Eski (Antik) Mısır Medeniyeti

0

Eski Mısır medeniyeti hakkında bilgi. Eski Mısırlıların giyim, ticaret ve yaşam tarzları ile Eski Mısırlıların gelenekleri hakkında bilgi.

Eski Mısır Medeniyetinden Bir örnek

Eski Mısır’da büyük bir medeniyet kurulmuştu. O çağlardan kalma sanat, bilim, kültür eserleri Eski Mısırlılar’ın çok ileri bir hayat seviyeleri olduğunu gösteriyor.


Eski Mısır’da ekonomik hayat tarımla hayvancılığa dayanıyordu. Nil’in kabarmaları sonunda meydana gelen bereketli topraklar ya firavunun ya da asilzadelerin malıydı. Serbest çiftçilerin ürününün onda biri vergi olarak alınırdı. Zenginlerin sahip olduğu toprakların büyüklüğünü göstermek için bunlardan yalnız birinin 1.500 sığır beslediğini söylemek yeterlidir. Tahılın yanında balıkla et de halkın başlıca yiyeceği arasındaydı.

Mısır’da maden olmadığı için gerekli madenler Arabistan’dan, Nübye’den getirilirdi. Demir Hititler’den alınır, bakır eski Mısır’da az miktarda çıkardı. Altın ise Nübye’nin doğu kıyılarından çıkarılıyordu

Mısırlılar ilk hanedanlar sırasında kalayla bakırı karıştırarak tunç yapmasını öğrendiler. Tunçtan çeşitli silahlar, araba tekerlekleri, manivelalar, vidalar, testereler yapıldı. Çömlekçilik, camcılık da Mısır’ın önemli endüstrileri arasındaydı. Sanatçılar bunları renkli olarak işliyebiliyordu Arabadan, sandaldan iskemleye, karyolaya, tabuta varıncaya kadar birçok şeyler ince tahta oymalarla süsleniyordu. Papirüsten de halat, sandal tipi pabuçlar, kağıt yapıyorlardı Dokumacılık da ileriydi.

İşçilerin bir kısmı kölelerdi. Genel olarak her ticaret Hindistan’daki gibi bir kast’a ayrılmıştı. Büyük savaşlarda elde edilen esirlerin fazlalığı da birçok alanlarda Mısırlılar’ın işini kolaylaştırıyordu. III. Ramses’in saltanatı sırasında tapınaklara 113.000 köle sunulmuştur.

Mısırlılar mühendislikte Eski Yunanlılar’dan Romalılardan ileriydiler. Kanallar, su depoları, büyük saraylar, tapınaklar yapıyorlar, binlerce ton ağırlığındaki dikilitaşları çok uzaklardan taşıyıp getirebiliyorlardı. Ünlü Yunan tarihçisi Herodotos’a göre, bu dev taşları binlerce köle yağlı büyük kütükler üzerinde kaydırarak götürürlerdi. Bir Mısır kabartmasında 27 kayıktaki 800 kürekçinin üzerinde iki dikilitaş bulunan salları çektiği görülür.


Ulaştırma o çağlarda her ne kadar güçse de Eski Mısır’da geniş bir posta servisi de vardı. Yalnız ticaret pek gelişmiş değildi. Ödemeler para yerine eşya ile yapılır, vergiler de aynı şekilde toplanırdı. Ancak III. Tutmosis zamanından sonra tüccarlar ödemeyi altın külçelerle yapmaya başladılar.

Eski Mısır Gelenekleri

Eski Mısırlılar’ın bugünkü insanlara çok aykırı gelen gelenekleri vardı. Mesela firavunlar kendi kızkardeşleriyle, hatta kızları ile evlenirlerdi. Hükümdar ailesinin kanını başka kanla karıştırmamak düşüncesiyle başvurulan bu yol sülaleleri zayıflatmıştır. Zamanla bu gelenek halk arasına da yayıldı. Mısır şiirinde kız kardeş, erkek kardeş sözleri zamanımızdaki aşık, sevgili yerine kullanılmaya başlandı. Erkeklerin kız kardeşleriyle evlenmesi aile servetini dağıtmamak düşüncesine de dayanıyordu. Firavunların kız kardeşlerinden başka çok zengin bir haremi olurdu. III. Amenhotep’in sarayında 300 seçme genç kız bulunduğu bilinmektedir. Bazı asilzadeler zenginler de harem kurardı. Yalnız Eski Mısırlıların çoğu tek evlilikten ayrılmıyordu. Boşanmaya pek seyrek rastlanırdı. Boşanma sebebi zina ise koca hiçbir şey vermeden karısını boşar, sebep başkaysa aile servetinden bir kısmını kadına verirdi.

Eski Mısırlılar’ın hayatında kadının önemli bir yeri vardı. Birçok anıtlarda kadınların erkeklerle birlikte yiyip içtiğini sokakta tek başına dilediği yere gittiğini, serbesçe ticaret yaptığını gösteren resimlere rastlanır.

Mısırlılar uzun boylu, düz burunlu, iri gözlü, yuvarlak çehreli insanlardı. Doğuşta beyaz olan derileri çok geçmeden Mısır güneşinin etkisiyle, esmerleşirdi. Saçları siyah, düz, bazılarınınki kıvırcık olurdu. Mısırlılar süslerine çok düşkündü. Yanaklar, dudaklar, tırnaklar boyanır, saçlara kokulu yağlar sürülürdü. Mısır heykellerinde bile kadınların boyalı gözlü olduğu görülmektedir.

Mısırlılar’ın giyimi tarihleri boyunca çok değişmiştir. Kız olsun, oğlan olsun, çocuklar ergenlik çağına kadar çırılçıplak gezerler, yalnız küpe, gerdanlık takarlardı. Hizmetçiler, köylüler sadece kısa bir eteklik kuşanırdı. Eski krallık zamanında erkekler de, kadınlar da göbeklerine kadar çıplak gezerdi. Bunların bütün giyimi belden dize kadar uzanan beyaz bir eteklikten ibaretti. Utanma, alışkanlığın bir sonucu olduğundan, bu basit giyimi onlar hiç yadırgamazlardı. Birinci hanedan zamanında rahipler bile birer etekle dolaşırdı. Servet çoğalıp, kumaşlar bollaşınca Orta İmparatorluk devrinde birincinin üstüne ikinci bir etek eklendi. İmparatorluk zamanında da göğsün örtülmesine başlandı.




Bir Yorum Yazmak İster misiniz?