Hitit Devleti Kuruluşu – Gelişmesi ve Yıkılması Hakkında Bilgi

0

Hitit Devleti nerede ve ne zaman, kim tarafından kurulmuştur? Hitit devletinin başkenti, imparatorluk dönemi ve kralları hakkında bilgi.

Hititler; Orta Anadolu’da Kızılırmak kavisi içinde kurulmuş ilkçağ devleti ve halkıdır. Başkentleri, bugünkü Çorum İli’nin Boğazkale İlçesi içinde yer alan Boğazköy yakınlarındaki Hattuşa‘dır. Hint-Avrupa kökenli bir ulus olan Hititlerin Anadolu’ya hangi tarihte ve hangi yolu izleyerek nereden geldikleri henüz kesin olarak saptanmış değildir. Bir görüşe göre Hititlerin de içinde bulundukları Hint-Avrupa soyundan topluluklar batıda Trakya ve Boğazlar üzerinden, doğuda ise Kafkaslar yoluyla Derbent kapılarından Anadolu’ya girmişlerdir. Başka bir görüşe göre de Balkanlar’ın Karadeniz’e olan kıyılarından deniz yoluyla Anadolu’ya gelmişlerdir. Hititler Anadolu’ ya 2. binyılı başlarında gelmeye başladılar; o dönemde Anadolu’da Asur ticaret kolonileri vardı. Örgütlenmiş bir devlet olarak Hititlerin çiviyazılı belgelerde ortaya çıkışları İÖ 1750’ye rastlar. Bilinen ilk Hitit Kralı Anitta’dır. Hitit Devleti’nin gerçek kurucusu olarak I. Hattuşili (İÖ 1650-1620) kabul edilir. I. Hattuşili ile Anitta (yaklaşık İÖ 1750) arasındaki boşluk kurban listelerine göre etkinlikleri belgelerle kanıtlanamayan şu krallar vardır: Kantuzili, I. Tuthaliya, Puşarruma, Pawahtelmah.

Advertisement

hitit

Eski Hitit Devleti:

I. Hattuşili‘nin vasiyetnamesinden öğrenildiğine göre, gerçek adı Labarna ya da Tabama dır. Hattuşa’yı kendine başkent yaptığı için Hattuşalı anlamında Hattuşili adını aldı. Kendinden sonra gelen, kralları Labarna ya da Tabama adını bir krallık simgesi olarak kullandılar. I. Hattuşili, ilk askeri seferlerini Güneydoğu Anadolu ile Kuzey Suriye’ye yaptı. Bu sefer sonucunda Alalah (Hatay’da Teli Açana) gibi Kuzey Suriye’ nin önemli bir kenti ele geçti. Bu arada Anadolu’nun güneybatısında bulunan Arzawa ülkesi Hititlere karşı ayaklandı. Ancak I. Hattuşili hem bir ülkeye boyun eğdirdi, hem de Kuzey Suriye’ de bulunan Hahhu ve Haşşu kentlerini topraklarına kattı. I. Hattuşili‘nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu I. Murşili (İÖ 1620-1590), Halpa ve Babil kentlerini ele geçirdi. (İÖ 1594). Babil’den elde edilen ganimetlerle, I. Murşili büyük bir fatih, güçlü bir devletin kralı olarak Anadolu’ya döndü.

Kız kardeşi Harapşili’nin kocası Hantili bir başka soylu olan Zidanta ile birlik olup I. Murşili’yi öldürdüler. I. Murşili’nin ölümünden İÖ 1525’te başa geçecek olan Telipinu arasındaki 65 yıllık dönem, Hitit Devleti için bir kargaşa dönemidir. Bu dönemde Hântili, Zidanta, Ammuna ve Huzziya adlı 4 kral işbaşına geldi. Sürüp giden iç çekişmelerin sonunda Huzziya’nın kız kardeşi İştapariya’nın kocası Telipinu, Huzziya’yı tahttan indirerek kral oldu. (İÖ 1525). Telipinu tahtı ele geçirdikten sonra Hitit Devleti’ni iç kavgalardan kurtarmak için bir ferman yayınladı. Bu fermana göre, kralın ölümünden sonra tahta yaşça en büyük oğul, o yoksa kralın bir harem kadınından olma oğlu, o da yoksa en büyük kızının kocası geçecekti. Nitekim bu fermanda yer alan hukuki ve adli düzenlemeler sonraki dönemlerde yararlı oldu. Bu düzenlemelerden sonra Telepinu, iç işlerle uğraştı, Çukurova yöresinde bulunan Kizzuwatna Kralı İşputahşu ile bir barış antlaşması yaptı. Telipinu’dan sonra çok kısa bir süre tahtı Tahurwaili adlı bir kral tahtı ele geçirmişse de Hitit soylular meclisi Panku’nun kararıyla Tahurwaili tahttan indirilerek, yerine Telipinu’nun kızı Harapşili ile evli olan damadı Alluwamna çıkarıldı.
hitit-haritasi
Büyük İmparatorluk Dönemi:

Telipinu fermanının içte güvenliği sağlamasıyla Hitit tarihinde Büyük ya da Yeni İmparatorluk adı verilen bir dönem başladı. Telipinu ile Şuppiluliuma’nın tahta çıktığı İÖ 1380’e kadar Hitit tahtına oturan kralları ve dönemlerindeki olayları tarihsel bir sıra içinde vermek belge eksikliği nedeniyle kolay değildir. Alluwamna ile imparatorluk dönemine ait ilk belgelerde ortaya çıkan II. Tuthaliya ve eşi Nikalmati arasında bir zaman boşluğu ortaya çıkar. Büyük bir olasılıkla Hattuşili adlı bir kral bu zaman diliminde yaşadı. II. Tuthaliya’dan sonra tahta çıkan Arnuvanda ve Kraliçe Aşmunikal, büyük bir olasılıkla kardeştiler. Hitit geleneklerinde kardeşler arası evlilik vardı. Daha sonraları bu evlilik yasalarla yasaklandı. Arnuvanda dönemindeki en önemli sorun, Orta Karadeniz yöresinde yaşayan Kaşkaların başkent Hattuşa’ya kadar uzanan saldırı ve yağmaları oldu.

Advertisement

Arnuvanda’dan sonra Hitit tahtına, imparatorluğun en büyük kralı olan Şuppiluliuma (1380-1345) geçti. Oğlu II. Murşili’nin yazdırdığı belgelerden Şuppiluliuma döneminin olayları şöyle sıralanabilir: Önce Anadolu’daki iç karışıklıklarla uğraştı. İç güvenliği sağlama almak için Anadolu’nun doğusundaki Azzi-Hayaşa ülkesi ve Çukurova yöresindeki Kizzuwatna Kralı Şunaşşura ile bir barış antlaşması imzaladı. Şuppiluliuma iç güvenliği sağlayınca yayılma politikasının odak noktası olan Kuzey Suriye’ye yöneldi. Önce Kinza (Kadeş, bugünkü Humus) ile Amurru (bugün Trablusşam yakınlarındaki kıyı kesimi) yöresini ele geçirdi. İç kesimlere ilerleyerek Kargamış Kenti’ni ele geçirdi. Bu sırada Mısır Firavunu Tutankhamon öldü ve dul kalan Mısır kraliçesi, Şuppiluliuma’dan kendine koca olmak üzere oğullarından birini göndermesi için istekte bulundu. Mısır’a gönderdiği habercinin getirdiği olumlu yanıt üzerine Zannanza adlı oğlunu Mısır’a firavun olmak üzere gönderdi. Ancak tahtı ele geçiren Mısır soylularından birinin adamlarınca İÖ 1350’de yolda iken öldürüldü. Bunun üzerine Şuppiluliuma Mısır’a sefer açtı. Küçük bir Mısır Ordusu’nu yenerek ülkesine ganimetlerle döndü. Ancak bu olaylar Kadeş Antlaşmasına kadar uzanacak olan Hitit-Mısır çekişmesine yol açtı, Şippiluliuma, bu kez de Mitanni sorununa yöneldi. Başkentleri Waşukanni’yi (Diyarbakır yöresi) yağmaladı, ordularını yenilgiye uğrattı. Şuppiluliuma İÖ 1345’te Kuzey Suriye’den getirilen tutsakların yaydıkları veba salgınında öldü. Babasının ölümü üzerine yerine geçen oğlu II. Murşili’nin (İÖ 1345-1310) yıllıklarından anlaşıldığına göre, kendinden önce tahtta kısa süre kalabilen ağabeyi II. Arnuvanda çıktı. II. Murşili, öncelikle Kaşkalara karşı koydu. Kuzey Suriye’de çıkan ayaklanmaları, Kargamış kralı olan ağabeyi Şar-rikuşuh’un desteğiyle bastırdı. Amurrular ile bir barış antlaşması imzaladı. Ugarit, Hitit etki alam içine alındı. Babası Şuppiluliuma kadar güçlü ve büyük bir kral olan II. Murşili’nin yerine büyük oğlu Muvatalli (İÖ 1310-1282) geçti. Muvatalli kardeşi; kendinden sonra kral olacak olan III. Hattuşili’ye büyük yetkiler vererek ülkenin kuzeyinde bulunan Kaşkalar üzerine gönderdi. III. Hattuşili Kaşkaları yendi ve kutsal kentleri Nerik’i de yeniden Hitit topraklarına kattı. Bu arada Hakmiş’i (bugünkü Amasya) da egemenlik bölgesinin başkenti yaptı. Muwatalli de Akhiyawa (Yunan metinlerindeki Aka) ülkesini topraklarına kattı. Bu arada, nedeni bilinmeyen bir kararla başkenti Hattuşa‘dan bugün yeri bilinmeyen Dattaşa adlı bir kente taşıdı. Mısır tahtına II. Ramses’in çıkmasıyla (İÖ 1290) Mısır sorununa çözüm bulmak amacıyla Suriye topraklarına girdi. Kadeş (bugün Teli Nebimend) yakınlarında bulunan Mısır Ordusu ile savaşa tutuşan Hitit Ordusu, Mısırlıları yenilgiye uğrattılar ve yöreyi yeniden egemenlikleri altına aldılar (İÖ 1285). Muwatalli’nin ölümü üzerine yerine bir harem kadmından olma oğlu Urhi Teşup, III. Murşili (İÖ 1282-1275) adıyla tahta çıktı. Babasının Dattaşa’ya taşıdığı başkenti yeniden Hattuşa’ya taşıdı. III. Murşili, güçlü amcası III. Hattuşili’nin varlığı nedeniyle rahat bir saltanat sürmedi. III. Hattuşili, yeğenini tahttan indirerek yerine kendisi geçti. Hitit Devleti’nin büyük krallarından biri olan III Hattuşili (İÖ 1275-1250) Kadeş Savaşı’ndan dönerken Lawazantiya Kenti’ne uğrayarak kentin başrahi-binin kızı Puduhepa ile evlendi. Hitit tarihinin seçkin kişilerinden biri olan bu kraliçe, eşinin saltanatı boyunca onun yanında en büyük destekçisi olarak yer aldı. III. Hattuşili, saltanatı boyunca bölgenin büyük devletleriyle iyi ilişkiler kurdu. Nitekim dünya tarihinin devletlererarası ilk yazılı antlaşması olan Kadeş Antlaşması İÖ 1270’te imzalandı.

III. Hattuşili‘nin yerine oğlu IV. Tuthaliya (İÖ 1250-1220) geçti.Annesi Puduhepa oğlunun döneminde de ölünceye kadar etkisini IV. Tuthaliya’nın saltanatı boyunca en büyük uğraşı güçlenen ve büyüyen Asur İmparatorluğu ile iyi ilişkiler kurmak oldu. Kaşkalar, IV. Tuthaliya Aşşuwa ülkeleriyle savaşırken saldırıya geçtiler. Ancak fazla zarar vermeden bu saldırı da durduruldu. IV, Tuthaliya döneminde Batı Anadolu’da bulunan devletler giderek güçlendilerse de ancak Hitit İmparatorluğu’na fazla sorun çıkarmadılar. IV. Tuthaliya öldüğünde yerine büyük oğlu III, Arnuwanda (İÖ 1220-1200) geçti. Bu kralın dönemine ait bilgi çok azdır. III. Arnuwanda’nın ölümünden sonra yerine kardeşi II. Şuppiluliuma (İÖ 1200-1190) geçti. Bu kralın dönemi Hitit İmparatorluğu’nun çöküşünü hızlandıran olaylarla doludur. Batıdan kara ve deniz yoluyla gelen ve Deniz Kavimleri denilen topluluklar, Hitit Devleti’ni tarih sahnesinden sildiler (İÖ 1190). Yıkılan devletin ardından Hititler ve akrabaları Luviler, Kuzey Suriye’ye göçtüler ve burada yaşayan Sami kökenli Aramilerle kaynaşarak ve kültürlerinden yararlanarak küçük yerel kent devletçikleri halinde yaşamlarını sürdürdüler. Çiviyazısını kullanmayı bırakarak yazı olarak Hitit Hiyeroglifini kullanan bu uluslara tarihçiler Geç Hititler adını verdiler.


Yorum yapılmamış

Reply To seda Cancel Reply