Felsefenin Dalları ve Gelişimi

0

Felsefenin dalları ile felsefenin gelişimi hakkında bilgi. Ayrıca Roma ve Hıristiyan felsefeleri hakkında da kısa bilgiler.

Felsefenin Dalları

Advertisement

Buradan ulacağınız sayfamızda belirttiğimiz gibi, önceleri sosyal ve doğal bilimlerin hepsi felsefenin sınırları içinde gözden geçiriliyordu. Bilimler geliştikçe, fizik, kimya gibi pozitif bilimler felsefeden ayrıldı. Daha sonra ekonomi, psikoloji, siyaset gibi sosyal bilimler de felsefenin sınırları dışına çıktı.

Bugün felsefenin ayrıldığı başlıca dallar şunlardır:

1. Mantık: Nelerin doğru olduğunu, nelerin olmadığını inceler, teoriler ortaya koyar. Aynı zamanda “ilimler felsefesi” denen mantık, ilimleri tasnif eder, metodlarını belirtir.

Advertisement

2. Ahlak: İyi ve kötü kavramlarını, insanın bu alandaki davranışlarını inceler.

3. Estetik: Güzelliğin mahiyetini araştırır.

4. Metafizik: Felsefe denince, dar anlamda doğrudan doğruya metafizik anlaşılır. Metafizik varlığın mahiyetini, evrendeki maddelerin ilk büyük sebebini inceler.

Felsefenin Gelişmesi

Eski Yunanlılar’dan Miletos’lu Thales ilk filozof olarak kabul edilir. Thales M.Ö. 600 yıllarında başlayan İyon felsefe okulundandır. Bu okulun amacı “dünya neden yapılmıştır?” sorusuna karşılık bulmaktı. Bu okula bağlı filozofların her biri bu soruya kendi görüşüne göre karşılık vermeye çalışırdı. Bu soruya bulunan karşılıkların çok çeşitli olması, fikir ileri sürenlere karşı: “Nereden biliyorsunuz?” diye sorulmasını gerektirdi.

Advertisement

Bu soruyu ilk soran filozoflara “Sofistler” denildi. Bunlar ilk filozofların fikirleri üzerinde tartışmalar yaptılar; onların fikirlerini insana, insan topluluklarına uyguladılar.

Sokrates ise Sofistler’in düşüncelerini gülünç buldu. Ona göre her şeyden önce “Neye yarar?” sorusu sorulmalıydı. Sokrates bir ahlak filozofuydu. Öğrencileri de onun izinden gittiler, böylece, “ahlak“ı felsefenin merkezi haline getirdiler. Platon, Sokrates‘in yetiştirdiği öğrencilerin en önemlisidir. Akademia‘nın kurucusu olan Platon da Aristoteles‘in hocasıdır. Bu iki filozof, bugünkü felsefeye bile hala etki yapmaktadırlar.

Roma Felsefesi

Romalılar felsefe alanındaki ilhamlarını uzun müddet Yunanlılar’dan aldılar. Roma filozofları şu veya bu Yunan felsefe okullarına bağlıydılar. Cicero gibi bazıları da birkaçının prensiplerini bir araya getirerek kendilerine has bir görüş meydana koydular. Roma’da doğan felsefi “eklektik” okulu bu şekilde, çeşitli felsefelerin birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu durum 100 yıllarına kadar devam etti, bu tarihten sonra Plotinus, Plato’nun felsefesini biraz daha ileri götürerek neo-platonizmi kurdu.

Hıristiyan Felsefesi

Hıristiyan Kilisesi’nin ilk ileri gelenleri Platonla Neo-Platonistler’in izleri üzerinde yürüdüler. Bu ilk filozofların en önemlisi Saint-Augustine’dir. Ortaçağ’da ise Hıristiyan filozofları Platon‘un fikirlerini bırakarak Aristotales‘in fikirlerini benimsediler, onun mantık ve diğer konulardaki felsefesini işleyerek kendilerine göre bir muhakeme tarzı kurdular. Buna “skolastik felsefe” denildi. Skolastiklerin en tanınmışları Anselm, Abelard, Saint-Thomas Aquinas’tir.

İslam Felsefesi hakkında Bilgi


Leave A Reply