Fosil Nedir ve Nasıl Oluşur?

1

Fosil neye denir? Fosiller nasıl oluşur, çeşitleri nelerdir? Fosillerin özellikleri, fosiller hakkında bilgilerin örnekler ile verildiği sayfamız.

Fosil Nedir ve Nasıl Oluşur?


Fosil Nedir ve Nasıl Oluşur?

Fosiller çeşitli yollarla doğal olarak, bazen milyonlarca yıl korunmuş hayvan ve bitki izleridir.

Milyonlarca yıl önce bir iktiosor (ichthyosaur) ölmüş ve deniz dibine düşmüştür. Zamanla iskeleti çamurla örtülmüş ve bu da yavaş yavaş katı kaya tabakaları haline gelmiştir. İçeride kalan iskelet yavaş yavaş fosilleşmiştir. Çok daha sonraki bir tarihte dünyanın hareketleri deniz altındaki tabakaların kıvrılmasına sebep olmuş ve bunun sonucu olarak yükselip kuru bir hava parçası haline gelmiştir. Buz, su ve rüzgarın aşındırma etkisi yavaş yavaş kayanın üst kısımlarını alıp götürdüğünden fosilleşmiş iskelet meydana çıkmıştır.

FosilBir hayvan ölünce vücudu çürür veya başka hayvanlar tarafından yenir. Fakat, kabuk veya kemikler ve dişler gibi sert kısımlar kalayca çürüyüp yok olmazlar. Bunların bozulmadan kalabilmeleri için önemli olan şart kısa bir zamanda yani kemikler toz haline gelmeden gömülü hale gelmeleri ve bundan başka içinde bulundukları kayanın metamorfizmaya (ısı ve basınç altında değişime) uğramamasıdır. Bunların saklanıp kalabilmeleri için en iyi şart denizlerde, özellikle sahile yakın olan kısımlarda bulunur. Hemen hemen bütün fosillerin tortul (sedimanner) kayaçları içinde bulunmasının nedeni budur. Karada yaşayan hayvanların fosilleri de bu gibi kayaçların içinde bulunmuştur. Bunların sellerle sürüklenmiş olması mümkündür.

Karbon Devri - Deniz Kestanesi (karbonifer)

Karbon devrine ait bir deniz kestanesi fosili

Fosiller çok çeşitli şekiller alırlar. Bir çok hallerde iskelet olduğu gibi kalmış olabilir. Hayvanların bataklık veya katran birikintisi içinde saplanıp kalmaları halinde bunun doğru olduğu görülmüştür. Örneğin Kaliforniya’daki katran ocaklarında zengin iskelet kalıntıları bulunmuştur.


Mamutlar (bugünkü filler bunlardan gelmişlerdir) Alaska’da ve Sibirya’da buz içinde oldukları gibi kalmışlardır. Bununla beraber çoğu zaman gömülmüş olan iskeletler taşlaşırlar yani yerlerini taş alır. Bu yeraltı sularının içindeki mineral maddelerinin kemiklerin boşluklarını doldurması ile olur. Buna permineralizasyon denir. Diğer taraftan cismin her parçası yenerek yerleri mineral maddeleri tarafından doldurulur. Taşlaşmış kemikler birinci işlemle taşlaşmış ağaç parçaları ise ikinci işlemle meydana gelmişlerdir.

Bitki Fosili

Bitki Fosili

Bazı gömülü cisimlerin tamamı yeraltı suları tarafından eritilmiş olabilir ve böylece kayaç içinde cismin orijinal şeklinde bir boşluk meydana gelir. Buna kalıp denir. Yeraltı suları sonradan bu boşluğu mineral maddeleri ile doldurarak esas cismin kayaçtan bir dökümünü yapmış olabilirler. Çam ağaçlarından damlayan çam sakızı içinde yakalanıp kalan böceklerin ilginç kalıpları oluşmuştur. Bu yavaş yavaş kehlibar haline gelir ve böceğin büyük bir kısmının kuruyup kaybolmasına karşılık saydam olan bu madde içindeki boşlukta orjinal şekil görülebilir. Yapraklar gibi çok ince cisimlerin kalıplarına iz denir.

Bir çok bitki fosilleri sadece orijinal cismin şeklini almış olan karbon kalıntılarından başka birşey değildir. Yumuşak vücutlu omurgasız hayvanların fosilleri de bazı hallerde böyle meydana gelir. Bazen taşlaşmış bir hayvan iskeletinin etrafında yarattığı orijinal şeklini gösteren ince bir karbon filmi görülür.

Hayvanların çamurdaki izlerinin sonradan sertleşerek taş haline gelmesi şeklinde de fosiller vardır. Örneğin Gobi çölündeki eski bir akarsuyun kenarında ve başka yerlerde çok iyi dinazor ayak izleri görülmüştür.


Kaynak – 2

FOSİL

Fosiller, bir zamanlar yaşamış olan canlıların, kayalarda bulunan kalıntılarıdır. Bunlar değişik şekillerde muhafaza edilmişlerdir ve geçmişteki ortamın nasıl dair bilgi verirler.

Dördüncü Zamana ait bir fosil

Dördüncü Zamana ait bir fosil

Kabuklar, kemikler, dişler, yapraklar, iskeletler ve hatta bütün bir hayvan gövdesi bir fosildir. Fosillerin çoğu; yaşadıkları yerlerde veya yakınındaki su kenarlarında (deniz ya da nehir) bulunmuştur. Sudaki çamur tabakaları, hayvanın üzerini örterek, olduğu gibi korunmasını sağlayan bir ortam yaratır.

*** 65 milyon yıl öncesine ait bir dinozorun ayak izi, kayada bir fosil izi biçiminde korunabilir.

*** Bir kafadanbacaklı kabuğunun fosili,genellikle kayalarda kalıp halinde bulunur.

*** Antik bir yaprağın şekli, kayalarda genellikle; siyah bir hat biçiminde ya da karbon izi biçiminde korunur.

*** Ölü böcekler bir bütün olarak ağaç reçinesinde bulunur. Reçine zamanla kehribara dönüşecektir.


Fosil

FOSİL ÇEŞİTLERİ

Bir organizma bir bütün olarak korunabilir ancak; zamanla, bir şekilde, değişecektir. Başka bir madde (örneğin bir taş) ile yer değiştirebilir ya da geride kalıntıya ait boş bir kalıp bırakarak süpürülebilir.

BÜTÜN OLARAK KORUNMA

Ağaçtan sızan reçineye yapışan bir böcek, reçinenin ikinci derecede değerli bir taşa dönüşmesiyle, bir bütün olarak korunacaktır. Büyük hayvanlar öldüklerinde, genellikle; kemikler ve dişler gibi sert bölümleri korunur. Bazen; doğal katran havuzları, Buz Çağı’ndan (10.000 yıldan daha eski bir dönem) bu yana; mamut kemiklerini değişmeden koruyabilir.

TAŞLAŞAN ODUNLAR

Fosilleşmiş odunlar taşlaşır. Yani; odun molekülü, taş gibi bir madde molekülü ile yer değiştirir. Bir yaprakta bulunan karbon, bir taş yüzeyindeki siyah hatlar biçiminde korunabilir. Bu şekilde korunan milyonlarca yaprak, kömürü üretmiştir.

TAŞ KOPYA

Bitkilerin ya da hayvanların taştan kopyaları, kalıntının yer aldığı kayanın içine sızan suyun, bütün kalıntıları süpürmesiyle oluşur. Bu durumda; geriye kalıntıya ait boş bir kalıp kalır ve bu kalıp; kayaya ulaşan mineraller tarafından, kalıntının tam bir kopyasını çıkaracak biçimde doldurulur. Deniz kabuğu genellikle; kireçtaşında, kalıp biçiminde fosilleşir. Fosil izleri; bir hayvanın ilk kez nerede ortaya çıktığını gösteren kaya işaretleridir.

YARARLI FOSİLLER

Kayada bulunan fosile bakılarak kayanın yaşı bulunabilir. Tarihte, birçok hayvan kısa bir süre yaşamıştır. Yani; bu hayvanlara ait fosilleri barındıran kayaların yaşları hesap edilebilir. Diğer fosiller, geçmişteki bir bölgenin iklimi ve doğal ortamı hakkında bilgiler sunar. Örneğin; bir palmiye yaprağı fosili, bölgenin başlangıçta, tropikal bir iklime sahip olduğunu ve denizden uzak bir bölgede bulunan bir deniz kabuğu fosili ise, bölgenin bir zamanlar deniz altında olduğunu gösterir.

Bir dinazor öldüğünde etleri çürür ve geride yalnızca kemikleri kalır. Leşçiller de gövdenin bazı bölümlerini götürebilir, yani; tam bir fosil kalıntısının bulunması çok nadirdir. Zamanla; kemikler toprak tabakası (ilerde kayaya dönüşecek) ile örtülür. Fosil, milyonlarca yıl sonra; rüzgarın, yağmurun ya da yer kabuğu hareketlerinin etkisiyle ortaya çıkar.


1. Dinozorun bedeni denize, nehre, göle ya da bataklığa düşer. Suyun altında, kalıntılar hızla toprağa gömülür.

2. Dinozorun etleri çürür ya da su hayvanları tarafından yenir. Kemikleri ve dişleri, kum ve toprak tabakaları ile örtülür. Bu tabakalar zamanla kayaya dönüşecektir.

3. Binlerce yıl sonra, kaya tabakası yerinden oynar ve kemikler yüzeye çıkar.





1 Yorum

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?