Hamileliğin İlk İşareti Adet Gecikmesi

0
Advertisement

Hamilelik bayanların yaşadıkları en özel dönemlerdendir. Bu özel dönem her haftası, her günü ile ayrı bir heyecan ve histir bayanlar için ve anne adayları genellikle hamile kaldıklarını adet gecikmesi ile fark ederler.

Anne adayları heyecanla bekledikleri hamileliğin ilk işaretini genellikle adet gecikmesi olarak alırlar. Adet gecikmesi öncesi çoğu anne adayında hamilelik belirtileri görülmez ve hamile olduğunu anlamazlar. Çok az anne adayında ise adet gecikmesi öncesi hafif kanama görülebilir. Sonrasında kan testi, ultrason görüntüsü derken anne-baba adayları kendilerini heyecan verici ve farklı bir sürecin içinde bulurlar. Bu dönem içinde hem bebeğin hem de anne adayının sağlığı için anne adaylarının dikkat etmesi gereken en önemli konulardan biri şüphesiz beslenmedir.

Hamilelikte beslenme diğer dönemlerdeki beslenmeden daha çok önemli olmalıdır. Bebeğin temel besin kaynağı annedir. Hamilelik döneminde beslenme hem bebeğin büyümesi hem de annenin ihtiyaçlarının karşılanması için çok önemlidir.

Hamilelikte Beslenme

Uygun kiloda hamile kalan sağlıklı bir kadın doğru beslenmeyle hamileliğin sonunda yaklaşık 9-12 kilo alabilir. Hamileliğin değişik safhalarında değişik ihtiyaçlardan dolayı bu artış ilk üç ayda 1 kg, ikinci ve üçüncü aylarda ise ayda 1-1,5 kilo düzeyinde olmalıdır. Aşırı bir kilo alımı hem annede hem de bebekte istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir.

Advertisement

Hamilelik belirtileri görülmeye başlandığında beslenme alışkanlıklarının ve damak zevkinin değiştirilmesini gerekmez. Dengeli ve çeşitli beslenmek çok daha önemlidir. Taze ve doğal beslenmeye özen göstermelisiniz. Hamilelik belirtileri ile hamile olduğunuzu anladığınızda yedikleriniz ve içtikleriniz arasında bebeğe zarar verecek bir şeyler olup olmadığını araştırın.

Bebeğinizin hamileliğin 8. haftasında oluşmaya başlayan diş ve kemiklerin gelişimi için kalsiyum çok önemlidir. Hamilelikte normalde gerek duyduğunuz miktarın iki katı kalsiyum almanız gerekir. Süt, peynir, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzeler kalsiyum açısından zengin olan besinlerdendir. Süt ürünlerinin yağ açısından da zengin olduğunu unutmamak gerekir. Bunun için yağı alınmış süt ve yoğurdu yemelisiniz.

Hamilelikte protein gereksinimi arttığı için protein içeren çeşitli besinleri yemelisiniz. Kuru baklagiller, et, balık ve sütten yapılan besinler protein açısından zengindir. Hayvansal besinler yağ açısından zengin olduğu için fazla almaktan kaçınmalıyız. Etin yağsız tarafını tercih etmeliyiz. Ayrıca kinoa da protein açısından çok zengin bir besindir. Üstelik kinoa ile protein alırken hayvansal yağlara da maruz kalmazsınız. Hamileliği takip eden doktora danışarak beslenmede kinoa kullanmak protein açısından iyi bir tercih olabilir.

Plasenta için c vitamini yararlıdır, vücudunuzun hastalık etkenlerine karşı direncini arttırır ve demirin bağırsaklarda emilimini hızlandırır. C vitamini sebze ve meyvelerde bulunur. Vücutta depolanmadığı için her gün belli ölçülerde alınmalıdır. Uzun süre pişirilen ve saklanan besinlerde C vitaminin çoğu kaybolur. Besinleri tazeyken tüketmelisiniz. Sebzeleri çiğ ya da az haşlayarak yemelisiniz.

Advertisement

Günlük beslenmenizin büyük bir bölümünü oluşturması gereken lifli yiyecekler, gebelikte sık görülen kabızlığın önlenmesinde çok faydalıdır. Meyve ve sebzeler lif açısından zengindir. Her gün yenmesi gerekir. Kepekli besinler de lif içerir ama diğer bazı besinlerin emilimini bozduğundan fazla yenmemelidir. Yine kabızlığı önlemesi açısından kinoa iyi bir tercih olabilir. Protein zengini olan kinoa aynı zamanda kabızlığı da önler. Bu anlamda da doktora danışarak kinoa beslenme listesine dahil edilebilir.

Bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için özellikle ilk haftalarda folik asite gereksinim duyulur. Vücutta depolanmadığı ve gebelikte normalden fazlasına ihtiyaç duyulduğu için her gün alınmalıdır. Taze yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır. Pişirirken içindeki folik asit azalacağı için çiğ ya da az haşlanarak yenmelidir.

Hamilelik belirtileri başladığından itibaren hamilelik süresince bebeğin doğumdan sonra kullanacağı demirin depolanması ve gebelik nedeniyle artan kanınıza yeterli oksijenin taşınabilmesi için normalden fazla demire gereksinim vardır. Et yemekte zorlanıyorsanız demirin emilimini arttırmak için aldığınız besinlerin C vitamini yönünden zengin olması gerekir. Artan demir ihtiyacını karşılamak için  bazen doktorlar demir içeren ilaçların kullanımını tavsiye edebilmektedir. Demir, bebeğin ve annenin temel ihtiyaçlarından birtanesidir. Demir eksikliği yorgunluk ve konsantrasyon güçlüğünün yanı sıra cilt ve mukozada solukluk, saç dökülmesi gibi bazı belirtilerle ortaya çıkar.

Hamileliğinizde aldığınız besinler plesanta aracılğı ile bebeğinize geçmektedir. O yüzden bebeğinize zararlı olabilecek besinleri almamanız gerekir. Beslenmede toplam enerjinin %30’u yağlar tarafından karşılanmaktadır. Tüketilecek yağların seçiminde bitkisel olanlar, hayvansal olanlara tercih edilmelidir.

Advertisement

Konserve gibi işlenmiş yiyeceklerden hamleliğiniz süresince uzak durmalısınız. Pastörize edilmemiş süt ve tam mayalanmamış peynir de zararlı olabilir. Mutlaka pastörize edilmiş süt ve mayalanmış peynir tüketmelisiniz.

Hamilelikte adet gecikmesi ile başlayan süreç ve hamilelik süresince kabızlığı önlemek ve böbreklerin iyi çalışması için bolca sıvı alınması çok faydalıdır. Su en iyi içecektir. Bu sebeple hamilelikte istenildiği kadar bol su içilebilir.

Kahve, kakao ve çay da bulunan kafeinin sindirim sistemine bazı zararları vardır. Kafein içeren şeylerden uzak durmanız gerekir. Hatta bu tür içeceklerden hamileliğiniz boyunca uzak durmalısınız. Bunların yerine maden suyu içebilirsiniz. Hamilelikte bitki çayları içmek istiyorsanız bunların etkilerini iyice araştırmak gerekir. Paketlenmiş olarak satılan hazır bitki çaylarının bir kısmında bebeği etkileyebilecek katkı maddeleri olabilir.

Reçel, bisküvi, kek, meşrubat gibi şekerli yiyecek ve içeceklerde gerekli temel besin maddeleri azdır, kilo alımına neden olabilir. Enerjinizi ekmek gibi karbonhidratlardan alabilirsiniz. Bir çok insan gereğinden fazla tuz tüketir. Hamilelikte aldığınız tuz miktarını düşürmeniz çok önemlidir. Fazla tuz bacaklarda şişmeye ve tansiyonunuzun yükselmesine sebep olur.

Advertisement

Hamilelikte karpuz, muz, turşu, çilek gibi bazı yiyeceklere karşı aşırı istek olabilir. Çok istediğiniz bu yiyecekler sindirim düzeninizi bozmayacaksa ve şişmanlamanıza yol açmayacaksa uygun ölçülerde yemenizde bir sakınca yoktur.

Bulantı hamileliğin ilk aylarında sıklıkla rastlanan hamilelik belirtileri arasındadır. Gastrik aktiviteyi etkileyen hormonal değişiklere bağlıdır. Bu değişiklikler bazen kusmaya bazen de gıdalardan tiksintiye yol açabilir. Tiksinti oluştuğu zaman bu gıdalar için zorlanmayıp başka gıdalara geçilmesi gerekir. Az ve sık öğünlerden oluşan hafif diyet, gastrik aktiviteyi azaltıp hazım müddetini kısaltır. Bunun için gün içine dağıtılmış 5-6 küçük öğünle beslenilmesi önerilir.

Mide yanması da hamilelikte sık görülür. Özellikle büyüyen rahmin midede sıkışmaya yol açmasıyla hamilelik süresince devam edebilir. Bunun için de küçük ve sık öğünler halinde beslenilmesi önerilir. Hamilelikte kabızlık hormonal faktörlere bağlı olarak barsak hareketliliğini azalmaktadır. Bu sebeple hamilelere kepekli ekmek, meyve, hububat, kinoa, çiğ ve pişmiş sebzeler gibi lif açısından zengin gıdaları bol miktarda tüketmeleri tavsiye edilir. Kabızlığa yönelik ilaçların kullanımı pek tavsiye edilmez.

Hafta da en az bir defa olmak üzere düzenli tartılın. Tartılmayı sabahları aç karnına ve giyinmeden yapın. Ayda ortalama 1 kilo alırsanız hamileliğin sonunda vücut ağırlığınızın 9- 12 kilodan fazla artmamış olması gerekir. İlk üç ayda hamileliğin normal gelişimi için herhangi bir kilo artışı gerekmediğini unutmayın.

Advertisement

El ve ayaklarda şişme oluyorsa, aşırı ve hızlı kilo artışı oluyorsa hemen doktorunuza bildirmeniz gerekir. Yine aynı şekilde, kilonuzda da belirgin bir düşüş olursa doktorunuza bildirmeniz gerekir.


Leave A Reply