıştık bir düşün neler. Her köşede durur senden gölgeler. Var git gözlerimden, Var git bu akşam. Aldığım her nefes seni fısıldar. Gelir ta kalbimden vurur şarkılar. Sana mı sözlenmiş bütün akşamlar? Var git anılirdan, var git bu akşam…

Yağmur istiyorsan gözyaşmıa bak. Yangın istiyorsan yüreğime bak. Ne olursun beni benimle bırak. Var git gözlerimden, var git bu akşam.

Ne olur bu gece uykumu bölme. Var git düşlerimden, var git bu akşam. Tam unuttum derken aklıma düşme! Var git hayalimden, var git bu akşam…

Bir tek o şahitti son akşamında. Yeniden yanarım her yanışında. Ben gibi kimsesiz köşe başında, bir sokak lambası bir ben uykusuz. Nöbetteyim sokaklarda, gözlerim hep şafaklarda. Sense benden uzaklarda, bir gece bekçisi, bir ben uykusuz.

Yaralı yüreğim her an pusuda. Şafakla dönersin hani olur ya! Şimdi bütün şehir derin uykuda. Bir şu yaralı gözler, bir ben uykusuz.

Saatler sabahı çalıyor yine. Bir gece lambası bir ben uykusuz. Kulağım hep senin ayak sesinde, bir şu kaldırımlar, bir ben uykusuz.

Şimdi bu pişmanlık bimem ki niçin? Kaybeden sen oldun yan için için. Unutmaz demişsin sen benim için, aldandın sevgilim unuttum işte. Sevgisiz yanar mı sevda ocağı, belliydi bu aşkın yok olacağı. Söndürdüm içimde o yanardağı, yaralı gönlümü avuttum işte…

O senli yıllara bir çizgi çekip, gönül defterini kapattım işte. Hasretle yanmaya değmezsin deyip, gözümde yaşları kuruttum işte.

Ağaç ağaca benziyor artık, deniz denize… Çiçek çiçeğe. Şiirler yazmıyorum artık bak Gözlerinin güzelliğine… İyi seni unutmuşum!

Değişen ben miyim öyle? Ben miyim eski sevdalara mendil sallayan? Şu eller, şu gözler, şu kalp benim mi yoksa… Ya şu gülen adam ben miyim? Demek ki unutmuşum…

Ateş olsan, duman olsan kar etmez. Giden gider, yollar geri getirmez. Bu talih de seni bana yar etmez. Ayrılıktan ayrılığa sürgünüm. Işık seçtim gözlerini gönlüme, yorgan gibi çekip gittim üstüme… Kimliğimden adresimden kime ne, sokaklardan sokaklara sürgünüm.

Her gün yeni bir yangında hayatım, acılardan acılara sürgünüm. Sende başlar sende biter isyanım. Yalnızlıktan yalnızlığa sürgünüm.

Ben bu garip yeryüzünde, garibansam suç benim mi? Gece gündüz dertli dertli, geziyorsam suç benim mi? Bir dostum yok sorulayım, sevdiğim yok sarılayım. Kime kızıp dardayım? Kimsesizsem suç benim mi?

Ekmeğin tadı yok, mavi gökyüzü kayıp, Belki hiç umursamadın beni yanlış tanıyıp, Mesafeleri çiğneyip de gururunu arkana alıp, Bir kere daha konuş benimle!

Eski bir gemiye yükler gibi ayrıldım duygularımdan, Vedalaşmak çok zor inan Amit vaad eden yarınlarımdan, Her şeye sünger çektim, bir seni çıkartamadım aklımdan, Bir kere daha bak gözlerime, son bir kere daha…

Gel! En tenha saatlerde çık sokaklara Yalnız ol! Beni bekle! Dertleşelim seninle Bitmeli bu hüzün, bitmeli bu keder, mutluluk varken! Bak! Gökyüzü mavi, yapraklar yeşil… Bu mevsim bir daha gelecek değil. Ayrılık mı? Yakışmaz bize…

Böyle sürüp gitmemeli bu sevda, seni sensiz yaşamamalıyım günler boyu. Avunmamalıyım hayalinle saatlerce, sana böyle yakınken!

Sevgiliye Aşk Mesajları

Her köşe başında seni gözledim, geceler koynunda umut gizledim. Hep seni bekledim seni özledim, senden uzaklarda ah neler çektim. Sensizken seninle bir de söz kestim, bilmedin sevdalım, bilmedin gitti.

Bir sevda uğrunda bir ömür yandı, bilmedin sevdalım, bilmedin gitti. Senden son hatıra gözyaşı kaldı, silmedin sevdalım, silmedin gitti.

Her gece ıslanmamak yanaklarım. Şarkılarda bulmamalıyım kaderimi.
Göz göz olmamalı yüreğim, seni beklerken!

Sen yokken pişmandım yaşadığıma, sevgi dolu bir kalp taşıdığıma.. Sonunda kavuştum aradığıma, içimde aşkını yaşatıyorum. Yepyeni umutlar yaratıyorum, dünyanın derdini unutuyorum. Senin kollarında, senin yanında…

Yaşamak bir başka güzel oluyor, senin kollarında, senin yanında… Gönlüme sımsıcak huzur doluyor, senin kollannda, senin yanında..

İnan ki sensiz canım mutluluğa düşmanım. Söyleyemedim sana.. Affet beni pişmanım. Elini elime alıp, öylece bir an kalıp, sana son kez sarılıp, ölmeye hazırlandım.

Yarım kalmış şiirlerim gibisin, Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda… Öylesine eksiğim sensiz, öylesine sahipsiz,

İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum. İçinde geç kalmışlığın çaresizliği, Çocuklar gibi ağlıyorum. Ve gel gör ki her damla gözyaşımda, Sen…

Anlatacak nelerim var bir bilsen, içimde ihtilaller kopmuş. Kendimi sürgüne verdim, mutluluğum çoktan iflas etmiş… İtiraza hakkım yok biliyorum, seni seviyorum…

İçimde bir ümit var, onun için burdayım. Belki gelirsin diye senin için burdayım. Vakit çok geç olsa da, gönlüm mahzun kalsa da, Yine aynı masada senin için burdayım…

Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım, Sensizliğin köşe başındayım. Avuçlanmda kırık dökük pişmanlıklar… Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum, bütün umutsuzluğuma inat, Yine seni arıyorum…

Sendin son durağı umutlarımın, Seninle güzeldi bu yer, bu dünya, Gönüllü mahkumdum kirpiklerine, Paslanmaz kilitler vurdun gönlüme… Bitti o heyecan, bitti o rüya… Yine başbaşayım kendi gölgemle, Ne desem boş artık, Sen de gittin ya!

Bırak ellerimi, üç satır yazacağım. Uç satırda sen! Bırak gözlerimi… Dört yana bakacağım, dört yanda sen! Bırak yüreğimi, bin kere seveceğim, bin kere de sen!

Bilmiyorsun tutkumu? O kaybetmek korkumu… Bölüyorsun uykumu, gözlerim ufka dalar, içimde volkan yanar, senin için ölen var. Sen farkında değilsin!

Hasret dağları sardı, sen farkında değilsin, Son umut sende kalsın, sen farkında değilsin…

Dağlarda yol olsam seni beklerim, Ömrümü verseler sana eklerim, Seninle gül açtı tüm dileklerim, Ne böyle sevildim, ne böyle sevdim… Aşkın böylesini senden öğrendim, Adına yazılı gönül senedim Çünkü ben bu aşkı sana borçluyum!

Tanrıdır can veren, kul ona borçlu Ben de bu sevdayı sana borçluyum. Bu boynumun borcu, bu gönül borcu Ben bu muduluğu sana borçluyum…

İçimde alevdin, rüzgarsız söndün Bir yangın olup da yakamadın ki! Gözümde yaştın sen, düştün döküldün. Kalbime yol bulup akamadın ki…

Terkeden sen oldun, niye yanayım! Kanayan kalbini niye sarayım, Sevgilim deyip de nasıl anayım, Sen bana dost bile olamadın ki…

Sen misin, ‘ben miyim’, kimmiş yalancı? Nasıl yaşarız biz bize yabancı? Böyle bir ayrılık ne kadar acı… Yolların mı uzak, sen mi uzaksın?

Ey benim doğmayan sabah yıldızım, Geceler mi uzak, sen mi uzaksın? Ne zaman bitecek bu yalnızlığım? Umutlar mı uzak, sen mi uzaksın?

Gözümde duman duman, hayalindir son kalan.. Yenmezdi beni zaman, akmazdı gözyaşlarını… Çatılmazdı kaşlarım, olmazdı yanlışlarım… Yanımda sen olsaydın!

Ecelim zamansız gelirse bir gün, ona bu şarkımı dinletiverin. Bu en son dileğim, en son sözümdür. Benden başkasına gitmiş olsa da, o güzel aşkımız bitmiş olsa da, üstünden mevsimler geçmiş olsa da… Ona sevdiğimi söyleyiverin!

Sensiz diken oldu başımda yastık. Mutluluğu hangi dolaba astık? Odamda ne varsa yüzleri aşjk, bu nasıl bir duygu bilemiyorum! Kimseye ayrıldık diyemiyorum, adını kim sorsa eziliyorum. Ayrılıp gittiğin o günden beri…

Hasretin bir yangın avuçlarımda, ayrılıp gittiğin o günden beri… Ararım gölgeni boş duvarlarda, ayrılıp gittiğin o günden beri…

14 Şubat Sevgililer Günü
Sen de git, bırak git, beni düşünme, Kader de, hayat de boşver üzülme. Alıştım hasretin her türlüsüne, Ne zaman sevdimse ayrılık vardı.

Alıştım kaderin her cilvesine, Ne zaman sevdimse yalnızlık vardı.

Bu şehirde son gecem… Beni son kez sarsaydm… Gitmezdim bir meçhule, yanımda sen olsaydın!

Kaç kere yaşadım ben bu romanı, Ne zaman sevdimse ayrılık vardı, Hep kendim kuruttum gözyaşlarımı, Ne zaman sevdimse yalnızlık vardı…

Ne zaman baksam resimlere, Bir genç kız, bir delikanlı görmek isterim Varsın bir sahilde, varsın bir ormanda… Varsın bir odada çekilmiş olsun, fark etmez Bakarım bakarım, Dudaklarımdasın!

Beklenen yarınlar kaybolmuş dünden, Ümitler selamı kesmişler benden, Nasılsa hayır yok gelecek günden, Kadere rest çektim, isyanlardayım. Bu benim talihim, sözüm yok sana, Payımı aldım ben sevdadan yana, Hasretinden başka ne verdin bana?

Gittiğin yerlerden dönmedin geri, yollara rest çektim isyanlardayım. Kırıldı sonunda sabrımın teli, yıllara rest çektim isyanlardayım. Seninle olmaktı bütün dileğim, anlamadın beni nazlı bebeğim… Ah benim taş kalplim kapris çiçeğim, bu aşkın kalbimde kalsa da izi, Yarma götürmek yok sevgimizi, ayrılık pusuda bekliyor bizi… Ne yazık sevdamız ipin ucunda…

Ne sen değiş artık, ne söylenip dur. Bu tatsız kavgalar bitsin ne olur! Bende bu mutsuzluk, sende bu gurur. İnata, kaprise, naza gerek yok. Acı bir siteme söze gerek yok. İnan ki bu sona çok geç kaldık çok…

Dağ gibi umutlar hayaller bitti. O çılgın arzular geceler bitti. O tatlı heyecan, o hasret bitti. Ne yazık, sevdamız ne çabuk bitti!

Ayrılık çanları çaldı çalacak. Bu aşkın saati durdu duracak. Seninle bağımız koptu kopacak. Ne yazık sabrımız ipin ucunda.

İkimizde yağmur bulutu gözler. Ne yazık aşkımız ipin ucunda.. Dilinizde yürek yangını sözler. Ne yazık sabrımız ipin ucunda..

Şimdi ellerini görüyorum boşlukta çaresiz, Gözlerini görüyorum en acı hüzünlerle dolu, Oysa, ne kadar yalvarsan da, ne kadar ağlasan da Artık evet diyemem, insanlar kendi çizer kaderlerini Seni affedemem…

Her masal gibi bitti bugün, o kısacık mutluluğumuz. Belki yalandı, belki yalan gibi bir şey… Seninle mesut oluşumuz.

Artık gidebilirsin gideceğin yere, sana kal diyemem. Son ümit senden olsun, senden olsun son pişmanlık, Bil ki hayır diyemem…

Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın Denizin durgunluğu gözlerimi, Coşkunluğu saçlarımı hatırlatır. Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin. Beni unutamazsın, bilirim…

Alın sizin olsun bütün saltanatıyla dünya. Bütün sahteliğiyle hayat, alın kucaklayın gönlünüzce… O bitmeyen ihtiraslarınızı, o dinmeyen bencil aşklarınızı!

Bağırdım… Dağlar, taşlar uyandı çığlıklarıma Denizler yandı yangınfarıma, gökte yıldızlar ağladı… Benim bu zavallı yalnızlığıma, bir tek sizi uyandıramadım… Bir tek sizi!

Yıkılır kalırım bu sağır akşamlarda, önümde dağ gibi bir yalnızlık… içimde yıllanmış yorgunluklar, Unutulmuş eski bir adrese çıkar yollarım. Çayımın ilk yudumunda o, sigaramın son nefesinde o… Anlarsa beni, bir tek o anlar.

Vazgeçtim bütün saltanatından, Sevdalarından köhne dünyanın. Ne dostta vefa, ne aşkta huzur, Her gün bir yıkım, kalbimden vurur!

Günlerim ateşe gebe, gecelerim sancılı Varamadık sabaha. Ben bir yumak düğüm düğüm, Sen karmakarışık bir kördüğüm. Kendini çözmeden daha, beni anlayamazsın…

Aramızda dağlar var, aramızda uçurumlar Yaklaşma yanılırsın, ben öldüğümü bilirim. Sen yaşadığını sanırsın, kendini bilmeden daha Beni tanıyamazsın…

Ne varsa aradığım bil ki sende bulmuşum. Senden öncesi yoktu, seninle var olmuşum. Sende bütün ümitler, sende bütün özlemler. Beni bende arama, artık ben sen olmuşum…

Sen beni yokluğuyla delirten, Varlığıyla yolumu yolundan çeviren, Sevdasıyla beni bir dağ gibi deviren kadın!

Bundan böyle senden sorulsun günahlarım, Sende bütün sorularım, sende bütün cevaplarım… Adam olmuşsam senden, katil olursam senden… Ben çoktan vazgeçtim kendimden, Ama senden,»asla kadınım, asla…

Seni alıp uzaklara giden otobüs, benim üzerimden geçer hışımla… Devrilir, bakakalırım ardından, bir sel gibi akan gözyaşımda…

İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz. O ikiz kardeşi ölümün. Anlıyorum, bir daha görüşemeyeceğiz… Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana, İnsan ayrılırken bile büyük olmalı.

Özledim sesini ne olur konuş, bir gül açtır zamanların ötesinden… Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel! Gök mavisinden, deniz mavisinden, Bana bir şarkı söyle…

Bütün sevgililer, dostlar gitti. Bir sen kaldın kadınım, beni terketmeyen Batan gemilerin kaptanları gibi, Denizlerin ortasında ölümü bekleyen.

Bu engeller bana göre değil oysa, ben bu dağları aşarım. Geçerim bu denizleri, korkma. İşte düştüm yollara… Dur, bekle beni, geliyorum.

Ne güzel ellerin var incecik… Ne güzel saçların var sapsarı… Anlaşana o yalansız gözleri, düşündükçe baştanbaşa özlem kesiliyorum.

Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse… Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma!
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan Benimle meydan oku her çaresizliğe…

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne? Tuttum, ta içime oturttum seni. Aldım, okşadım saçlarını, öptüm. İçtim yudum yudum güzelliğini…

Ben senin en çok gözlerini sevdim, Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil… Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar… Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil.

Bırakma beni sevdiğim, gidişine dayanamam. Hasret gözyaşlarımla, kendimi avutamam…


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?