Halı Nedir? Halı Hakkında Detaylı Bilgi

0

Halı Nedir? Halı Hakkında Bilgi. Halının kökeni ile Anadolu ve Dünyada halıcık hakkınd abilgi.

Bergama Halısı

Bergama Halısı

Halı, çoğu yünden dokunan, kısa ve sık tüylü, nakışlı ve ya nakışsız kalın yaygılardır. Yere ve ya mobilya üstüne sermek ya da duvara germek için kullanılır. Zekanın ve inceliğin derecesini gösteren birçok nefis sanat eserlerinden biri de halıdır.

Advertisement

Halının Anayurdu

Halının anayurdu Orta Asya’dır. Bazı yazarların halının ilk yurdunu “Kalıklay” adında bir Ermeni şehri ve ya İran olarak göstermeleri uygun değildir ve hatalıdır. Halı sanatının ilk örneklerini Türkistan’da yapılan kazılar sırasında ele geçirilmiştir. Gerek bugün Dış Moğolistan denilen eski Türk yurtlarında gerek Türkistan ikle Sibirya arasında Pazırık Yaylasındaki kurganlardan (höyüklerden) çıkarılan eşya arasında ilkel halı, renkli keçe parçaları bulunmuştur. Pazırık’ta ki eşya hemen hemen hiç bozulmamıştır. Rus yazarları da halının ilk yurdunun Orta Asya olduğunu söylemektedirler. Bu arada, bir yazara göre Pazırık’ta bulunan bir ilkel halı parçasının Milât’tan 500 yıl öncesinden kalmış olduğu anlaşılmıştır.

Ayrıca Noyan Ula’da bulunan mezarlardan birçok küçük halı parçaları çıkmıştır. Bu halıların Hun Türkleri’nin eserleri olduğunda şüphe kalmamıştır. Hakanların, hanların, noyanların mezarını süsleyecek kadar ilerlemiş olan halıcılığın oralarda çok eski devirlerden beri yapılmakta olduğu, bugün artık bilinen bir gerçektir. Halıyı Çin’e, Hind’e Mısır’a götürenler de Türkler’dir.

Halı sözü «kalı» dan gelir. «Çeyiz ve geline verilen mihir» anlamındadır. «Halı» sözünün Türk diyeleklerinde ve bazı yabancı dillerde aldığı şekiller şunlardır: Çağatayca: «kalın»; Kırım dili: «kilem»; Türkmence: «kalı»; Farsça: «kaliçe»; Kırgızca: «kilâm»; Bulgarca: «haliya»; Çekçe, Sırpça: «halina».

Advertisement

Türkçe «halı» sözünün kökü olan «kalı» şüphesiz «kalmak» mastarından gelir. Çeyiz uzun zaman kalıcı bir şey olduğundan zamanla «kalı» sözü doğrudan doğruya «çeyiz» yerine kullanılır olmuştur.

Anadolu’da Halıcılık

Selçuk Türkleri halıcılığı hem Anadolu’ya, hem de İran’a getirmişlerdir. Anadolu’da ilk dokunan halılardan önemli parçalar kalmamıştır. Anadolu’da eskiden beri halıcılığı ile ün kazanmış yerler vardır: Uşak, Gördes, Bergama, Demirci, Kula, Ladik, Karaman, Kırşehir bunların en önemlileridir. Isparta, Kayseri, Bor, Sivas ve Simav’ın halıcılığı ilk saydıklarımıza göre daha yenidir.

Eski Türk halılarına canlı varlıkların resimleri işlendiğini biliyoruz. Ancak, sonradan bu gibi resimlerin haram sayılması halılardan resmin kalkmasına yol açmıştır. Noyan Ula ve Pazırık’ta bulunan parçalarda bir ejderhanın bir geyiği pençeleri arasına aldığı görülür. XV. yüzyılda dokunduğu sanılan bir Anadolu halısında dört hayali hayvan resmi görülür. Bu halı Berlin Müzesi’ndedir. Bundan anlaşılıyor ki Türkler bu çeşit resimleri Orta Asya’dan getirmiş, din baskısının zayıf olduğu yerlerde kullanabilmişlerdir. Eski Türk halılarının bir kısmında da pek basit tarzda insan ve kuş resimlerine rastlanır.

Dünya’da Halıcılık

Halıcılık Türkler’den İran yolu ile, VIII. yüzyılda Avrupa’ya geçmiştir. Güney Fransa’da 732 yıllarında halı dokunmaya başlamış, bu tarihten sonra İspanya’da, Fransa’ da halıcılık gelişmiştir. İngiliz kaynaklarında halıdan ilk defa 992’de bahsedilmiştir. Ancak İngiltere’de halıcılığın asıl başlaması XIV. yüzyılda Flaman halı dokuyucularının III. Edward tarafından ülkeye davet edilmesiyle başlar.

Advertisement

İngiltere’de ilk dokunanlar daha çok duvar halılarıydı. XVI. yüzyılda döşeme halıları da dokunmaya başlandı. Türkiye’den Uşak halılarının getirilmesi de bu devreye rastlar. Zaten İngiltere’de halıcılığın gelişmesi Türk halılarının ülkeye sokulmasından sonra olmuştur. Hatta ilk sıralarda iskemle örtüsü olarak dokunan halılara doğrudan doğruya “Turkey-work” (Türkiye işi) denirdi. XVIII. yüzyılda halı isteği artınca küçük fabrikalar kurulmaya başlandı.

Amerika’ya ilk göçenler, kendi ihtiyaçlarını karşılayacak halıları küçük ölçüde dokurlardı. Birleşik Devletler’de ilk halı fabrikası 1791’de kuruldu, o tarihten beri de hızla gelişti.

Fransa’da ilk halı fabrikası 1626’da kuruldu. Burada çok büyük halılar dokunuyor ve Uşak düğümü kullanılıyordu. 1825’te Paris yakınlarındaki bu fabrika kapandı, Gobelins fabrikası açıldı. Gobelins halılarının desenlerini tablolar teşkil ediyordu.

Halıların Bakımı

Bir halı, eğer iyi bakılacak olursa, çok uzun süre dayanır. Halının en büyük düşmanı güve ile rutubettir. Güve halıyı sık sık havalandırmak, güneşte bırakmak suretiyle önlenebilir. Halı dürülüp kaldırılacaksa, arasına naftalin serpmeli, ayrıca, arada bir açıp havalandırmalıdır. Kullanılan halıda güve tehlikesi olmaz.

Rutubet ise zamanla halının iplerinin çürümesine yer yer parçalanmasına yol açar. Bu bakımdan, hem saklanacak, hem de kullanılmakta olan halıların rutebette kalmamasına dikkat etmelidir.

Halı kesilme veya yanma gibi bir zarara uğrarsa hiç vakit geçirmeden tamir ettirmek gerekir. Tamir edilmezse hasar gören yer hızla açılmaya, büyümeye başlar.

Yanma veya kesilme vs. gibi kazaları bir yana bırakacak olursak, halıların en çok eskiyen yerleri, kapı taraflarına gelen kenarlar, bir de tam ortalarıdır. Bu durumda gene işten anlar bir tamircinin eskiyen yerleri yenilemesi gerekir. Halıların ortasında fazlaca aşınmış yerleri usta bir tamirci tamamen yenileyebilir. Ancak, bu iş, oldukça pahalıdır. Bu bakımdan, ucuz halılar, eskiyen yerine başka bir halıdan kesilecek parçanın konması ile de yenilenebilir. Hatta bazan bir halı, eskiyen yerleri çıkarılıp ikiye de ayrılabilir.

Tozların etkisi zamanla halıların rengini kaybetmesine yol açar. Bu gibi durumlarda sıcak sabunlu su ve fırçayla yıkanabilir. Ancak, daha önce halının kalitesinden emin olmak, boyasını atıp atmayacağını bilmek gerekir. Şimdi halıları temizlemek için özel temizlik tozları da kullanılıyor.


Leave A Reply