Eskişehir İlinin Tarihçesi ve Tarihi Yerleri Hakkında Bilgiler

0
Advertisement

Eskişehir ilinin tarihi, tarihçesi. Eskişehir ilinde bulunan tarihi mekanlar, yerler ile ilgili bilgi.

ESKİŞEHİR TARİHİ; Tarihöncesi çağlardan başlayarak yerleşime sahne olan Eskişehir, ilkçağda Hitit İmparatorluğu’nun egemenliği altındaydı. Hitit İmparatorluğu’nu yıkan Deniz Kavimleri’nden sonra 4 yüzyıl kadar süren Karanlık Çağ’dan sonra, İÖ 8. yüzyılda Eskişehir ve yöresi Frig egemenliğine girdi. İÖ 7. yüzyıl başlarında Kafkaslar’dan gelen Kimmerler, Batı Anadolu’ya kadar sokularak Frig Krallığını tarih sahnesinden sildiler. Kimmerler’den sonra Eskişehir, Lidyalıların egemenlik alanına girdi.

O dönemde Dorylaion adını taşıyan Eskişehir, İÖ 547’de Pers Kralı Kyros’un Lidya Krallığı’nı yenip tarihten silmesiyle birlikte tüm Anadolu gibi Pers İmparatorluğu’nun egemenliğine girdi. Büyük İskender’in Batı Anadolu’yu Pers egemenliğinden kurtarmasıyla birlikte (İÖ 334) Dorylaion da İskender İmparatorluğu’na katıldı. İskender’in ölümüyle (İÖ 323) parçalanan imparatorluğu, Bitinya ve Paflagonya’da kurulan krallıklar arasında el değiştirdi. İÖ 1. yüzyılın ilk yarısında Roma İmparatorluğu’nun sınırları arasına girdi ve aynı dönemde bugünkü Eskişehir’in olduğu alana taşındı.

Yüzyıllar boyu barış içinde yaşayan bölge, Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılması (İÖ 395) ile birlikte Bizans İmparatorluğu’nun sınırları içinde kaldı. Emeviler döneminde 708’de Halife Velid’in oğlu Abbas, kenti ele geçirdiyse de bu durum sürekli olmadı. Müslümanların destan kahramanı Battal Gazi’nin Bizans’a yapılan saldırılarda bugünkü Eskişehir’in Seyitgazi İlçesi yakınlarında şehit düştüğü çeşitli kaynaklarda yazılıdır.

Malazgirt Zaferi‘ni (1071) izleyen yıllarda Dorylaion, Türklerin eline geçti.

1097’de, başkenti İznik olan Anadolu Selçuklu Devleti ile Birinci Haçlı Orduları arasında Eskişehir Ovası’nda yapılan savaşta Türkler geri çekilmek zorunda kaldılarsa da Eskişehir Türklerin elinde kaldı. Aynı yerde 1147’de yapılan savaşta Haçlılar ağır bir yenilgiye uğradılar. 1175’te Bizans İmparatoru Manuel Komnenos, Dorylaion’u Türklerin elinden aldı. Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan 1182’de Dorylaion’u da topraklarına kattı.

Advertisement

Eski Eskişehir

Türkler, surları yıkılan Dorylaion’un yanında yeni bir kent kurmak gereğini duydular. Yöre halkı Dorylaion’un kalıntılarına Eskişehir dediği için yeni kente de zamanla bu ad verildi. 1243’te Kösedağ Savaşı’ndaki bozgundan sonra Moğol baskısından Batı Anadolu’ya kayan Türkmenler, Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyasettin Mesut’un 1284’te Osman Gazi’yi İnönü ve Eskişehir’e uç beyi atamasıyla onun etrafında topladılar. Kısa sürede Eskişehir yöresindeki öteki yerleşmeler de ele geçirilerek Osmanlı Beyliği’nin temelleri atıldı. Osmanlı döneminde bölge yüzyıllar boyunca huzur içinde yaşadı.

Kurtuluş Savaşı boyunca önemli savaşlara sahne olan Eskişehir’de 1920 başlarında yöreye kadar ilerleyen İngilizleri Kuvayı Milliye Kuvvetleri İzmit’e kadar geriletti. 6-11 Ocak 1921 arasındaki Birinci İnönü Savaşı’nda Yunan kuvvetleri ilk yenilgiyi aldılar. Bunu 23-31 Mart 1921 arasındaki İkinci İnönü Zaferi izledi. İnönü Savaşlarından sonra toparlanıp yeniden harekete geçen Yunan kuvvetleri, Kurtuluş Savaşı’nda “Eskişehir Muharebeleri” adı verilen 21-25 Temmuz 1921 arasındaki savaşlara giriştiler ve Türk kuvvetlerini geriye çekilmek zorunda bıraktılar. Büyük Taarruz’dan sonra 2 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtarılıncaya kadar Eskişehir acı günler geçirdi. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte il merkezi oldu ve hızla gelişerek ülkemizin en büyük kentleri araşma girdi.

Eski Eskişehir

Advertisement

TARİHSEL ESERLER.

Eskişehir ve yöresi tarih çağları boyunca önemli bir yerleşim alanı olmakla birlikte, günümüzdeki Eskişehir İli’nin merkezinde Türklerden önceki döneme ait sözü edilecek tarihsel eser yoktur. Çifteler İlçesi’ndeki Yazılıkaya Midas Kenti en önemli Frig eseridir. Eskişehir yöresinde daha birçok Frig eseri vardır. Türk eserlerinden ise günümüze pek azı ulaşmış olup bugünkü yapıların büyük çoğunluğu yakın tarihlere aittir. Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlıların kaçarken Eskişehir’i yakmaları, il merkezindeki pek çok eserin yanmasına neden oldu.

Eski Eskişehir

Odunpazarı’nda, Alaattin Parkı içerisinde yer alan Sultan Alaattin Keykubat Camisi bu yangından kurtulan ender eserlerdendir. Eski minaresi üzerindeki yazıtta 1262’de Kırşehir Valisi Emir Nurettin Cibril bin Caca tarafından yaptırıldığı yazılıdır. Yanlış onarımlar sonucu özgünlüğünü büyük ölçüde yitirmiştir. Kentin güneyinde Odunpazarı, Kurşunlu Sokak’ta yer alan Kurşunlu Külliyesi cami. medrese, imaret ve iki ayrı kervansaraydan oluşur. Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri Gazi Melek Mevlâna Mustafa Paşa tarafından yaptırılan caminin yazıtında Mimar Sinan’ın eseri olduğu yazılıdır. Kurşun kubbeli olduğundan Kurşunlu Cami diye tanınır. Tümüyle yıkılan cami, 1961-1962’de yeniden yapıldı.

Advertisement

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?