Fevzi Çakmak Kimdir? Milli Mücadele Kahramanı Fevzi Çakmak’ın Hayatı

0

Fevzi Çakmak kimdir? Fevzi Çakmak hayatı, biyografisi, dönemi önemli olaylar, siyasi kariyeri hakkında bilgi.

Fevzi Çakmak

Advertisement

Fevzi Çakmak; asker ve siyaset adamıdır (İstanbul 12 Ocak 1876 – 10 Nisan 1950, Teşvikiye, İstanbul, Türkiye). Babası Çakmakoğulları’ndan Topçu Miralay Ali Bey’dir. 1886-1893 arasında ilk ve orta öğrenimini Rumelikavağı Mahalle Mektebi, Sarıyer Hayriye Mektebi, Selanik Rüştiye Mektebi, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi ve Kuleli Askeri İdadisi’nde gördü. Harbiye’yi 1895’te mülazım (teğmen) rütbesiyle bitirdi. 1898’e kadar öğrenim gördüğü Erkânı Harbiye’den kurmay yüzbaşı çıkarak ordu saflarına katıldı ve stajını da tamamladıktan sonra 1899’da Metroviçe Tümeni Kurmay Başkanı (1901’de kolağası, 1920’de-binbaşı) oldu.

1902-1910 arasında Sırbistan’da Taşlıca Mutasarrıf ve Kumandanlığı, Mürettep Kosova Kolordusu Kurmay Başkanlığı yaptı. Bu görevdeyken kaymakamlığa (yarbay) yükseldi. 1911’de Erkânı Harbiye-i Umumiye Riyaseti (Genelkurmay Başkanlığı) Beşinci Şube Müdürü oldu. Aynı yıl İkinci Ordu Müfettişliği’nde İtalya’ya karşı Batı Rumeli’yi savunmak amacıyla örgütlenen Garp Ordusu Kurmay Başkanı atandı. 1912’de Arnavutluk ve Rumeli’deki durumun düzeltilmesi için Dahiliye Nazın Adil Bey’ in başkanlığında oluşturulan kurulda Genelkurmay üyesi oldu. 1913’te albay rütbesiyle İkinci Nizamiye Tümeni Komutanlığı’na getirildi. 1914’te mirliva (tuğgeneral) olarak merkezi Ankara’da bulunan 5. Kolordu Komutam oldu.

1915’te 5. Kolordu Komutanı olarak Çanakkale Savaşları’na katıldı:

Özellikle Kanlıdere ve Kerevizdere savunmalarında başarılı oldu. Aynı yılın aralık ayında Mustafa Kemal’in hastalanması nedeniyle bir süre de Anafartalar Grubu Komutanlığı’na vekâlet etti. 1916’da Kafkas Cephesi’nde 2. Kolordu Komutanlığı’na getirildi. 1917’de aynı cephede 11. Kolordu Komutanlığı yaptı. Yılın sonlarına doğru merkezi Halep’te bulunan 7. Ordu Komutanlığı’na atandı. Filistin Cephesi’ndeki Sin Savaşları’nda kendisine bağlı birlikleri başarıyla yönetti. 1918’de Filistin Cephesi’ndeki başarıları nedeniyle ferikliğe (korgeneral) yükseldi.

Fevzi Çakmak

Advertisement

Sağlığı bozulduğundan tedavi için İstanbul’a geldi. 24 Aralık 1918-14 Mayıs 1919 arasında Erkâm Harbiye-i Umumiye Reisi (Genelkurmay Başkanı) olarak görev yaptı. 3 Kasım 1919’da Sivas Kongresi’nden sonra Mustafa Kemal ve arkadaşlarına öğüt vermek amacıyla İstanbul Hükümeti’nin oluşturduğu ve Anadolu’ya gönderilen kurul arasında yer aldı. 3 Şubat-8 Nisan 1920 arasında Harbiye Nazırı oldu. Bu görevdeyken İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve cephane gönderilmesine çalıştı, Kuvayi Milliye‘ye yardımcı oldu. Damat Ferit Paşa Kabinesi göreve başlamadan önce Harbiye Nazırlığı’nda isteğiyle ayrıldı. 17 Nisan 1920’de Anadolu’ya geçti. 27 Nisan 1920’de Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa’nın Kozan milletvekili olarak TBMM’ye girdiğini açıkladı.

3 Mayıs 1920’de Mustafa Kemal’in başkanlığında kurulan Birinci İcra Vekilleri Heyeti’ne (Bakanlar Kurulu) Milli Müdafaa Vekili (Milli Savunma Bakanı) olarak girdi.

26 Mayıs 1920′ de İstanbul, Fevzi Paşa’nın rütbesini kaldırdı, tüm nişan ve madalyalarını geri aldı ve idamı için ferman çıkardı. 24 Ocak 1921’de ise İcra Vekilleri Heyeti Reisi (başbakan) oldu. Bu görevi 9 Temmuz 1922’ye kadar sürdü. Bu süre içinde İkinci İnönü Zaferi’nden sonra 3 Nisan 1921’de rütbesi Birinci Ferikliğe (orgeneral) yükseldi. Sakarya Savaşları başlamadan önce 9 Ağustos 1921’de Genelkurmay Başkanlığı görevi de kendisine verildi. Başkomutanlık Meydan Savaşı’ndan sonra rütbesi Müşirliğe (mareşal) yükseltildi.

Mustafa kemal Atatürk İzmir'e giriyor

Milli Mücadeleyi çetin savaşlardan sonra başarı ile sonuçlandıran Atatürk, yanında Fevzi Paşa (Fevzi Çakmak) olduğu halde 1922 sonbaharında İzmir’e giriyor.

Cumhuriyet’in ilanından sonra 30 Ekim 1924’te, Mustafa Kemal Paşa’nın buyruğuyla asker milletvekillerinin TBMM ile ordu arasında bir seçim yapmaları söz konusu olunca siyasal yaşamdan çekilerek Genelkurmay Başkanlığı görevinde kaldı. Bu görevi, 12 Ocak 1944’te emekli oluncaya kadar sürdü.

Emekliye ayrıldıktan sonra bir süre köşesine çekildi.

Çok partili yaşama girildiğinde yeni kurulan DP’yi destekledi. 27 Haziran 1946’da DP, Çakmak’ı bağımsız aday olarak İstanbul listesine alacağını açıkladı. 21 Temmuz’da yapılan seçimlerde DP İstanbul’da büyük bir zafer kazandı. Çakmak’m bağımsız olarak İstanbul DP listesinin başında yer alması bunda büyük çapta etken oldu. 12 Temmuz 1947’de DP yöneticileriyle anlaşmazlığa düştü ve partiden ayrıldı. 19 Temmuz 1949’da kuruluşunu desteklediği Millet Partisi’nin onursal başkanlığım üstlendi. 10 Nisan 1950’de İstanbul’da öldü; cenazesi, on binlerce kişinin katıldığı görkemli bir törenle 12 Nisanda Eyüp’teki kabrine gömüldü. İki kitabı vardır: Garbi Rumeli’nin Suret-i Ziyaı ve Balkan Harbinde Garp Cephesi Hakkında Konferanslar (1927); Büyük Harpte Şark Cephesi Hareketleri (1936).


Leave A Reply