Güneş Gözlüğü Seçerken Dikkat Edilecekler? Güneş Gözlüğünün Tarihçesi

0

Güneş gözlüğü seçerken nelere dikkat etmek gerekir? Güneş gözlüğü ne işe yarar? Güneş gözlüğünün tarihçesi, gelişimi hakkında bilgi.

Güneş Gözlüğü (Hediye Olarak)

Advertisement

Güneş Gözlükleri

Numaralı Camlar, Güneş Gözlükleri

Gözlük camlan iki türlüdür:
1 — Görmeyi düzelten mercekler: Numaralı camlar;
2 — Gözü ışık, toz, toprak, rüzgar gibi etkilerden koruyan numarasız renkli camlar: Güneş gözlükleri.

Numaralı gözlük camları içbükey, dışbükey merceklerdir. Çeşitli yontulmuş şekilleri vardır. Koruyucu camlar değişik renklerde yapılır. Çoğunlukla sarımtrak yeşil olan bu camların koyu, açık renkte olanları da vardır. Bazı göz hastalıklarında zararlı etkileri olan morötesi ışınlarından, tozdan, rüzgardan, aşırı ışıktan gözü korurlar.

Güneş Gözlükleri Göze Zarar Verir mi?

Güneş gözlüklerinin çok çeşitli olması, bunların her yerde reçetesiz, numarasız olarak serbestçe satılması bazı kimseler arasında «Acaba göze zarar verir mi?» diye kaygı uyandırmıştır.

Bütün bu şüpheleri ortadan kaldırmak için derhal söyleyelim ki, en ucuzlarına kadar, bütün güneş gözlüklerinin, yeter derecede koyu renk olması şartı ile, gözlere zararı yoktur. Yararı ise pek çoktur. (Ancak ucuz Çin malı ve kanserojen madde ihtiva eden güneş gözlükleri son dönemlerde tespit edilmiştir ancak bu tarz gözlükler sınırlı sayıdadır ve yine de dikkat edilmesi gerekmektedir) Uçak pilotları, denizde çalışanlar üzerinde yapılan incelemelere göre, suda, karada, havada yansıyan güneş ışıkları altında gözlüksüz iş görenlerin görme gücü yarı yarıya azalır; geceleri 30 mumluk bir ampulü 15 mumlukmuş gibi sönük görürler. Yalnız, görmedeki bu azalma sürekli değildir, 3-4 haftalık bir dinlenme sonunda bu kusur düzelir.

Advertisement

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ KOYU OLMALI

Yazın güneş altında, kışın kar üzerinde çalışanlarda, ışığın keskinliği gözleri yorar, başta ağrı, vücutta bir halsizlik doğurur. Renkli gözlükler ise güneşin kızılötesi (enfraruj), morötesi (ultraviyole) ışınlarını emerek onların göze yaptıkları kötü etkileri yüzde seksen önler. Bu gözlükler koyu olursa koruma kabiliyetleri de artar.

Güneş gözlükleri siyah, mavi, yeşil, sarı… ne renk olursa olsun, bunun hiçbir önemi yoktur; yalnız, koyu olmasına dikkat etmelidir.

Gözlüğün yeter derecede koyu olduğunu anlamak için şöyle bir deneme yapılır: Gözlüğü takıp aynaya bakarsanız. Camların arkasından aynada gözlerinizi göremiyorsanız gözlük yeter derecede koyu demektir.

Ayrıca, sürekli olarak büro işi yapanlar için çok açık renkli camlar vardır. Bu camlara dumanlı cam denir. Kağıdın çiğ beyazlığının şiddetini azaltarak gözleri dinlendirmesi bakımından yararlıdır. Ancak son dönemde bilgisayar filtrelerinin yaygınlaşması ile bu tarz gözlüklerin kullanımı neredeyse yok olmuştur.

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜNÜN CAMI KÜÇÜK OLMAMALI

Gözetilecek bir başka nokta da şudur: Gözlük camları küçük olmamalı, gözleri iyice örtmelidir.

Güneş gözlükleri, genel olarak, numarasızdır. Bunlar, normal görenler içindir. Gözlerinde yakından, uzaktan görme bozukluğu bulunanlar, güneş gözlüklerini de, bir göz hekiminin vereceği reçeteye göre, numaralı olarak yaptırabilme imkanına sahiptirler.

Advertisement

Güneş Gözlüğü

Güneş Gözlüğünün Tarihçesi

Kökenleri günümüzden 12 bin yıl öncesine dayanan Eskimolar, güneş ışınlarından etkilenmemek için çeşitli yöntemler geliştirmişlerdi. Çeşitli hayvanların kaburga kemiklerinde delikler açarak gözlerini onlarla korumaya çalıştılar ve aslında tarihteki ilk gözlüğü icat ettiler. Bu gözlüğe benzer şey, sayede zorlu kış şartlarında gözlerini soğuktan korumayı değil, aynı zamanda kar ve buzdan yansıyan ışığın etkisini kırmayı da amaçlıyordu.

Fakat daha gerçek anlamıyla tarihteki ilk güneş gözlüğünün Romalılar döneminde kullanıldığını söylesek yanlış olmayacaktır. Dönemin Roma hükümdarı Neron, gladyatör dövüşlerini izlerken güneşten daha az etkilenmek için zümrütten yapılmış bir şeffaf bir gözlük takıyordu. Gözlüğün zümrütten yapılmış camları, cilalanmış ve renkli idi.

12. yüzyıla geldiğimizde ise Çinlilerin de güneş gözlüğü diyebileceğimiz çeşitli aksesuarları kullandığını görebiliyoruz. Her ne kadar güneşin zararlı ışınlarından korunmayı amaçlamıyor olsalar da, ateş üzerinde kararttıkları yassı cam parçalarını gözlük biçimine getirirlerdi. Çinli yargıçlar, mahkeme sırasında tarafların yüz ifadelerinin görünmesini önlemek amacıyla bu yöntemi kullandırtıyorlardı. Hatta bu yüzdendir ki; Çin’de bulunan Adalet Heykeli’nin de gözünde güneş gözlüğüne benzer bir cisim bulunmaktadır.

Yine aynı dönemlerde İtalya’da da güneşten korunmayı amaçlayan ancak şekli bugünkünden çok farklı olan cam ve çerçeveler kullanılmaya başlandı. Salvino Armati isimli bir keşişin iki ayrı lensi tek bir köprücükle tutturduğu bu icat, gerçek anlamıyla güneş gözlüğünün icat edildiğini bize haber veriyor olabilir.

18. yüzyıla gelindiğinde, güneş gözlüklerinin şekilleri bugünküne daha fazla benziyordu ve kimi çevrelerce yaygınlaştırılmaya başlanmıştı. Optisyenlik mesleği doğmuş ve dönemin optisyenleri güneş gözlükleri konusunda çeşitli çalışmalar yapmaktaydı. 1752 yılında İngiliz bir optisyen olan James Ayscough hafifçe boyalı camları kullanarak gözlükler üretmeye başladı. Bu sayede bazı göz kusurlarının da önüne geçmeyi amaçlıyordu.

1929 yılında ABD’de Sam Foster isimli bir girişimci, seri üretimle güneş gözlüğü imalatına başladı. Kısa sürede ülke içindeki bütün pazarlara hakim hale geldi. Bununla birlikte güneş gözlükleri yaygın şekilde kullanılmaya başlanan bir aksesuar halini aldı. Birkaç yıl sonra ABD ordusuna bağlı Hava Kuvvetleri de Foster’ın ürettiği güneş gözlüklerinden kullanmaya başladı. Hemen sonrasında da Hollywood’da kendini göstermeye başladı. Bu dönemden sonra Amerikan sinemasının da dünyaya yayılması ile birlikte, yeni nesil güneş gözlükleri 1960’larla birlikte tüm dünyaya hızla yayıldı.


Leave A Reply