Fransız İhtilali Resimleri (Nedenleri ve Sonuçları)

0
Advertisement

Fransız İhtilali (Devrimi) ni anlatan tablolar, görseller, resimler. Fransız İhtilali ile ilgili fotoğraflar, canlandırmalar.

Öncelikle Fransız İhtilalinin ne olduğunu, neden olduğunu ve sonuçlarına kısaca bakalım…

Fransız İhtilalinin Nedenleri ve Gerçekleşmesi

1789 yılında başlayan Fransa İhtilâli ile Avrupa’da mutlak krallık yönetimi sona erdi. Demokrasi ve milliyet ilkelerine dayanan yeni rejimler kuruldu.

Fransa ihtilâlinin başlıca nedenleri şunlardır:

a) Krallık Rejiminin Baskısı — Fransa, yeni çağın başlarından beri mutlakıyetle yönetilmekte idi. Memleket, kralın özel malikânesi sayılırdı. Fransa kralları çok müstebit idiler. Diledikleri gibi hareket ederler, Tanrı’dan başka kimseye hesap vermek zorunda olmadıklarını söylerlerdi. Halk, krala hizmet etmek, onun isteklerini yerine getirmek ve vergi vermek zorundaydı.

b) Sosyal Durum. Halkın Çeşitli Sınıflara Ayrılması — Fransa halkı sosyal bakımdan birbirlerine eşit olmayan, ayrı imtiyaz ve haklara sahip bulunan birçok sınıflara ayrılmakta idi. İhtilâlden önce Fransa’da başlıca dört sınıf vardı:

Advertisement

1) Soylular, 2) Rahipler, 3) Burjuvalar, 4) Köylüler.

Soylular büyük topraklara sahiptiler. Vergi vermezlerdi. Askerlik ve devlet memurluğu gibi işlerle uğraşırlar, malikânelerinin geliriyle geçinirlerdi. Rahiplerin de birçok imtiyazları vardı. Onlar da vergi vermezler, askerlik etmezlerdi. Yönettikleri kilise ve manastırların büyük arazileri, malikâneleri vardı. Halk üzerinde dinsel bir otoriteye sahiptiler. Burjuva sınıfı, şehir ve kasabalarda oturan, ticaret, sanat ve iş hayatı ile uğraşan zengin ve aydın bir sınıftı. Vergi verirlerdi. Fakat siyasal hakları yoktu. Memleketin çoğunluğunu teşkil eden köylü sınıfı ise, devletin bütün yükünü taşırdı. Vergi veren, askerlik eden ve soyluların tarla ve malikânelerinde çalışan bir sınıftı.

c) Fransa Aydınlarının Etkileri — XVIII. yüzyılda Fransa’da birçok aydın kimse yetişti. Bunlar, yazıları ve ileri sürdükleri düşünceleriyle Fransız ihtilâlini hazırladılar. Bu aydınlar içinde Montesquieu, Jean-Jacques Rousseau ve Voltaire başta gelirler.

ç) İngiltere ve Amerika’nın Etkileri —
İngiltere daha XVII. yüzyılda meşrutiyet yönetimine ve geniş bir özgürlüğe kavuşmuştu. Fransızlar da İngilizler gibi yaşamak, siyasal haklara sahip olmak istiyorlardı. Fransız aydınları İngiliz yönetiminin en iyi bir devlet rejimi olduğunu yazıyorlar, halkı bu konuda aydınlatıyorlardı.

Fransızların özgürlük ve bağımsızlıklarına kavuşması için çalıştıkları Amerikalılar da bu konuda Fransızlara iyi bir örnek olmuşlardı.

Advertisement

d) Malî Zorluklar ve Para Sıkıntısı — Fransa ihtilâlinin en önemli nedeni budur.

Fransız kralları, müstebit oldukları kadar da savruk insanlardı. Süse ve eğlenceye çok düşkündüler. Halktan bin bir zorlukla aldıkları paralarla saraylar yaptırırlar ve bu saraylarda eğlence içinde parlak bir hayat yaşarlardı. Bu israf hayatı daha XIV. Lui zamanında başlamıştı. Lui, milyonlarca lira harcayarak Versay sarayını yaptırmıştı. XV. Lui çok savruk bir hükümdardı. Milletten toplanan paraları gözdelerinin süsüne harcardı. Fransa saraylarında lüks ve israf gelenek haline gelmişti. XVI. Lui, Fransa malî zorluklar içinde yüzerken Amerika’ya para göndermişti.

Fransa krallarının israfları, Fransa’yı malî bakımdan çok kötü bir duruma düşürmüştü. Buna çare bulmak üzere XVI. Lui zamanında yeni vergiler alınması için çoktan beri toplanmayan Etajenero Meclisi toplantıya çağrıldı. İşte Fransız ihtilâli, Etajenero’nun bu toplanmasıyle başladı ve hızla gelişerek Fransız devrimini doğurdu.

İhtilâlin Başlaması ve Dönemleri (1789 – 1804):

Etajenero 5 mayıs 1789 tarihinde Versay sarayında toplandı. İlk toplantıda soyluların ve rahiplerin milletvekilleriyle burjuva ve köylülerin milletvekilleri arasında ikilik çıktı. Köylü ve burjuva milletvekilleri, kendilerinin mecliste çoğunluk teşkil ettiklerini ve milletin gerçek temsilcileri olduklarını ileri sürerek Etajenro’ya Millî Meclis adını verdiler ve tüm milletvekillerinin bir arada toplanmaları gerektiğini ileri sürdüler.

Advertisement

Kral XVI. Lui, Meclisin bu kararını kabul etmedi. Eskiden olduğu gibi her sınıf milletvekillerinin ayrı salonlarda toplanmalarım ve ayrı kararlar vermelerini buyurdu. Fakat çoğunluğu teşkil eden köylüler ve burjuva milletvekilleri kralın bu emrini tutmadılar ve meclisi terk etmediler.

Kralın buyruğunu tekrarlamaya gelen saray nazırına milletvekillerinden hatip ve avukat Mirabo: «Gidiniz, efendinize söyleyiniz. Biz buraya milletin arzusuyîe geldik. Onun için buradan bizi ancak süngü kuvveti çıkarabilir» dedi.

Kral, Meclise bir şey yapamadı. Fakat yeni bir ıslahat istemeyen soylular ve rahipler, XVI. Lui’yi kışkırttılar. Islahat istemekte olan bakanları iş başından attırdılar. Üstelik Paris yakınlarına yabancı askerlerden kurulmuş olan alaylar getirdiler.

Kralın bu hareketi, Meclisin konuşma ve tartışmalarını heyecanla izleyen Paris halkının isyanına yol açtı. Halk silâhlandı. Siyasal mahkûmların hapsedildikleri Bastiî hapishanesine yürüyerek kaleyi zorla aldılar. İçindeki mahkûmları kurtardıktan sonra hapishaneyi ateşe verdiler (14 temmuz 1789). Bastil’in alınması tarihi, Fransızlar için millî bayram günü olarak kabul olundu.

Advertisement

Paris’teki ihtilâl hareketi az zamanda tüm Fransa’ya yayıldı. Köylüler de silâhlanarak soyluların şatolarına saldırdılar. Birçoklarını yakıp yıktılar. Bunun üzerine Millî Meclis, soyluların ve rahiplerin bütün imtiyazlarını kaldıran bir kanun kabul etti (4 ağustos 1789). Arkasından Fransız vatandaş ve insan hakları bildirgesini yayınladı. Bir de anayasa yaparak Fransa’da Meşrutî Krallık yönetimini kurdu.

Fakat krallıktan yana olanlar yapılan bu devrimleri tanımak istemediler. Kral, karısı ve çocuklarıyle birlikte memleketten kaçmak istedi. Yolda yaklanarak tekrar Paris’e getirildi. Bunun üzerine meşrutî krallık isteyen Millî Meclis (bu Meclis anayasayı yaptığı için aynı zamanda Kurucu Meclis adını da almıştı) kendi kendisini dağıttı.

Kralın Fransa’dan kaçmak istemesi, halkın krallık yönetimine karşı duymuş olduğu kin ve nefreti büsbütün artırdı. Yeni seçilen Meşrutiyet Meclisi zamanında (1791 – 1792) Fransa ile, ihtilâlin kendi memleketlerine geçmesinden korkan Avrupa devletleri arasında savaşlar başladı. Kral bu sırada düşman devletlerle gizli yazışmalarda bulundu. Fransa’nın savaş planlarını onlara bildirdi. Onun, Fransa’ya karşı yaptığı bu hi-yanet yeni bir ihtilâlin çıkmasına yol açtı. Fransa’nın ünlü ihtilâlcilerinden olan hatip Danton, Robespiyer ve gazeteci Mara, Paris halkını ayaklandırarak saraya yürüdüler. Kral, ailesiyle birlikte Meclise sığındı. İhtilâlciler, Meşrutiyet Meclisini dağıtarak Konvansiyon adı verilen Cumhuriyet Meclisini kurdular (1792).

Konvansiyon Meclisinin ilk işi kralı yargılamak oldu. XVI. Lui ve karısı Mari Antuvanet, vatana hiyanet suçundan idama mahkûm edildiler. Önce Kral 21 ocak 1793’te giyotin ile idam olundu. Kısa bir süre sonra da Kraliçe idam edildi. Kralın idamı Fransa’da büyük bir iç karışıklığın çıkmasına yol açtı. Cumhuriyetçilerle kralcılar birbirlerini öldürmeye başladılar. Bu suretle ihtilâl çok kanlı bir döneme girdi. Cumhuriyet Meclisi (Konvansiyon) üyeleri dahi ikiye ayrılarak birbirlerine düştüler. Fransa’da çok kanlı bir devir açıldı. Binlerce insan yok yere giyotinlerle idam olundu, ya da hapishanelere atıldı. Fransa’ya karşı Prusya, İngiltere, Avusturya, İspanya, Hollanda ve Sardunya hükümetleri silâha sarıldılar. Fransa içte ve dışta büyük bir tehlike içinde kaldı. İhtilâlcilerden Danton, arkadaşı Kobespiyer tarafından giyotine gönderildi. Bir süre sonra kendisi de idam olundu. Bu suretle ihtilâlin en kanlı dönemi olan Konvansiyon Meclisi devri sona erdi (1795).

Advertisement

Yeni kurulan Direktörler Devrinde (1795 – 1799), Fransa’yı iki meclis yönetti. Bunlardan Beşyüzler Meclisi adını alan bir meclis kanunları yapacak, İhtiyarlar Meclisi adını alan ve iki yüz elli kişiden ibaret olan başka bir meclis de yapılan bu kanunları onaylayacaktı. Kabul edilen kanunları ise İhtiyarlar Meclisi tarafından seçilecek olan Beş Direktör yürütecekti.

Fransa, Direktörler devrinde savaşlara devam etti. Bu sırada Napol-yon Bonapart adlı bir general, Avusturyalıları yenmek için İtalya’ya saldırdı. Avusturya ordularını arka arkaya yendi. Bunun üzerine Avusturyalılar barış istediler. Kampo Formiyo antlaşmasını imzalayarak Kuzey İtalya’yı ve Ren ırmağının sol kıyılarını Fransa’ya terk ettiler (1797).

Napolyon, İngilizleri de yenmek için Mısır’a saldırdı. Osmanlılar, İngiliz ve Ruslarla anlaşarak Fransa’ya savaş açtılar, Napolyon’un ordusu Akkâ’da yenildi. Bunun üzerine Napolyon, Mısır’dan kaçarak Fransa’ya geldi. Beşyüzler Meclisini dağıtarak Konsüllük yönetimini kurdu (1799).

Napolyon, kendisini Birinci konsül seçtirdi. Bu suretle Napolyon, Fransa’ya sahip olmuş, Fransızların kurmak istedikleri demokrasi yönetimi tam olarak sağlanamamıştı.

Advertisement

Konsüllük devrinde Napolyon, İngilizlerle anlaşarak ihtilâl savaşlarına son verdi. Fakat bir süre sonra iç olaylardan ve kazandığı büyük ününden yararlanarak kendisini imparator seçtirdi (1804).

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi

Fransız İhtilali Resimleri

Fransız İhtilali Resimleri

Bastille Hücumu 14 Temmuz 1789

Bastille Hücumu 14 Temmuz 1789

Tuileries Sarayı

Tuileries Sarayı

Fransız İhtilali Resimleri

Advertisement
Marie Antoinette'nin idamı

Marie Antoinette’nin idamı


Leave A Reply