Fas Tarihi – Fas Ülkesinin Tarihçesi Bağımsızlığını Elde Edişi – Tarihte Yeri

0

Fas tarihi hakkında bilgi. Tarih boyunca Fas’ın himayesi altında girdiği devletler ve Fas’ın bağımsızlığını elde edişi, Fas ülkesinin tarihçesi.

fas harita

Advertisement

Fas Tarihi

M.Ö. XII. yüzyılda Fenikeliler, Fas kıyılarına gelmişlerdi. Kartaca İmparatorluğu bu ülkeyi de egemenliği altına aldı. Onların yerine sonradan Romalılar, 429’da Vandallar, VI. yüzyılda Bizanslılar geçtiler. 685’de İslam Araplar, Atlas Okyanusu’na kadar, ülkeyi fethettiler. İdrisiler, Bağdat’a bağlı olmakla beraber ilk Fas devletini ve aynı adı taşıyan ünlü tarihi şehri kurdular. Endülüs Emevileri, Fatımiler, Ziriler, Murabıtlar, Muvahhitler, Meriniler, Sadi Şerifleri, Haseni Şerifleri, zamanımıza kadar Fas imparatorluğuna hakim oldulac.

1729’a kadar dünyanın büyük devletleri arasında olan Fas sonunda kapalı bir ülke haline geldi, geri kaldı.

fas

Osmanlı İdaresi:

Osmanlı Türkleri, XVI. yüzyıl son yarısında Fas İmparatorluğunu da egemenlikleri altına aldılar. Önce Amiral Salih Paşa, sonra Amiral Ramazan Paşa’nın büyük zaferleri Osmanlıya Fas’ı da kazandırdı (Vâdî’s-Seyl Meydan Savaşı). Böylece, yarım yüzyıl kadar, Osmanlının sınırı Atlas Okyanusu’na dayanmış oluyordu.

Advertisement

Türkler, çok zengin tarihi gelenekleri olan, yüzyıllardır bağımsız bir imparatorluk halinde yaşayan bu güçlü devleti ellerinde uzun zaman tutamadılar. 1600 yıllarında yani Türk egemenliğinin son yıllarında, Fas imparatorluğu, 3.000.000 kilometrekare’den genişti, 9 milyon nüfusu vardı. (Bu sıralarda İngiltere’ nin 7 milyon nüfusu olduğu hatırlanmalıdır). Fas şehrinin 1700’de 250.000 nüfusu olduğu, Avrupa’da bu tarihte bundan kalabalık ancak 5 şehir bulunduğu bir fikir edinmeye yarar. XIX. yüzyılın ikinci yarısında Fas, Batı Afrika’daki bütün sömürgelerini kaybetti.

Fas'da bir bahçeden görünüm.

Fas’da bir bahçeden görünüm.

1825’te 200.000 nüfusuyla dünyanın 37. şehri olan Fas, 1900’de 184.lüğe düştü.

Fransız Himayesi:

Fransa’nın uzun çekişmelerden ve dünya savaşını göze almasından sonra 30 Mart 1912’de Sultan’a zorla kabul ettirilen antlaşma ile, Fas’ın kuzeyi (Rif Bölgesi) İspanya himayesine verildi; geri kalan bölgeler Fransız himayesine bırakıldı. Mareşal Lyautey’nin dirayetli genel valiliği devrinde Fas’ta Fransız nüfuzu arttıysa da, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Rif’te, Emir Abdülkerim’in ihtilâli başta olmak üzere, ayaklanmaların ardı kesilemedi. N. Muhammet’in liderliğinde bağımsızlık istekleri son derecesini buldu. Fransızlar’la kanlı savaşlar oldu. Bir ara IV. Muhammet’i tahttan uzaklaştırmayı da deneyen Fransa, 23 Mart 1956’da Tunus’la birlikte Fas’ın da bağımsızlığını tanıdı.

Bağımsızlık:

Fransa’nın himayesindeki Fas’la İspanya’nın himayesindeki Rif, İfni, Güney Fas ve uluslararası bir şehir haline getirilmiş bulunan Tanca 44 yıl sonra yeniden birleşti.

Fas, bağımsızlığını kazandıktan sonra Batılılar’a yakınlık besleyen bir siyaset güttü, Mısır’da Nâsır’ın güttüğü tarafsızlık politikasına kapılmadı. IV. Muhammet, akıllı ve dirayetli siyasetiyle, Fas’ı kalkındırdı. Yüzyıllardan beri Fas hükümdarının taşıdıkları «sultan» (imparator) unvanını «melik» (kral)’a çevirdi.

Advertisement


Leave A Reply