Eşek Sudan Gelinceye Kadar Dövmek Ne Demek? Deyim Anlamı Hikayesi

0
Advertisement

Eşek Sudan Gelinceye Kadar Dövmek ne demek? Eşek Sudan Gelinceye Kadar Dövmek deyiminin hikayesi, anlamı, açıklaması

Eşek Sudan Gelinceye Kadar Dövmek

“Eşek Sudan Gelinceye Kadar Dövmek Anlamı”

adamakıllı dövmek, cezalandırmak

Eşek Sudan Gelinceye Kadar Dövmek

Eşek Sudan Gelinceye Kadar Dövmek Deyiminin Hikayesi

Askerlerimiz eskiden, cephede savaşırken su ihtiyacını karşılayan sakalar varmış. Kendileri de asker olan sakalar su taşırken eşek ve katırları kullanırlarmış.

Sakalardan birisi tembel mi tembelmiş. Bir gün eşekle suya giderken bir ağacın altında dinlenmek istemiş ama oracıkta uyuyakalmış. Bu sırada eşek de fırsattan istifade oradan uzaklaşmış. Kalktığında sağına bakmış, soluna bakmış, ama eşek ortada yokmuş. Ne yapmışsa eşeği bulamamış. Akşam olunca da çaresiz bölüğe dönmüş. Askerler susuzluktan çatlarken işini yapmayan sakayı eli boş görünce yakaladıkları gibi komutana götürmüşler. Komutanın yaptığı sorguda asker olanları itiraf etmiş. Bütün gününü eşeği aramakla geçirdiğini de söylemiş.

Advertisement

Komutan, askerlerden bir kısmını eşeği aramak için göndermiş. Tembel sakayı da bir ağaca bağlayıp dayak atmaya başlamış.

Komutan vurdukça saka avaz avaz bağırıyormuş:

— Aman komutanım. Ben yaptım siz yapmayın. Bir hatadır oldu. Bir daha uyumayacağım.

Komutan, şöyle demiş:

Advertisement

– Daha eşek bulunmadı. Eşek sudan gelinceye kadar seni döveyim de bir daha görev başında tembellik edip uyumayasın.

Bir hata yapan kişiye, aşırı derecede ceza vermeyi anlatmak için kullanılan bir deyimdir.


Hikayenin bir başka anlatımı

Balkan harbi sıralarında cephanedeki bir askerî birlikte su ihtiyacını bölüğün saka neferleri temin edermiş. O zamanlar, mekkâre katırlarından başka, adına karanfil kolu denilen, merkepli nakliye kolları da varmış. Her bölüğe bir merkep tahsis edilmiş. Saka neferleri bu eşeklere yükledikleri fıçılarla, ordugâha yarım saat uzaktaki bir pınardan su taşırlarmış.
Bölüklerden birinin saka neferi çok saf ve oldukça da tembel birisiymiş. Bir gün pınar başında uyuya kalmış. Eşek de çimenlerde otlarken uzaklara gitmiş.

Uyandığı zaman bir de bakmış ki akşam olmak üzere. Merkebi aramış, bulamamış. Koşa koşa bölüğe gelmiş. Susuzluktan kıvranan bölüğün çavuş ve onbaşıları suyu getirmeyen sakayı yakaladıkları gibi, bölük kumandanı yüzbaşının karşısına çıkarmışlar. Çok sert bir adam olan komutan, saka neferini sorguya başlamış. Sorgu sonunda uyuduğunu ve eşeği kaçırdığını öğrenince, hemen etrafa atlılar çıkarıp eşeği aramaya göndermiş. Sakayı da çadırın kalın bir direğine bağlayıp başlamış dayağa. Canı yandıkça bağıran saka:

Advertisement

– Aman yüzbaşım, bir daha uyumayacağım. Artık dövme, diye yalvardıkça, yüzbaşı:
– Acele etme, daha eşek bulunmadı. Eşek sudan gelinceye kadar dayak yiyeceksin ki bir daha eşeğine sahip olup, muharebe yerinde, vazife başında uyumayacaksın… demiş.

Kabahatli bir kimsenin sebebiyet verdiği zararlı durum ortadan kalkıncaya kadar cezasını çekmeye devam edeceğini belirten deyimdir.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?