Ergenekon Destanı Özeti

4
Advertisement

Türkler’in büyük destanlarından olan Ergenekon Destanı özeti. Ergenekon kelime anlamı ile ilgili de bilgi.

Ergenekon Destanı

Ergenekon Destanı

Türkler’in tarih öncesi çağlarda yaptıkları egemenlik savaşlarını anlatan büyük bir destandır. Ergene “dağ beli” kon da “konak” anlamına gelir.

Oğuz Destanı’nın bir parçası olan Ergenekon Destanı çeşitli devirlerde çeşitli şekillere girmiştir. Tarih kitaplarına geçen, tanınmış tarih uzmanlarının kabul ettikleri Ergenekon Destanı’nın özeti şudur:

YENİ BİR YURT ARARKEN

Advertisement

Türklerin başbuğu Oğuz Han’ın ölümünden sonra onun yerine oğulları Gök Han, Ay Han, Yıldız Han, Deniz Han, İl Han başbuğ olmuşlardı. Oğuz Han’ın en küçük oğlu İl Han zamanında Tatarlar Türkler’e saldırdılar. Türkler, Tatarlar’ın hileleri karşısında, yenildiler. Tatarlar bütün Türkler’i kılıçtan geçirdiler, ülkelerine sahip çıktılar. Yalnız İl Han’ın iki oğlu Kıyan’la Nögöz, eşleriyle birlikte, Tatarlar’ın elinden kurtulmuşlardı. Kaçarlarken yolda at, deve, sığır, koyun satın aldılar. Kendi yurtlarına artık dönemezlerdi, yeni bir yurt aramak zorundaydılar.

Günün birinde karşılarına yüksek bir dağ çıktı. Yolu izi olmayan sarp bir dağdı bu. Genç beyler, döndüler dolaştılar, bir türlü bu dağı aşacak yolu bulamadılar. Tam umutlarını kesip geri dönecekleri sırada, bir bozkurtun ayak izlerine rastladılar. Bu izden gittiler. Yol çok tehlikeliydi, uçurumdan aşağı düşebilirlerdi. Kıyan’la Nögöz, sürünerek, bin bir güçlükle ilerlediler. En sonunda dağın öbür yanına vardılar.

GEÇİT VERMEYEN DAĞLAR

Burası cennet gibi bir yerdi. Her yan yemyeşildi. Genç beyler, Tanrı’ya şükrettiler, bu güzel yere yerleştiler. Kıyan’la Nögöz’ün torunları zamanla çoğaldı, kocaman bir ulus halini aldı.

Advertisement

Ergenekon Türkleri artık bu kutsal yurda sığamıyorlardı ama, dört yanları da demir dağlarla çevriliydi. Türkler bu dağların ötesinde öz yurtlarının bulunduğunu biliyorlar, oranın özlemiyle yanıyorlardı.

BOZKURT YOL GÖSTERİYOR

Ergenekonlular kararlarını verdiler: Her ne pahasına olursa olsun, Ergenekon’dan çıkacaklardı. Kadın-erkek, çoluk-çocuk, herkes kurtuluş çareleri aramakla görevliydi. En sonunda bir demirci kurtuluş yolunu buldu: Dağın demirlerini eriteceklerdi.

Bunun üzerine, herkes demir dağı eritmek için hazırlıklara koyuldu. Demirler eritildi, bir bozkurt, yüce Türk ulusunun önüne düşerek, yol gösterdi. Türkler eski yurtlarına döndüler.

Advertisement

4 yorum

Reply To Sezer Kayhan Cancel Reply