Fecr-i Ati Edebiyat Topluluğu Özellikleri

0
Advertisement

Fecr-i Ati edebiyat topluluğunun genel özellikleri nelerdir? Fecr-i Ati’nin kuruluş bildirgesinin tam metninin yer aldığı sayfamız.

Fecr-i Ati Edebiyat Topluluğu Özellikleri

Servet-i Fünûn topluluğu 1901 yılında dağılmıştı. 1901’den 1908’e kadar bu topluluktaki yazar ve şairlerden hiçbirisinin Servet-i Fünûnda yazı veya şiiri basılmamıştır. Dergi de her türlü edebî faaliyetini bırakarak tamamen bir fen ve aktüalite dergisi hâline dönüşmüştür. İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra da bir araya gelemeyen Edebiyat-ı Cedîde sanatçıları edebî yaşamlarını değişik gazete ve dergilerde kişisel olarak sürdürmüşlerdir.

Bu yıllarda yetişen genç sanatçılar ise yazı ve şiirlerini çeşitli dergilerde yayımlıyorlardı. Bunlar bir araya gelerek bir topluluk hâlinde çalışma gereği duydular ve ilk toplantılarını 2 Mart 1909’da yaptılar. Aralarına Edebiyat-ı Cedîde şairlerinden Celâl Sâhlr ve Faik Ali’yi de almışlardı. Topluluğa isim olarak geleceğin ışığı anlamına gelen Fecr-i Âtî’yi uygun gördüler. Faik Ali’yi kendilerine başkan seçen topluluk, 24 Şubat 1910 tarihinde Servet-i Fünûn dergisinde bir bildiri yayımlayarak sanat ve edebiyat hakkındaki düşüncelerini ortaya koydu. Fecr-I Âtî Beyannâmesi, ülkemizde bir edebiyat topluluğunun yayımladığı ilk bildiridir.

Fecr-i Âtî topluluğuna katılan sanatçılar Ahmet Haşim, Emin Bülent, Hamdullah Suphi, Refik Halit, Şehabettin Süleyman, İzzet Melih, Fuad Köprülü, Yakup Kadri, Müfit Ratip, Celâl Sâhlr, Faik Ali vb.dir. Bunlar Edebiyat-ı Cedîdecilerin karşısına dikilerek onların bıraktığı boşluğu doldurmak için büyük bir uğraşa giriştiler. Bildirilerinde edebiyatın hoşça zaman geçirmek için bir araç olmadığını söylüyorlardı. “Edebiyat sever ve kararlı olduklarını”, “Avrupa’daki benzerlerinin küçücük bir örneği olmak istediklerini”, “edebiyatın çok ciddî bir iş olduğunu” söylüyorlardı. Dil, edebiyat ve toplumsal bilimlerin gelişip ilerlemesine yardım etmek, batının önemli edebiyat eserlerini dilimize çevirip yayımlamak, kamuoyunu aydınlatmak istiyorlardı.

Fecr-Âtîciler, o dönemin büyük sanatçılarının eserlerini gölgede bırakacak eserler ortaya koyamadılar. Sanatta bireyselliği aşamadılar. Dil ve üslup bakımından Servet-i Fü-nûncuları izledikleri için çok eleştirildiler. Özellikle Selanik’te yayımlanan Genç Kalemler dergisi bunları şiddetle eleştiriyordu. Zamanla bu dergideki görüşleri benimseyen bazı sanatçılar Fecr-i Âtî’den ayrıldılar. 1912 yılının sonlarına doğru Fecr-i Âtî topluluğu tamamen dağıldı. Böylece, sanat ve edebiyat sevgisiyle kurulmuş olan topluluk fazla bir varlık gösteremeden ortadan kalkmış oldu.

Advertisement

FECR-İ ÂTİ NİN KURULUŞ BİLDİRİSİ

Şimdiye kadar ülkemizde “edebiyat” kelimesinin kazandığı önemi ve ciddiyeti anlayan ve bu önemi halka anlatan -çekinmeden söyleyebiliriz ki- pek az kimse gelmiştir. Edebiyat tarihimizi incelersek en parlak dönemlerde bile edebiyatın en geniş anlamıyla anlaşılıp anlatamadığını görürüz. Onun için bizde sanat ve edebiyat sürekli boş zamanların güzel bir arkadaşı olmaktan pek fazla bir önem kazanmamış ve bunların, duyguların eğitilmesine yardım ederek bir ulusun ilerlemesine öncülük ettiği anlaşılamamıştır. Geçmiş dönemlerden ayrılıp yüzyılımıza gelince yavaş yavaş bu anlayışın değişmeye uğradığını görürüz.

Namık Kemal ve çağdaşları birçok nedenlerle bu konudaki düşüncelerini söylemişlerdir. Kemal Beyin “Edebiyatsız ulus, dilsiz insan gibidir.” sözü ünlüdür.

Fakat kamuoyunun, anlamamaktan ve anlamak için hiçbir yol gösterici bulamamaktan doğan ilgisizliğine, böyle bir atılımın çare olması gerçekten olanaklı değildir. Bu zamana özgü kesin bir biçimde bu konuda, hizmeti görülmekle beraber Osmanlı kamuoyunun bu yol göstericiyi kesin bir biçimde bulduğu tarih, itiraf etmeli ki Edebiyat-ı Cedîde’mizin genç ve atak zekâlarının Servet-i Fünûn sayfalarında edebî okullarını ilk kurdukları zamana rastlar. Bu edebî topluluğun kurucuları o derginin sayfalarında çevresini aydınlatan ışıklı bir burç görevini görüyordu. Fakat yönetimin gittikçe artan baskısı onların kalemlerine ilk sert ve ezici darbeyi vurdu. Bunlar, ilerde tekrar toplanmak ümidiyle,hepsi dağılıp gittiler. Hürriyetin ilanı ile yeniden ışıklarının beklendiği zaman ise pek az ayrıcalıkla onlar eski hayallerinin melikesi olan sanat ve edebiyata karşı bir ilgisizlik bulutuna bürünmüşlerdi. Bunu söylemekle bizden evvel gelenlere karşı çıkmak emelinde değiliz. Zira onların edebiyatımıza ettikleri hizmeti görmezlikten gelmek herhâlde kadirbilmezlik olur. Biz onlara geçmiş çalışmaları için teşekkür ile geleceğe gözlerimizi çevireceğiz.

İşte bu geleceğe bakmak karar ve niyetiyle Fecr-i Âtî kuruluyor. Fecr-i Âtî üyeleri kendilerine, herkesten çok edebiyatsever ve kararlı olmaktan fazla bir değer ve önem vermek cesaretini bulmamakla beraber temelini attıkları kuruluşun bu bilim ve edebiyat çölünde yeşil bir gölgelik olmasını beklerken şimdilik Avrupa’daki benzerlerinin küçük bir örneğini göstermeğe çalışacaklardır. Dilin, edebiyatın, edebî ve toplumsal bilimlerin gelişmesine yardım etmek bir tarafa, şurada burada filizlenen yetenekleri sinesinde toplayarak birlik ve beraberliğin doğuracağı güçle gelişmeye, düşünce çatışmalarının parlatacağı hakikat şimşeğiyle düşünceleri aydınlatmaya çalışmak: İşte Fecr-i Âtî’nin karar ve niyetinin amacı!

Advertisement


Leave A Reply