Fahim Bey ve Biz Kitap Özeti – Abdülhak Şinasi Hisar

1

Abdülhak Şinasi Hisar’ın Fahim Bey ve Biz adlı kitabı konusu, yorumlar, kısa özeti, tanıtımı. Fahim Bey ve Biz kitabı ile ilgili bilgi.

Kitabın Adı:Fahim Bey ve Biz
Kitabın Yazarı:Abdülhak Şinasi Hisar


Kitabın Özeti:

Fahim Bey son derece temiz yürekli bir insandır. Romantikliği, içine kapanıklığı ve hayal gücünün yüksekliği çevresinde eğlence konusu olur. En yakın arkadaşları bile onun bulutlarda gezdiğini söylerler. Elindeki küçük fırsatları kullanarak büyük işler çevirmeye heves eder, ama her seferinde yenilir. Kafasında güzel, dürüst bir dünya kurmuş olan Fahim Bey, çevresiyle bir türlü uyuşamaz. Bazıları onun deli, bazıları aptal, bazıları ise sinsi, hayalci olduğunu söylerler.

Fahim Bey Bursa eşrafından bir ailenin çocuğudur. İstanbul’da Galatasaray Lisesi’nde okur. Babıali’de ücretsiz çalışır. Babası oğlunun bir an önce iş sahibi olmasını diler. Parasız olan Fahim Bey, durumunu babasından gizlemek için büyük bir konak kiralar. Ama içine koyacak eşyası yoktur. Sabahları erken kalkarak boş odalarda keman çalar.

Bu arada Fahim Bey Londra elçiliği üçüncü katipliğine atanır. Yeni görevini gözünde büyütür. Londra’nın ünlü bir terzisine giderek, bir elçilik katibinin nasıl giyinmesi gerektiğini sorar ve gereken şeylerin hazırlanmasını ister. Bir kaç gün sonra elçiliğe büyük bir paket gelir, içinde çeşit çeşit, renk renk elbiseler vardır. Arkadan da kabarık bir fatura gönderilir. Fahim Bey’in bu faturayı, Londra’da kaldığı sürece ödeyemediğini söylerler. Günlük elbise yaptıramadığı için, protokollük elbiseleri yerli yersiz giyerek, herkesin gülümsemesine yol açar.


1908 de Meşrutiyet ilan edilince Fahim Bey görevinden ayrılır. Yurda döner. Saffet Hanım’la evlenir. Amacı Bursa’ya yerleşmek, yıllardır kafasında kurduğu pamuk işini ele almaktır. Kendisine sermaye verecek kişiler arar. Fakat onu gören paralı açıkgözler bu suskun, pısırık ve hayalci adamla ortak olmaya yanaşmazlar.

Fahim Bey yıllardır hayalinde yaşattığı işleri bir düzene koymak, hiç değilse onları defterlere geçirmek için Galata’da bir yazıhane tutar. Bütün gün didinir, ama ne iş yaptığını kimse bilmez. Bir süre sonra kirayı ödeyemez. Yazıhaneyi boşaltmak zorunda kalır.

Boş odada bulunan dosyalardan, Fahim Bey’in hayali işleri öğrenilir. Kimi güler, kimi «bu adam sahiden deli» der, kimi de «zavallı» diye acınır.

Yazıhanesindeki işinden de olan Fahim Bey, boş kalınca hastalanır. Artık ihtiyarlamıştır. Tasarladığı hiç bir şeyi gerçekleştirememiştir. Hayata ve insanlara kırgın olarak bir gün göçüp gider.


Kitap Hakkında Yorumlar ve Yargı:

«Ona şüphesiz ki, bir roman diyemezdik. Hatta bildiğimiz şeklinde bir hikaye bile değildi; bununla beraber bu kitabı metodla yapılmış bir röportaj veya anket addetmek büyük farika ve zenginliklerini adeta inkar etmek olacaktı. Bu hususiyetlerin başında, Abdülhak Şinasi’nin hülyası gelir. Bugünkü edebiyatı yakından takip edenler, bu hülyayı ve onun ömrün büyük hakikatlerinin çok defa herkes için boş duran tasını zaman zaman dolduran lezzetli ve büyülü içkisini gayet iyi bilirler.» (Ahmet Hamdi Tanpınar).

«Eserde, tek bir gerçeği herkesin başka başka gördüğü düşüncesi üzerinde durulmuştur. Nitekim, Fahim Bey, ortada bir gerçektir, fakat bunu herkes kendisine göre görmektedir.» (Cevdet Kudret).





1 Yorum

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?