Giuseppe Verdi Kimdir

0

Ünlü İtalyan opera sanatçısı Giuseppe Verdi’nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi. Giuseppe Verdi Kimdir? Eserlerinin özellikleri nelerdir?

Giuseppe Verdi Kimdir?

Eserleri bütün dünyada ün kazanan İtalyan opera bestecisidir. Giuseppe Verdi XIX. yüzyıl opera sanatının Wagner’den sonra en büyük temsilcisi sayılır.

Advertisement

Kuzey İtalya’da Le Roncole kasabasında doğan Giuseppe Verdi’nin babası küçük bir otelin sahibiydi. Küçük Verdi ilk müzik eğitimini doğduğu şehirde aldı. 11 yaşındayken buradaki kilisede orgcu oldu. Daha sonra doğduğu kasabanın yanındaki Busetto’ya giderek orkestraya girdi ve müzik eğitimine devam etti. Genç yaşta iyi bir orkestra şefi olduğunu ispat eden Verdi Milano Konservatuvarı’na giremedi fakat Scala Operası’nın orkestrasını bir süre idare etti.

Giuseppe Verdi

Giuseppe Verdi

1836 yılı iki bakımdan Verdi’nin hayatında bir dönüm noktası oldu. O tarihte Giuseppe Verdi, Milano’lu bir piyanist olan Margherita ile evlendi ve ilk operası olan Oberto’yu yazdı. 1839’da oynanan bu opera Giuseppe Verdi’ye ün sağlamadı ama ona takip edeceği yolu çizdi. Arka arkaya birkaç opera besteledi. Bu operaları bugün unutulmuş gibidir.

1851’den sonra Verdi’nin verimli ve büyük eser verme devri başladı. “Rigoletto“, “Il Travatore” ile “La Travita” gibi dev eserlerini bu devrede verdi.

1860’dan sonra dinlenmek için bir çiftliğe çekilen besteci tam 10 yıl burada eserlerinin uyandırdığı ilgi ve hayranlıktan uzak kendi sesini dinleyerek tarımla uğraştı. 1871’de Mısır Hidivi İsmail Paşa için yazdığı “Aida” operası Kahire’de oynandı. 1874’te bestelediği “Requim Mass” adlı korolu eseri büyük ilgi topladı.

Advertisement

Giuseppe Verdi yaşlandıkça gücünden kaybedeceğine bir çığ gibi çağını kaplıyordu. Yetmiş yaşındayken yazdığı “Otello” bu çağın unutulmaz büyük operalarındandır. 1893’de 80 yaşında “Falstaff“ı oynattı. Büyük bir yaratma gücü içinde “Ave Maria” ve “Te Deum” gibi dini konuları da ele aldı. Milano’da hayata gözlerini kapadığı zaman hem çağının en yaşlı bestecisi ve hem de operanın en büyük temsilcisiydi.

Kaynak -2

10 Ekim 1813, La Roncole — 27 Ocak 1901, Milano

İtalyan opera bestecisidir. Müziğe küçük yaşta atılmış, on yaşında kilisede org çalmaya başlamıştır. Üstün yeteneğini kısa sürede tanıtarak Busseto şehrinde Barezzi adlı zengin bir iş adamının desteğini kazanmış, on sekiz yaşında Milano’ya gönderilmiş, konservatuvara giriş sınavını başaramamıştır. Bu büyük şehirde eğitimini iki yıl boyunca özel derslerle sürdürmüş, Bussetto’ya dönüşünde Barezzi’nin kızıyla evlenmiş, 23 yaşında ilk operası Oberto’yu bestelemiştir. Yapıtın sağladığı başarıyı aile yaşamı yönünden acılı yıllar izlemiş, önce iki çocuğu, sonra da karısı ölmüştür. Bu olaylara «Un Giorno di Regno» adlı operasının başarısızlığı eklenince yaşama ve sanatına küsen Verdi, emprezaryosu Merelli’nin ısrarıyla «Nabucco»yu yazmış, bu yapıtla sağladığı ün ve büyük ilgi gittikçe artarak yaşantısının sonuna dek sürmüştür.

Yurdun’un Avusturya egemenliği altında bulunmasını hiçbir zaman onaylamayan sanatçı, «La Battaglia di Legnano», «Alzira» ve «II Corsaro» gibi operalarıyla ulusal duygulara seslenmeye koyulmuştur. 1851 – 1853 yılları arasında çağının sahnelerine yenilik getiren üç önemli eseri («Rigoletto», «İl Trovatore», ve «La Traviata») ününü kıtaya yaymış, 1859 yılında yaşadığı bölgelerin Avusturya’dan İtalya’ya katılmasıyla ulusal bir kahraman sayılmış, aynı yıl opera şarkıcısı Giuseppina Strepponi ile evlenmiştir. Bu arada «Un Ballo in Maschera», «La Forza del Destino» ve «Don Carlos» gibi «büyük opera» örnekleri veren sanatçı, 1871’de ilk defa Kahire’de oynanan «Aida» ile bu türün en parlak örneğini bırakmıştır Bunu, sanatını taçlandıran iki diğer büyük yapıtı; «Otello» ve «Falstaff» izlemiş, yaşamının büyük kısmını Sant Agata’daki çiftliğinde basit bir köylü gibi geçiren besteci Milano’da ölmüştür.

Yapıtlarının Özellikleri

Halka seslenebilen fakat çok defa yüzeyde kalan ilk yapıtlarında Rossini, Bellini ve Donizetti’ nin derin etkilerine karşılık kısa süre sonra doğan «Nabucco», «I Lombardi» ve «Ernani»de ilk kişisel denemeleri göze çarpar. «Macbeth» ve «Luisa Miller»de bu denemelerinde özellikle karakterleri çizme ve pekiştirme çabalarıyla toplu sahnelerin yapısındaki sağlamlığın geliştiği, «Rigoletto», «İl Trovatore» ve «La Traviata»da olgun bir düzeye ulaştığı sezilir. Aynı doğruyu uzun yıllar izleyen sanatçı «Un Ballo in Maschera»da kendi sanat prensiplerinin özlü bir bileşiğini vermiş, Fransız «Büyük Operası» etkisinde doğan «I Vespri Siciliani» ve «Don Carlos»da aynı prensiplere saygılı kalabilmiştir.

«Simone Boccanegra»da psikolojik alanda derinlemesine araştırmalara giren Verdi, bu alandaki tüm yeteneğini «Otelllo»da sunmak fırsatını bulmuş, bütünüyle olağanüstü bir esere ulaşmıştır; bağımsız bir anlatım tekniği, dramatik renklerin büyük ustalıkla kullanıldığı orkestralama düzeni üzerinde açık ve berrak bir teganni. Verdi, son yapıtı «Faistaff»la gülünçlü opera tekniğine büyük bir yenilik getirmiş, müzik dilindeki incelik ve hafiflik yanında tema işlemlerindeki üstünlük kendisinden sonraki yapıtlara ışık tutmuştur. «Otello» ve «Faistaff» daki romantizm karşıtı gerçekçilik, Puccini ile İtalya’da, Richard Strauss’la Almanya’da süregelmiştir.

Advertisement

Verdi, 23 sahne yapıtından başka bir «Requ’em», «Quattro pezzi sacri» kantatlar ve bir yaylı çalgılar dörtlüsü bırakmıştır.


Leave A Reply