Faşizm Ne Demektir

0

Faşizm nedir? Faşizm hakkında bilgi ve faşizmin sembolü. Faşizm nasıl ortaya çıkmış ve ilkeleri hangi kişiler tarafından belirlenmiştir? Faşizm ne anlama gelmektedir.

Faşizmin sembolü

Faşizmin sembolü

Antikomünist aynı zamanda antidemokratik bir siyaset ve idare sistemidir. Faşizm devleti daima ön planda tutar; insanlar ve zümreler ancak devlet içinde bulundukça bir önem taşıyabilirler.


Faşizmin kurucusu İtalyan diktatörü Mussolini’dir. “Faşizm” kelimesi Latince “fasces” (demet) kelimesinden alınmıştır. Eski Romalılar devrinde kuvvet ve kudreti belirten bir anlam taşırdı. Mussolini, 1919’da dostlarını toplayıp bir dernek kurmuştu. Bu derneğin üyeleri İtalya’ya sinsi sinsi komünizmi sokmaya çalışanlarla da savaşacaklardı. Zamanla Faşistler çoğaldı, komünistlerle esaslı bir savaşa giriştiler. Mussolini’nin Faşist Partisi uzun savaşlardan çatışmalarda sonra, İtalya’da idareyi ele aldı, İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda Müttefikler’e yenilinceye kadar iktidarda kaldı. Bu dönemde faşizmin egemen olması sebebi ile İtalyan halkı büyük bir zulüm görmüş ve özellikle İtalyan olmayanlar bu dönemde canlarını sebepsiz yere kaybetmişlerdir.

Mussolini iktidara gelinceye kadar faşizmin bir doktrini yoktu. O tarihte Faşistler’in en belli başlı gayesi bolşevizmi yıkmaktı. Mussolini iktidara geçtikten sonra yavaş yavaş faşizmin de ilkeleri kurulmaya başlandı. Mussolini’nin kendi ifadesine göre “Faşizm devamlı barışın zararlı olduğuna inanmıştır. İnsan kudretini en yüksek mertebesine çıkaran şey savaştır“. Faşizm, bu barış düşmanlığını fertlerin hayatlarında da devam ettirmeye taraftardır. Faşist, bir kimsenin kendini öldürmesini alçakça bir hareket sayar; her şeye rağmen yaşamak, savaşmak gerekmektedir. Faşizm, demokrasi ilkelerini tamamen reddeder. Esasen faşizmin kuralları ile demokrasi kuralları birbirlerine hiç uymaz.

Faşist doktrininin en önemli temeli devlet anlayışıdır. Faşit ülkelerde devlet, yalnız milletin hayat ve menfaatlerini gözeten maddi bir teşekkül değildir; devlet, aynı zamanda, ahlaki, dini bir müessesedir. Faşizme göre, devlet her şeydir, devletin üstünde hiçbir kudret yoktur. Faşist memleketlerde, ekonomi tamamen devlete bağlıdır; fakat devlet tarafından korunan büyük kapitalist bir zümre vardır.

Faşizm İkinci Dünya Savaşı sıralarında Avrupa’da epey yayılmıştı. Fransa’da Georges Sorel’le Charles Murras faşizmin kurucularıdır. Almanlar, faşizmin doktrinlerini kısmen değiştirerek, “Nationalsozialismus” (Nasyonal Sosyalizm) i kurdular. İspanya’da da faşizm hayli rağbet gördü.


İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İspanya’dan başka faşist ülke kalmadı. Bir ara Güney Amerika’da faşizme doğru bir kayma başladıysa da pek uzun sürmedi. Bugün Avrupa’da tek tük faşist eğilimli partilere rastlanıyorsa da bunlar hiçbir zaman bir devletin idaresini ele alacak kadar geniş bir teşkilat değildir. Demokrasi rejimi faşizmi körletmiştir. Ancak son dönemde özellikle yanlış göçmen politikaları ve ekonomode ki zayıflıklar sonrası yabancı düşmanlıklarının artması ile faşist/ırkçı partiler biraz güç kazanmışlarsa da geçmişteki örnekleri gören normal insanlar asla bu tarz partilere destek vermemektedirler.





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?